İngilizce ödevine yardım ederken: cevabı değil, yolu göster
Yayın:
Saat akşam dokuz. Çocuğun masada, önünde bir İngilizce çalışma kâğıdı, sen de yanında. Bir boşluğa ne yazılacağını soruyor. Cevabı biliyorsun, was olacak. Söylersen iki saniyede biter, herkes yatağa gider. Söylemezsen belki on dakika sürecek ve biraz gerginlik olacak. Çoğu veli ilk seçeneği seçiyor ve bu çok anlaşılır. Ama İngilizce ödevine yardım ederken cevabı vermek, çocuğun o gece öğrenmesi gereken tek şeyi, yani o cevaba nasıl ulaşılacağını, elinden alıyor.
Bu yazıda cevabı vermeden yönlendirmenin pratik yollarını paylaşıyorum. İyi haber şu: bunların çoğu İngilizce bilmeden de uygulanabiliyor.
Yapmak ile yönlendirmek arasındaki fark
Ödevin amacı doğru cevaplarla dolu bir kâğıt değil. Öğretmen o ödevle çocuğun derste gördüğü konuyu tekrar etmesini ve nerede zorlandığını görmeyi hedefliyor. Veli cevapları verdiğinde öğretmenin gördüğü tablo gerçeği yansıtmıyor: kâğıt kusursuz, ama çocuk yazılıda aynı soruyu yapamıyor.
Yönlendirmek ise çocuğa düşünmesi için bir basamak vermek demek. Cevabı söylemiyorsun, cevaba giden yolda bir sonraki adımı gösteriyorsun.
Beş yönlendirme sorusu
Çocuğun takıldığında cevap yerine şu soruları sırayla sor:
- “Soru senden ne istiyor? Türkçe anlatır mısın?” Yönergeyi anlamamak, ödevdeki takılmaların en büyük kaynağı. Complete the sentences with the correct form of the verb yönergesini Türkçe açıklayabilen çocuk işin yarısını çözmüş oluyor.
- “Kitapta ya da defterde bunun bir örneği var mı?” Ödevlerin çoğu derste işlenen bir örneğe dayanıyor. Örneği bulmak, kuralı hatırlamanın en kısa yolu.
- “Cümlede zamanı gösteren bir kelime var mı?” Yesterday, now, every day, tomorrow gibi kelimeler hangi yapının kullanılacağını ele verir. Bu soruyu İngilizce bilmeyen bir veli de sorabilir; çocuk cümlede bu tür kelimeleri arar.
- “İlk aklına gelen ne? Yaz, sonra bakarız.” Çocuğun yanlış yapma korkusu onu dondurabiliyor. Bir tahmin yazmak, boş bırakmaktan her zaman daha iyi.
- “Neden bunu seçtin?” Doğru cevap verse bile bu soruyu sor. Açıklayabiliyorsa gerçekten öğrenmiş demektir; açıklayamıyorsa şans eseri doğru yapmış olabilir.
Bir örnek üzerinde
Diyelim ki ödevde şu cümle var: My grandparents ... (visit) us last weekend.
Cevabı söylemek yerine şöyle bir konuşma olabilir:
- Veli: Cümlede ne zaman olduğunu gösteren bir kelime var mı?
- Çocuk: Last weekend. Geçen hafta sonu.
- Veli: Yani bu olay oldu mu, oluyor mu, olacak mı?
- Çocuk: Oldu, geçmişte.
- Veli: Geçmişte olan şeyler için defterinde nasıl bir kural var?
- Çocuk: Fiile -ed ekleniyor... visited!
Bu konuşma iki dakika sürdü ve çocuk kuralı bir kez daha kendi başına uyguladı. Veli ise hiç İngilizce bilgi kullanmadı; sadece doğru soruları sordu.
İngilizce bilmeyen veliler için düzen önerileri
Soru sormanın yanında, ödevin çevresindeki düzen de fark yaratıyor:
- Sabit bir saat. Ödev her gün aşağı yukarı aynı saatte yapıldığında direnç azalıyor.
- Önce kolay sorular. Çocuğun bildiği sorularla başlaması güven veriyor, zor sorulara daha sakin geçiyor.
- Takılınca işaret koy. On dakikadan fazla uğraştığı bir soruyu işaretleyip geçmesini iste. Ertesi gün öğretmenine bu işaretli soruyu sorabilir.
- Bitince sesli okusun. Yazdığı cümleleri yüksek sesle okuması, bazı hataları kendisinin fark etmesini sağlıyor.
Online derste çocuğunun dikkatini nasıl destekleyeceğini merak ediyorsan online derste çocuğun dikkati yazısına da göz atabilirsin.
Çeviri uygulamaları: yasak mı, araç mı?
Çocuklar ödevde çeviri uygulamalarını kullanıyor ve bu engellenmesi zor bir gerçek. Önemli olan nasıl kullanıldığı. Tek bir kelimenin anlamına bakmak, sözlük açmaktan farksız. Ama bütün cümleyi yapıştırıp çıkan sonucu kopyalamak, ödevi makineye yaptırmak demek. Basit bir kural öner: “Önce kendi cümleni yaz, sonra kontrol etmek için bak.” Böylece uygulama bir düzeltme aracına dönüşüyor.
Ne zaman dışarıdan destek gerekir
Bazı işaretler, sorunun ödev yardımıyla çözülemeyecek kadar büyüdüğünü gösterir:
- Ödevler düzenli olarak bir saatten uzun sürüyor.
- Çocuğun yönergeyi ya da örnek cümleleri anlamadığını sık sık söylüyor.
- Yazılı notları ödevdeki başarısıyla uyuşmuyor.
- İngilizce dersinden kaçmaya, “sevmiyorum” demeye başladı.
Bu durumda çocuğunun hangi konularda eksik kaldığını görmek önemli. Ortaokul yıllarında özel dersin ne zaman gerçekten gerektiğini ortaokul öğrencisine özel ders ne zaman gerekir yazısında ayrıntılı anlattım.
Ben Samet; 5-12. sınıf öğrencileriyle okul İngilizcesi üzerine online çalışıyorum ve ekran başında verdiğim derslerin toplamı 2000 saati geçti. Derslerde çocuğunun ödevlerini de getirebileceği, eksiklerin tek tek kapatıldığı bir düzen kuruyoruz; velilerle de düzenli olarak kısa bilgilendirmeler paylaşıyorum. Çocuğunun durumunu birlikte değerlendirmek istersen WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin; ücretsiz yirmi dakikalık ön görüşmede nerede takıldığını birlikte görürüz.
