İş İngilizcesi nedir: toplantıda, e-postada ve sunumda işe yarayan dil
Yayın: · Güncelleme:
Pazartesi sabahı gelen kutunda İngilizce bir e-posta var, saat 11’de yurt dışındaki bir ekiple görüntülü toplantı, cuma günü de beş dakikalık bir sunum. Okulda öğrendiğin İngilizce bunların hangisine yetiyor? Pek çok çalışan için cevap “yarım yamalak”. İş İngilizcesi tam bu boşluğu dolduran şey: genel İngilizcenin iş hayatında en çok kullanılan parçaları.
Bu yazıda iş İngilizcesinin ne olduğunu, genel İngilizceden nerede ayrıldığını ve toplantı, e-posta, sunum için işe yarayan kalıpları topladım.
Genel İngilizceden farkı
Fark kelimelerden çok durumda. Genel İngilizcede sohbet edersin, film izlersin, tatilde sipariş verirsin. İş İngilizcesinde ise belli bir amacın var: bir şey istemek, bilgi vermek, ikna etmek, bir sorunu çözmek. Bu yüzden dil daha kısa, daha net ve daha kalıplaşmış.
Bir örnek: arkadaşına “Can you help me?” dersin. İş yerinde aynı isteği Could you give me a hand with this report? ya da Would you mind checking this for me? diye nazik biçimde söylersin. Aynı fikir, daha yumuşak ton.
Toplantıda
Toplantı, çoğu kişi için en zor kısım, çünkü hem dinlemek hem de anında cevap vermek gerekiyor. Birkaç kalıp işini kolaylaştırır.
Söz almak için: May I add something here? ya da Can I jump in for a second?
Anlamadığında: Sorry, could you repeat that? ya da What do you mean by that? Yanlış anlamaktansa sormak her zaman daha iyi.
Fikrini söylerken: I think we should…, In my opinion…. Katılmıyorsan nazik bir giriş yap: I see your point, but…
Toplantıyı kapatırken: To sum up, we agreed on… ve Let’s follow up next week.
Görüntülü toplantıların kendi cümleleri var: You’re on mute. (Mikrofonun kapalı.) Can you see my screen? (Ekranımı görebiliyor musun?) Sorry, you broke up for a second. (Pardon, bir an sesin kesildi.) Bunları önceden bilmek, teknik aksaklıkta paniği önler. Yoğun mesai içinde İngilizceye vakit ayırma konusunu çalışanlar için İngilizce yazısında da anlattım.
E-postada
İngilizce iş e-postası kısa olur. İlk cümle neden yazdığını söyler, ikinci cümle isteği, son cümle teşekkür ya da bir sonraki adım. Örnek:
Hi Sarah, I’m writing about next week’s delivery. Could you confirm the new date when you have a moment? I’ve attached the updated order list. Thanks, Mehmet
Resmî bir yazışmada Dear Mr. Brown ile başlayıp Best regards ile bitirirsin. Tanıdığın biriyse Hi ve Thanks yeterli. Türkçedeki uzun nazik girişleri çevirmeye çalışma, İngilizcede kısalık saygısızlık sayılmaz.
Sık kullanılan bazı cümleler: Please find attached… (Ekte… bulabilirsiniz), I look forward to hearing from you. (Yanıtınızı bekliyorum), Let me know if you have any questions. (Sorunuz olursa haber verin).
Sunumda
Beş dakikalık bir sunum kısa bir iskelete oturur. Today I’d like to talk about… ile konuyu açarsın. First…, Second…, Finally… ile ilerlersin. Any questions? ile kapatırsın. Her cümleyi sunumdan önce sesli söylemek, takılma ihtimalini azaltır. Sunum becerisini ayrı olarak İngilizce sunum yapmak yazısında işledim.
Nasıl çalışırsın
Önce en çok kullandığın durumu seç, örneğin haftalık toplantı. O toplantıda söylemen gereken on cümleyi çıkar, yaz, sesli tekrar et. Bir hafta sonra bir sonraki durumu ekle. Hepsini birden çalışmaya kalkarsan ağır gelir.
Derslerde öğrencinin kendi iş metinlerini kullanıyorum. Gerçek bir e-posta taslağı ya da gerçek bir toplantı gündemi üzerinde çalışmak, kitaptaki hazır örneklerden çok daha çabuk oturuyor. Derslerim 60 dakika, bireysel ya da en fazla 8 kişilik dönemsel grup olarak yapılıyor ve ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmeyle başlıyor. WhatsApp’tan yazman ya da aramak istersen telefonla ulaşman yeterli. Paketler ana sayfada.
