İngilizce modal fiiller: can, could, may, might, must, should
Yayın: · Güncelleme:
He can speaks three languages. Bu cümledeki hatayı fark ettin mi? Konuşurken ya da yazarken en sık yapılan modal hata tam olarak bu: fiile gereksiz bir -s yapıştırmak. Türkçede “konuşabilir” derken yeteneği fiilin sonuna ek olarak koyuyoruz. İngilizce ise yeteneği ayrı bir sözcükle (can) verir ve ardından gelen fiili olduğu gibi bırakır. Doğrusu He can speak three languages. Bu rehberde altı temel modal fiili tek tek, kuralıyla ve sık yapılan hatalarla ele alıyorum.
Hepsini bağlayan üç kural
Önce ortak yanlara bakalım, çünkü bunları bilince hatanın yarısı gidiyor.
Birincisi, modal fiilin arkasından fiilin yalın hâli gelir: She should study. ve asla She should studies ya da She should to study. İkincisi, özneye göre değişmez: I can, you can, he can. He cans diye bir şey yok. Üçüncüsü, soru ve olumsuzda yardımcı fiil gibi davranır: Can you help me? ve You shouldn’t worry. Yanına do getirmek gerekmez; Do you can help me? demiyoruz.
Can ve could: yetenek, izin, rica
Can şimdiki yeteneği ve izni anlatır. I can cook pasta. (Makarna yapabilirim.) You can sit here. (Buraya oturabilirsin.) Olumsuzu can’t ya da cannot, tek kelime olarak yazılır.
Could iki işe yarar. Geçmişteki yeteneği anlatır: When I was ten, I could swim for an hour. Bir de kibar rica yapar: Could you open the window? Burada geçmiş bir anlam yok, sadece daha yumuşak bir ton var. Dikkat: geçmişte tek bir olay için could kullanma. “Dün sınavı geçebildim” derken I could pass the exam yesterday demiyoruz, I was able to pass diyoruz. Bu fark ayrıntılı olarak can, could ve be able to yazısında var.
May ve might: olasılık ve izin
May ve might ikisi de “belki” anlamı taşır. It may rain later. (Yağmur yağabilir.) She might be at home. (Evde olabilir.) Might biraz daha zayıf ihtimali gösterir, ama günlük konuşmada ikisi çoğu zaman birbirinin yerine geçer. Aralarındaki ince farkı may, might ve could ile olasılık yazısında ayrıca ele aldım.
May aynı zamanda resmî bir izin ya da rica için de çıkar: May I come in? (İçeri girebilir miyim?) Bu kalıp sınıfta, ofiste ve nezaket gereken yerlerde rahatça işe yarar.
Must ve should: zorunluluk ve tavsiye
Must kuvvetli zorunluluğu ya da bir çıkarımı anlatır. You must wear a helmet. (Kask takmalısın.) He must be tired. (Yorgun olmalı, yani öyle sanıyorum.) Olumsuzda mustn’t yasak demektir: You mustn’t smoke here.
Should ise tavsiye verir. You should sleep more. (Daha çok uyumalısın.) Zorunlu değil, öneri. Must ve have to arasındaki farka must ve have to farkı yazısında baktım; should ile had better arasındaki farka da should ve had better sayfasında yer verdim.
Sık yapılan hatalar
I can to speak English yanlış, I can speak English doğru. She musts go yanlış, She must go doğru. Do you can swim? yanlış, Can you swim? doğru. He should goes home yanlış, He should go home doğru. Dördünde de kök sorun aynı: modal fiilden sonra fazladan bir ek ya da yardımcı kelime getirmek. Yeni bir cümle kurduğunda modal fiilin hemen arkasına bak ve orada yalın fiil olup olmadığını kontrol et.
Kendini dene
Boşlukları can, could, may, must, should ile doldur.
- When I was a child, I ___ climb any tree.
- ___ I borrow your pen, please?
- You ___ see a doctor if the pain continues.
- Students ___ be quiet in the exam hall.
- Look at the clouds. It ___ rain tonight.
Cevaplar: 1. could, 2. May (ya da Could), 3. should, 4. must, 5. may. Beşten üçünü doğru yaptıysan temelin var; hatalı çıkanlar için o fiilin bölümüne dönüp örnekleri yüksek sesle oku.
Derste nasıl çalışıyoruz?
Birebir derste modal fiilleri tek tek kuralla değil, hayatından örnek durumlarla kurmanı istiyorum. “Şu an ne yapabilirsin, ne yapmak zorundasın, neyi yapmasan iyi olur?” sorusuna üç cümle yazıyorsun ve birlikte bakıyoruz. Yirmi dakikalık ücretsiz ön görüşme için WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin; Sındırgı merkezli çalışıyorum ama dersler tamamen online, Türkiye’nin her yerinden bağlanabilirsin. Sındırgı tarafındaki seçenekleri Sındırgı İngilizce özel ders sayfasında bulabilirsin.
