If clause Type 2: gerçek olmayan şimdiyi ve geleceği anlatmak
Yayın:
Piyango sana çıksa ne yapardın? Bu soruyu İngilizce sorduğumda çoğu öğrenci heyecanla cevap veriyor: “I will buy a house!” Hayal güzel, ama cümle hatalı. Piyango henüz çıkmadı, muhtemelen çıkmayacak da; yani bu gerçek değil, hayali bir durum. İngilizcede hayali durumlar için özel bir yapı var: If clause Type 2. Doğru cevap şu olmalı: “If I won the lottery, I would buy a house.”
Bu rehberde If clause Type 2’nin nasıl kurulduğunu, neden geçmiş zaman kullandığını, if I were you kalıbının sırrını ve Type 1 ile nasıl karıştırılmayacağını adım adım göreceğiz.
Yapı: iki parça, iki zaman
If clause Type 2 cümlesi iki bölümden oluşuyor:
| If’li kısım (şart) | Ana cümle (sonuç) |
|---|---|
| If + özne + geçmiş zaman (V2) | özne + would + fiilin yalın hâli |
| If I had more free time, | I would read more books. |
| If she knew the answer, | she would tell us. |
| If we lived in London, | we would speak English every day. |
Sıra değişebilir; sonuç kısmı önce gelirse virgüle gerek kalmaz: “I would read more books if I had more free time.”
Kısaltmalar konuşmada çok yaygın: I would → I’d, would not → wouldn’t. “I’d travel more if I didn’t have to work.”
Geçmiş zaman ama geçmiş değil
Type 2’nin en kafa karıştıran yanı bu. If I had a car cümlesinde had geçmiş zaman biçiminde, ama konuştuğumuz zaman şu an. Burada geçmiş zaman bir “uzaklık işareti” gibi çalışıyor: gerçeklikten uzaklaştığını gösteriyor.
Türkçede de benzer bir şey var aslında: “Arabam olsa, seni bırakırdım.” Burada da “-sa” ve “-ırdı” ekleri gerçek olmayan bir durumu anlatıyor. Türkçe düşünürken bu “-sa… -ırdı” yapısını hissettiğinde, İngilizcede büyük ihtimalle Type 2 kullanman gerekiyor.
- Param olsa, o telefonu alırdım. → If I had the money, I would buy that phone.
- Zamanım olsa, sana yardım ederdim. → If I had time, I would help you.
- Onun yerinde olsam, özür dilerdim. → If I were in his position, I would apologise.
If I were you: tavsiye vermenin klasik yolu
If I were you, I would… (Senin yerinde olsam, …) İngilizcede tavsiye vermenin en yaygın ve en kibar yollarından biri. Neden was değil de were? Type 2’de be fiili geleneksel olarak bütün öznelerle were olarak kullanılıyor: if I were, if he were, if it were. Günlük konuşmada if I was da duyulur, ama sınavda ve yazıda were güvenli seçim.
- If I were you, I would talk to your teacher. Senin yerinde olsam öğretmeninle konuşurdum.
- If I were you, I wouldn’t send that message tonight. Senin yerinde olsam o mesajı bu akşam göndermezdim.
- I’d take the earlier train if I were you. Senin yerinde olsam daha erken trene binerdim.
Bu kalıp, You should… demekten daha yumuşak bir tavsiye tonu taşır. Tavsiye veren diğer yapıların farkını should ve had better rehberinde ayrıca anlattım.
Type 1 mi, Type 2 mi?
İki yapı arasındaki fark gramerden çok, konuşanın durumu nasıl gördüğünde:
- If I get the job, I will move to Izmir. (İş başvurusu yaptım, olabilir; gerçekçi bir ihtimal. Type 1)
- If I got the job, I would move to Izmir. (Başvurmadım ya da ihtimal düşük; daha çok hayal. Type 2)
İki cümle de doğru, ama konuşanın beklentisi farklı. Type 0 ve Type 1’i hatırlamak istersen If clause Type 0 ve Type 1 rehberine bakabilirsin. Geçmişe dair pişmanlıkları anlatan yapı ise Type 3: If I had studied, I would have passed.
Sık yapılan hatalar
1. İki tarafa da would koymak. Yanlış: If I would have money, I would buy it. Doğru: If I had money, I would buy it. If’li kısma would girmez.
2. Sonuç kısmında will kullanmak. Yanlış: If I won the lottery, I will travel. Doğru: If I won the lottery, I would travel. Type 2’de şart geçmiş zamandaysa sonuç would ile kurulur.
3. Would’dan sonra fiil çekimi. Yanlış: I would went there. Doğru: I would go there. Would’dan sonra fiil her zaman yalın hâlde.
4. Olumsuzda didn’t unutmak. Yanlış: If I not have to work… Doğru: If I didn’t have to work, I would come.
Would dışındaki seçenekler
Sonuç kısmında would yerine başka modaller de kullanılabilir ve anlamı değiştirir:
- could (yapabilirdim): If I spoke French, I could work in Paris.
- might (belki yapardım): If you asked him nicely, he might help you.
Kısa alıştırma
Cümleleri Type 2 ile tamamla:
- If I ______ (be) taller, I ______ (play) basketball.
- She ______ (not / worry) so much if she ______ (know) the truth.
- If we ______ (have) a garden, we ______ (grow) tomatoes.
- Senin yerinde olsam, o ayakkabıları almazdım. (İngilizceye çevir.)
Cevaplar:
- were / would play
- wouldn’t worry / knew
- had / would grow
- If I were you, I wouldn’t buy those shoes.
Bir de konuşma sorusu: “If you could live anywhere in the world, where would you live and why?” Bu soruya en az üç cümleyle, sesli cevap vermeyi dene. Yapının oturması için yazmak kadar söylemek de önemli.
Derste nasıl çalışıyoruz?
If clause konuları genelde kâğıt üzerinde anlaşılıyor ama konuşurken kayıyor. Derslerde bu yüzden kuralı kısa tutup hemen hayali sorulara geçiyoruz: “What would you do if you had a free day tomorrow?” “If you were a teacher, what would you change?” Cevap verirken hem yapıyı hem de akıcılığı çalıştırıyorsun.
Okul yazılısı, YDT hazırlığı ya da konuşma pratiği için planlı bir çalışma istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede seviyene bakabiliriz. WhatsApp’tan yazman ya da araman yeterli; güncel paketler ana sayfada.
