Gerund ve infinitive farkı: fiilden sonra -ing mi gelir, to mu?
Yayın:
I enjoy to read. Bu cümle kulağa mantıklı geliyor; sonuçta Türkçede “okumaktan keyif alırım” diyoruz ve “to read” de “okumak” demek. Ama İngilizcede doğrusu I enjoy reading. Aynı öğrenci birkaç dakika sonra I want reading more books diyor ve bu sefer yanlış olan -ing. Gerund ve infinitive farkı yıllarca kafa karıştırmaya devam eden bir konu, çünkü Türkçede bu ayrımın doğrudan bir karşılığı yok.
Bu rehberde önce iki yapıyı tanıtıyor, sonra hangi fiilden sonra hangisinin geldiğini gruplar halinde gösteriyor, en sonda da anlamı değiştiren fiillerle kısa bir alıştırma bırakıyorum.
İki yapı, iki isim
Gerund: fiil + -ing, isim gibi davranır. Swimming is good for your health. (Yüzmek sağlığa iyidir.)
Infinitive: to + fiilin yalın hali. I want to swim. (Yüzmek istiyorum.)
Türkçede ikisi de çoğunlukla “-mek, -mak” ya da “-me, -ma” ile karşılanıyor. İngilizcede ise hangisini kullanacağını çoğunlukla önündeki fiil belirliyor.
Arkasından -ing alan sık fiiller
Bu fiillerden sonra gerund gelir:
| Fiil | Örnek |
|---|---|
| enjoy | I enjoy cooking for my friends. |
| avoid | She avoids driving at night. |
| finish | Have you finished cleaning your room? |
| mind | Do you mind opening the window? |
| suggest | He suggested taking a taxi. |
| keep | They kept talking during the film. |
| practise | You should practise speaking every day. |
| can’t stand | I can’t stand waiting in queues. |
| give up | He gave up eating sugar. |
Kaba bir ipucu: bu fiillerin çoğu zaten yapılan, süren ya da genel bir eylemden bahsediyor. “Keyif almak”, “kaçınmak”, “bitirmek”, “devam etmek” gibi.
Arkasından to alan sık fiiller
Bu fiillerden sonra infinitive gelir:
| Fiil | Örnek |
|---|---|
| want | I want to change my job. |
| decide | We decided to stay at home. |
| hope | She hopes to study abroad. |
| plan | They are planning to move next year. |
| agree | He agreed to help us. |
| refuse | The shop refused to give a refund. |
| promise | I promise to call you tonight. |
| learn | My son is learning to ride a bike. |
| would like | I would like to order now. |
Buradaki fiillerin çoğu ileriye bakıyor: bir istek, bir karar, bir plan, bir söz. Henüz gerçekleşmemiş bir eylem.
İkisini de alan, anlam değişmeyen fiiller
like, love, hate, start, begin, continue gibi fiillerden sonra ikisi de kullanılabilir ve anlam neredeyse aynıdır:
- It started raining. = It started to rain. (Yağmur yağmaya başladı.)
- I love walking by the sea. = I love to walk by the sea.
Tek dikkat noktası: would like, would love, would hate kalıplarında her zaman to gelir. I’d love to come. doğru, I’d love coming yanlış.
İkisini de alan ama anlamı değişen fiiller
Asıl tuzak burada. Bazı fiillerde -ing ile to farklı anlamlar taşıyor:
stop
- I stopped drinking coffee. (Kahve içmeyi bıraktım.)
- I stopped to drink coffee. (Kahve içmek için durdum.)
remember
- I remember locking the door. (Kapıyı kilitlediğimi hatırlıyorum; geçmişte yaptım.)
- Remember to lock the door. (Kapıyı kilitlemeyi unutma; yapacaksın.)
forget
- I’ll never forget hearing that song at my sister’s wedding. (O şarkıyı ablamın düğününde duyduğumu asla unutmayacağım.)
- Don’t forget to buy bread. (Ekmek almayı unutma.)
try
- Try restarting the computer. (Bilgisayarı yeniden başlatmayı dene; bir çözüm olarak.)
- I tried to lift the box, but it was too heavy. (Kutuyu kaldırmaya çalıştım ama çok ağırdı; çaba.)
Bu fiillerin mantığını daha fazla örnekle stop, remember, forget: -ing ve to farkı yazısında ayrıca anlattım.
Fiil dışındaki durumlar
Edattan sonra her zaman -ing: She is good at drawing. / Thanks for helping me. / I’m thinking about leaving.
Cümlenin öznesi olarak genellikle -ing: Learning a language takes time. (Dil öğrenmek zaman alır.)
Sıfattan sonra genellikle to: It’s easy to understand. / I was surprised to see him.
Amaç bildirirken to: I went to the shop to buy some milk. (Süt almak için markete gittim.) Burada Türkçedeki “-mek için” yapısının karşılığı to. for buy ya da for buying yanlış.
Sık yapılan hatalar
I’m looking forward to see you.→ I’m looking forward to seeing you. Buradaki “to” bir edat, arkasından -ing gelir.He suggested me to go.→ He suggested that I go. ya da He suggested going.I went there for learn English.→ I went there to learn English.
Alıştırma
Boşluklara fiilin doğru halini yaz:
- I can’t afford ___ (buy) a new car this year.
- Would you mind ___ (wait) a few minutes?
- She promised ___ (not / be) late again.
- I remember ___ (meet) him at a wedding years ago.
- We stopped ___ (take) photos of the view.
- He is afraid of ___ (fly).
Cevaplar: 1. to buy, 2. waiting, 3. not to be, 4. meeting, 5. to take (fotoğraf çekmek için durduk) ya da taking (fotoğraf çekmeyi bıraktık); bağlama göre ikisi de olabilir, 6. flying.
Listeyi ezberlemek yerine
Bu fiilleri tek tek listeden ezberlemek zor. Daha kalıcı yol, her fiili kısa bir kalıp olarak öğrenmek: “enjoy” yerine enjoy doing something, “decide” yerine decide to do something. Bir kalıbı birkaç kez kendi cümlende kullandıktan sonra doğru yapı kulağına oturuyor.
Birebir derslerde bu tür yapıları konuşmanın içinde, senin hayatından örneklerle çalışıyoruz. Hangi fiillerde takıldığını merak ediyorsan bana WhatsApp’tan yukarıdaki alıştırmanın cevaplarını gönder ya da telefonla ulaş; 20 dakikalık ücretsiz ön görüşmede üzerinden geçelim. Derslerin nasıl ilerlediğini online İngilizce özel ders sayfasında bulabilirsin.
