So ve such farkı: “o kadar” demenin iki yolu

Yayın:

Dil bilgisi: Samet Teacher İngilizce öğrenme rehberi

The film was so boring. ve It was such a boring film. İki cümle de “Film çok sıkıcıydı” anlamına geliyor ve ikisi de doğru. Peki neden bir cümlede so, diğerinde such var? Cevap, arkalarından ne geldiğinde saklı. Bu farkı bir kez oturttuğunda hem konuşurken hem yazarken ikisini karıştırmadan kullanabilirsin. Üstelik bu iki kelime, sınavlarda da sık karşına çıkan so…that ve such…that yapılarının temeli.

Temel kural: arkasına bak

So + sıfat / zarf

  • She is so kind. (O çok nazik.)
  • You speak so fast! (Çok hızlı konuşuyorsun!)
  • The exam was so difficult. (Sınav çok zordu.)

Such + (a/an) + (sıfat) + isim

  • She is such a kind person. (O çok nazik biri.)
  • It was such a difficult exam. (Çok zor bir sınavdı.)
  • They are such good friends. (Onlar çok iyi arkadaşlar.)
  • We had such fun! (Çok eğlendik!)

Kısacası: sıfattan sonra bir isim geliyorsa such, gelmiyorsa so. Aynı cümleyi iki şekilde de kurabilirsin; sadece yapıyı buna göre değiştirmen gerekir:

So ile Such ile
The weather is so nice. It is such nice weather.
These shoes are so expensive. These are such expensive shoes.
The story was so funny. It was such a funny story.

Such a mı, such mi?

Buradaki ayrım, ismin türüne bağlı:

  • Tekil sayılabilen: such a / such an. Örnek: such a big house, such an interesting idea.
  • Çoğul: a yok. Örnek: such big houses, such interesting ideas.
  • Sayılamayan: a yok. Örnek: such good news, such terrible weather, such beautiful music.

Sık yapılan hata weather, news, advice, information gibi sayılamayan isimlerde a kullanmak:

Yanlış: It was such a terrible weather. Doğru: It was such terrible weather.

Yanlış: She gave me such a good advice. Doğru: She gave me such good advice.

So…that ve such…that: sonuç bildirmek

Bu iki kelime sadece vurgu yapmaz, bir sonuca da bağlanabilir: “O kadar … ki …”

  • The coffee was so hot that I couldn’t drink it. (Kahve o kadar sıcaktı ki içemedim.)
  • It was such hot coffee that I couldn’t drink it. (O kadar sıcak bir kahveydi ki içemedim.)
  • He ran so quickly that nobody could catch him. (O kadar hızlı koştu ki kimse onu yakalayamadı.)
  • She has such a loud voice that everyone can hear her. (O kadar yüksek bir sesi var ki herkes duyabiliyor.)

Günlük konuşmada that çoğu zaman düşer: I was so tired I fell asleep on the sofa.

Sonuç bildiren başka yapıları da merak ediyorsan too ve enough kullanımı yazısına göz at; too hot to drink gibi yapılar so hot that I couldn’t drink it ile aynı anlamı taşıyabiliyor.

So much, so many, so few, so little

Miktar vurgusu yaparken such değil so kullanılır:

  • There were so many people at the concert. (Konserde çok fazla insan vardı.)
  • I have so much homework today. (Bugün çok fazla ödevim var.)
  • So few students came that the class was cancelled. (O kadar az öğrenci geldi ki ders iptal edildi.)

Yanlış: There were such many people. Doğru: There were so many people.

Ama dikkat: a lot of ile such kullanılabilir: There were such a lot of people. Bu biraz İngiliz İngilizcesine özgü ve günlük bir kullanım.

Ünlem cümlelerinde

İkisi de ünlemlerde sık geçer:

  • You’re so funny! (Çok komiksin!)
  • What a day! ya da It was such a day! (Ne gündü ama!)
  • I’m so sorry! (Çok üzgünüm!)

Burada so ve such, very’ye göre daha duygusal ve konuşma diline yakın. I’m very sorry daha ölçülü, I’m so sorry daha içten duyulur. Vurgu ve karşılaştırma yapılarını birlikte çalışmak istersen karşılaştırma ve üstünlük sıfatları yazısı da bu konuyla güzel bir bütün oluşturuyor.

Kısa alıştırma

Boşluklara so, such ya da such a/an yaz.

  1. It was ______ beautiful day that we went to the beach.
  2. I’m ______ hungry! Let’s eat.
  3. They are ______ nice neighbours.
  4. There was ______ much noise that I couldn’t sleep.
  5. She told us ______ interesting story.
  6. We had ______ bad weather on holiday.

Cevaplar: 1) such a 2) so 3) such 4) so 5) such an 6) such

Altıda altı yaptıysan kuralı oturtmuşsun. Takıldığın yer varsa hangi maddede olduğuna bak: genelde sayılamayan isimler ya da a/an seçimi.

Bu tür yapılar tek başına çalışıldığında kolay görünür, konuşma anında ise karışabilir. Derslerde onları kısa anlatılarla, “en kötü tatilin” ya da “en sevdiğin film” gibi konularla konuşmanın içine yerleştiriyoruz. Birlikte çalışmak istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin.

Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme

Seviyene birlikte bakalım, hedefini konuşalım ve sana uygun planı çıkaralım. WhatsApp'tan bir mesaj yeterli; aramayı tercih edersen telefonla da ulaşabilirsin.

Google'da yorum bırak · ders aldıysan iki cümle yeter.

Sık sorulanlar

So ve such arasındaki temel fark nedir?

So’dan sonra genellikle tek başına bir sıfat ya da zarf gelir: so tired, so quickly. Such’tan sonra ise bir isim öbeği gelir: such a tired man, such good friends. Kısaca, arkasında isim varsa such, yoksa so.

Such a mı yoksa such bir mi demeliyim?

Tekil sayılabilen isimlerde such a ya da such an kullanılır: such a nice day, such an old car. Çoğul isimlerde ve sayılamayan isimlerde a/an gelmez: such nice people, such bad weather.

So much ve so many ne zaman kullanılır?

Miktar vurgulanırken so much sayılamayan isimlerle, so many sayılabilen çoğul isimlerle kullanılır: so much traffic, so many cars. Burada such kullanılmaz; such many yanlıştır.

So ile very aynı anlama mı geliyor?

Yakın ama aynı değil. Very bir özelliği tarafsız biçimde güçlendirir. So ise duygusal bir vurgu taşır ve çoğu zaman bir sonuca bağlanır: It was so cold that we stayed home. Very ile that yapısı kurulmaz.

Dil bilgisi: diğer yazılar

Samet Teacher, Aniba Digital altyapısını kullanmaktadır.