Too ve enough kullanımı: fazlalık ve yeterliliği doğru anlatmak
Yayın:
Bir ayakkabı mağazasındasın. Denediğin ayakkabı sıkıyor. Satıcıya ne dersin: “These shoes are very small” mı, “These shoes are too small” mı? İlki sadece “çok küçük” diyor; ikincisi ise “bana olmayacak kadar küçük” diyor. Too ve enough kullanımını öğrenmek, İngilizcede sadece bir şeyin ne kadar olduğunu değil, o miktarın senin için yeterli mi, fazla mı olduğunu anlatabilmek demek.
Bu rehberde iki yapıyı sırasıyla ele alıyor, sonra birlikte kullanıldıkları durumlara bakıyoruz. Sonda da kısa bir alıştırma var.
Too: “gereğinden fazla”
Too bir sıfat ya da zarfın önüne gelir ve istenmeyen bir fazlalığı anlatır.
Yapı: too + sıfat / zarf
- This tea is too hot. Bu çay (içemeyeceğim kadar) çok sıcak.
- You’re driving too fast. (Olması gerekenden) çok hızlı sürüyorsun.
- It’s too late to call him now. Onu aramak için artık çok geç.
Son örnekte dikkat et: too + sıfat + to + fiil yapısı, fazlalığın sonucunu da söylüyor. “Aramak için çok geç” yani “arayamayız”.
- She is too young to drive. Araba kullanamayacak kadar küçük.
- The box was too heavy to lift. Kutu kaldırılamayacak kadar ağırdı.
İstersen kimin için olduğunu da ekleyebilirsin: too + sıfat + for + kişi + to + fiil.
- The exercise was too difficult for me to finish. Alıştırma benim bitiremeyeceğim kadar zordu.
Too much ve too many
İsimlerle kullanırken sayılabilirliğe dikkat:
- too many + sayılabilen çoğul isim: There are too many cars on this road.
- too much + sayılamayan isim: I drank too much coffee today.
Too much bir fiilden sonra tek başına da gelebilir: You work too much. Çok fazla çalışıyorsun.
Enough: “yeterli”
Enough yeterliliği anlatır. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, cümledeki yeri.
Sıfat ve zarflardan sonra
Yapı: sıfat / zarf + enough
- Is the room warm enough? Oda yeterince sıcak mı?
- He didn’t run fast enough to catch the bus. Otobüse yetişecek kadar hızlı koşmadı.
- You’re old enough to decide for yourself. Kendi kararını verecek yaştasın.
İsimlerden önce
Yapı: enough + isim
- We don’t have enough chairs for everyone. Herkes için yeterli sandalyemiz yok.
- Do you have enough time to help me? Bana yardım edecek kadar vaktin var mı?
- There isn’t enough light in this room. Bu odada yeterli ışık yok.
Kısacası: sıfatlarla enough sonra, isimlerle enough önce. Aklında tutmak için şu ikiliyi hatırla: big enough ama enough space.
Too ve enough birlikte: aynı durum, iki bakış
Birçok durumu hem too hem not enough ile anlatabilirsin:
| Too ile | Not enough ile |
|---|---|
| The water is too cold to swim in. | The water isn’t warm enough to swim in. |
| He is too short to reach the shelf. | He isn’t tall enough to reach the shelf. |
| The text is too small to read. | The text isn’t big enough to read. |
Hangisini seçeceğin, vurgulamak istediğin şeye bağlı. Too sorunun kendisini (fazla soğuk) öne çıkarır, not enough ise eksik olanı (yeterince sıcak değil).
Karşılaştırma yapılarına benzer bir mantıkla bakmak istersen as ... as yapısını anlattığım rehber de işine yarayabilir. Olumsuz cümle kurmada zorlanıyorsan İngilizcede olumsuz cümle yazısı temel bir tekrar sunuyor.
Sık yapılan hatalar
Yanlış: This film is too good. (Övgü amaçlı.) Doğru: This film is really good. / This film is so good. Too olumsuz bir sonuç ima eder. “Too good” ancak “inanılmayacak kadar iyi” gibi özel ifadelerde geçer: It’s too good to be true.
Yanlış: She isn’t enough old to vote. Doğru: She isn’t old enough to vote.
Yanlış: We don’t have money enough. Doğru: We don’t have enough money.
Yanlış: There is too many noise. Doğru: There is too much noise.
Yanlış: The coffee is too hot for drink. Doğru: The coffee is too hot to drink.
Alıştırma
Boşlukları too, too much, too many ya da enough ile doldur. Gerekirse enough’ın yerini de düşün.
- I can’t sleep. There’s ______ noise outside.
- Is your English good ______ to watch films without subtitles?
- There were ______ people at the concert, so we left early.
- We don’t have ______ eggs to make a cake.
- This jacket is ______ expensive for me to buy.
- He isn’t tall ______ to play basketball professionally.
Cevaplar: 1. too much, 2. enough, 3. too many, 4. enough, 5. too, 6. enough.
Bu yapıları konuşmada kullanmak
Too ve enough, günlük konuşmada sandığından çok daha sık karşına çıkıyor: restoranda, alışverişte, iş yerinde, bir planı tartışırken. Kuralı bilmek bir adım, konuşurken hızlıca doğru yere koymak ise ayrı bir beceri. Derslerimde bu tür yapıları kısa diyaloglarla ve senin hayatından örneklerle çalışıyoruz.
Grammar tarafında kendi eksiklerini birlikte görmek istersen ücretsiz 20 dakikalık bir ön görüşme yapabiliriz. Kısa bir sohbetle nerede durduğunu görüyor, sana uygun bir ders planı öneriyorum. Güncel paketler ana sayfada yer alıyor. WhatsApp’tan yaz ya da ara.
