Zeytinburnu’nda İngilizce konuşma dersi: yoğun günde bir saat pratik
Telefonda yabancı bir müşteri “Could you send me the invoice by tomorrow?” diyor. Anlıyorsun, cevap da kafanda hazır ama cümleye dökmeden önce bir iki saniye geçiyor. Zeytinburnu konuşma İngilizcesi arayan iş sahibi ya da çalışan için asıl mesele bu iki saniyeyi kısaltmak.
Hızlı bir şehirde yavaş bir yöntem
İstanbul’da gün uzun akıyor: iş, yol, ev. İngilizceye ayıracağın zaman çoğu zaman bir saatlik bir dilim. Bu yüzden konuşma derslerini kısa ve yoğun kuruyorum. Ders 60 dakika, ilk on dakika ısınma, sonra tek bir konu, son on dakika o konudaki hataların toparlanması.
Ders online olduğu için ek yol yok. Ben Sındırgı ve Balıkesir merkezliyim, ama senin İstanbul’da olman bir engel değil; WhatsApp’tan gelen linke tıklayıp giriyorsun.
İş hayatından üç küçük sahne
İlki, toplantıda söz almak. “May I add something?” ya da “Sorry, can I jump in here?” gibi iki kalıp sayesinde konuşmanın ortasında kaybolmuyorsun. Çoğu öğrenci toplantıda ne diyeceğini biliyor ama ne zaman söz alacağını bilmiyor.
İkincisi, telefonda yavaşlatmak. “Could you speak a bit more slowly, please?” bir yenilgi değil, profesyonel bir cümle. Karşı taraf bunu normal karşılıyor, hatta çoğu zaman gerçekten yavaşlıyor.
Üçüncüsü, e-postayı sesli okumak. Yazdığın e-postayı kendi sesinle okuyup kulağına takılan yerleri işaretle. Takıldığın yer, çoğu zaman cümlenin yanlış kurulduğu yer.
Konuşmayı ev ortamında çalıştırmak
Derste çalıştığın şeyi gün içinde de kullan. Metroda ya da otobüste kulaklığın takılıysa kısa bir İngilizce podcast aç, her şeyi anlamaya çalışma. Sadece iki üç cümle yakala ve sesli, kimseyi rahatsız etmeden fısıltıyla tekrar et. Evde yemek yaparken yaptığın işi İngilizce anlatmak da iş görüyor: “I’m cutting the onions. Now I’m putting them in the pan.”
Bu alıştırmalar ilk bakışta saçma görünüyor. Fakat zihnin Türkçeden çeviri yapmadan doğrudan İngilizce düşünmeye alıştığı yer burası. Kısa, günlük ve düzenli olursa haftada bir uzun çalışmadan daha fazla işe yarıyor.
Ders formatı
Önce ben soru soruyorum, sen anlatıyorsun. Konular senin hayatından seçiliyor: iş günü, hafta sonu planı, bir film, bir sorun. Hataları anında düzeltmiyorum, cümleyi bitirmene izin verip sonra liste hâlinde geri veriyorum. Böylece akış kopmuyor.
Telaffuz çalışırken dil ucu, ağız şekli gibi ayrıntıya girmiyorum. Hedef anlaşılır olmak, yani karşındaki kişinin bir daha sormasına gerek bırakmamak. En sık yanlış duyulan kelimelerin başında “thirty” ile “thirteen” geliyor; ikisini cümle içinde karşılaştırarak çalışıyoruz.
Başlamadan önce
Bir şeyi netleştirelim: bu ders sınav dersi değil. Sınav hazırlığı arıyorsan İstanbul LGS İngilizce ya da İstanbul YDT İngilizce sayfasına bakabilirsin. Konuşma dersini daha iyi anlamak için İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum yazısı da yardımcı olabilir.
Bireysel ders yanında dönemsel açılan, en fazla 8 kişilik online gruplar da var. Paketler ana sayfada, kısa ödev, haftalık geri bildirim ve ara değerlendirme paketlere dahil.
Ön görüşme 20 dakika ve ücretsiz. Hedefini anlat, kısa bir sohbetle seviyene bakalım, ben de sana bir plan önereyim. WhatsApp’tan yazman ya da aramak yeterli.
