İngilizce konuşma korkusu nasıl yenilir
Yayın: · Güncelleme:
Yirmi saniye önce bir cümleyi aklından geçirdin, tam söyleyecektin, karşındaki başka bir şey sordu ve cümle kayboldu. Kalbin hızlandı, yüzün kızardı. Sonra “İngilizcem yok bende” diye kendine hükmü verdin. Oysa ortada eksik bir bilgi yok, ortada bir korku var. Bu yazıda o korkuyu küçültmenin altı yolunu anlatacağım; bunların hepsini derste öğrencilerle denedim.
Ben Samet Emin Akarçay, Samet Teacher. Online İngilizce öğretmeniyim, 2000 saatin üzerinde online ders verdim. Konuşma korkusu en sık duyduğum şikâyet. Çoğu zaman da çözümü sandığından basit.
Korku nereden geliyor
Okulda İngilizce yazılıda ölçülüyor. Doğru ya da yanlış, not ya da sıfır. Konuşmak ise başka bir iş, ama aynı korkuyla yaklaşıyoruz: yanlış söylersem notum kırılır. Ayrıca sınıfta söylediğin yanlış cümleye gülünmüşse o anı yıllarca taşıyabilirsin.
Konuşmayı bastıran ikinci neden mükemmeliyetçilik. “Önce cümleyi kafamda tam kurmalıyım” diyorsun, sonra fırsat geçiyor. Üçüncüsü karşılaştırma: videoda akıcı konuşan birini izleyip “ben de öyle olmalıyım” demek.
Hatayı başka bir şey olarak görmek
Bir çocuk konuşmayı öğrenirken günlerce yanlış söyler ve kimse onu utandırmaz. Yetişkin olunca aynı süreci bize yasaklıyoruz. Önerim: bir haftalık hata sayacı. Günde bir kez bilerek hata yap, mesela “I goed to school” de. Sonra doğrusunu söyle. Hata yapınca dünyanın yıkılmadığını beyin böyle öğreniyor.
Seyircisiz başla
İlk konuşma pratiğini kimsenin duymadığı bir yerde yap. Telefonunda ses kaydı aç, bir dakika konuş. Konu: bu sabah ne yaptın? Kaydı bir kez dinle. Silebilirsin, kimse görmeyecek. Bunu haftada üç kez yapınca ses cihazından korkmayı bırakıyorsun, bu da canlı konuşmaya ilk basamak.
Hazır kalıplarla güvence
Konuşma sırasında takılma korkusunu azaltmanın en kolay yolu elinde bir kaç kalıp olması. “Let me think.” “Could you say that again?” “What I mean is…” Bu üç cümle seni sessizlikten kurtarıyor. Daha fazlası için İngilizce konuşurken kelime bulamamak yazısına bakabilirsin.
Güvenli bir insanla konuş
Sonraki adım, seni yargılamayacak bir kişiyle konuşmak. Bir arkadaş, bir öğretmen, bir konuşma partneri. İlk konuşmalar kısa olsun: beş dakika. Konu önceden belli olsun: “Hafta sonu ne yaptın?” gibi. Süreyi yavaş yavaş uzat.
Küçük hedefler
Hedef “akıcı konuşmak” olamaz, çok büyük. Haftalık hedef şöyle olabilir: bu hafta bir sipariş cümlesini İngilizce söyleyeceğim. Ya da bu hafta üç dakika kesintisiz konuşacağım. Küçük hedef, tamamlanınca güven verir. Süreyi merak ediyorsan İngilizce akıcı konuşmak ne kadar sürer yazısına bak.
Hataları yaz, ama sonra
Konuşma sırasında hata tutmak akışı öldürüyor. Konuşma bittikten sonra bir kâğıda iki üç hata not et ve doğrusunu yaz. Bir sonraki konuşmada bunları kullanmayı dene. Bu yöntem hem öğretiyor hem de utanmanı azaltıyor.
Korku geri gelirse
Birkaç hafta iyi gittikten sonra bir toplantıda ya da yabancı biriyle konuşurken korku yeniden bastırabilir. Bu geri adım değil, normal bir dalga. O gün konuşamadıysan bile akşam o konuşmayı kendi başına sesli yeniden yap: “Şunu söylemek isterdim.” Ertesi gün bir kez daha dene. Konuşma kasını çalıştırmaya ara vermemek, arayı uzatmaktan çok daha önemli.
Kısa bir kendini sınama
Aşağıdaki cümleleri sesli oku, kaç tanesinde duraksadığını say:
- “Could you repeat that, please?”
- “I’m not sure, but I think so.”
- “What do you mean by that?”
Üçünde de takılmadıysan iyi gidiyorsun. Takıldıysan bu cümleleri her gün bir kez sesli söyle.
Birlikte çalışmak istersen
Yalnız denemeyi sevmiyorsan ya da bir noktada tıkandıysan birebir derste bu adımları birlikte yapıyoruz. Derslerim 60 dakika, online ve görüntülü. Önce ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede seviyene bakıyoruz. Seviyeni merak ediyorsan İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum yazısı yol gösterebilir. Paketler ana sayfada; Sındırgı sayfasından da bana ulaşabilirsin. WhatsApp’tan yaz ya da ara.
