Bartın konuşma İngilizcesi: kısa cevaplardan sohbete geçmek
Yurt dışında yaşayan bir akrabayla görüntülü konuşuyorsun. “How are you?” “Fine.” “What did you do today?” “Nothing special.” Sessizlik. Ekranın iki yanında da iki iyi niyetli insan var ve konuşma üçüncü dakikada bitiyor. Bartın konuşma İngilizcesi derslerinde en sık gördüğüm tablo bu: kelime bilen ama sohbeti sürdürmeyi bilmeyen öğrenci.
Ben Samet, online İngilizce öğretmeniyim. Dersler yalnızca görüntülü görüşmeyle yapılıyor, her biri 60 dakika. Batı Karadeniz kıyısındaki Bartın’da Amasra gibi sahil yerleri gezgin çeken bir ilde yaşıyorsan, bir gün yabancı biriyle iki cümleden fazlasını konuşman gerekebilir.
Cevabı bir adım uzatmak
Kısa cevap kötü değil, ama tek başına sohbet açmıyor. Cevabının arkasına bir parça ekleyince karşındaki devam edecek bir yer buluyor. Üç ekleme yolu var:
Sebep ekle: I like swimming because it helps me relax. Örnek ekle: I read a lot, mostly crime novels. Soru ekle: I usually go for a walk after dinner. Do you do that too?
Kıyaslayalım. Yes, I like football cümlesinde konuşma ölüyor. Yes, I like football. I’ve supported the same team since I was a kid. Do you follow any team? cümlesinde üç yeni kapı açılıyor. Hepsi basit kelimeler, ama düzeni değişmiş.
Soru merdiveni
Sohbeti uzatmanın bir başka yolu, karşındakine soru sorarken birbirine bağlı sorular kurmak. Ben buna soru merdiveni diyorum:
Do you travel a lot? → Where did you go last? → What was the best part? → Would you go back?
Her soru bir öncekinin cevabından doğuyor, ezberlenen bir liste yok. Derste bunu iki dakikalık sınırla oynuyoruz: ben cevap veriyorum, sen merdiveni tırmanıyorsun. Takıldığın yerde tek kelime yetiyor: Really?, Why?, How come?
Kısa bir tamir denemesi
Bu cümleleri kendine sesli oku ve daha doğal yazılışını bulmaya çalış:
- I am live in Bartın.
- I have two brothers and one sister. And you?
- My hobby is football playing.
Doğruları: I live in Bartın. / İkincisi doğru ama sohbeti kapatıyor; Do you have any brothers or sisters? diye açık soruya çevrilebilir. / My hobby is playing football ya da daha doğalı I enjoy playing football. Üçüncü cümlede sorun sözcük sırası: football playing Türkçedeki “futbol oynamak” sırasının kopyası, İngilizcede fiil önce gelir.
Derslerde nasıl ilerliyoruz
Ders akışı şöyle: önce beş dakika serbest sohbet, ardından o haftanın kalıbı (örneğin tavsiye vermek ya da plan yapmak), sonra rol oyunu, en sonda hata notları. İlk derste seviyeni yoklayacağım, ama sınav yapmıyorum; konuşuyoruz. Paketlerde dersler arasında küçük sesli görevler ve haftalık kısa bir geri bildirim var, güncel hâli ana sayfada.
Konuşurken kelimeyi bulamamak sohbeti en çok yavaşlatan şeylerden biri; onu konuşurken kelime bulamamak yazısında ayrı anlattım. Konuşma korkusu sana daha çok tanıdık geliyorsa İngilizce konuşma korkusu nasıl yenilir yazısına göz at. Şehrinde başka ders seçeneklerine bakmak istersen Bartın online İngilizce özel ders sayfası var.
Nasıl başlarız
Ücretsiz 20 dakikalık bir ön görüşmeyle başlıyoruz. Biraz konuşuyoruz, hangi durumlarda tıkandığını anlıyorum, sonra hedefine uygun bir plan öneriyorum. WhatsApp’tan mesaj at ya da ara.
