Denizli’de konuşma İngilizcesi: yolunu soran turiste cevap verebilmek
Diyelim ki Pamukkale’yi görmeye gelmiş bir turist, otogarın önünde sana dönüp soruyor: “Excuse me, how can I get to the ancient city?” Kafandan cevap geçiyor: düz git, sonra sağa dön. Ama cümleyi kurmaya kalkınca kelimeler dağılıyor, sadece gülümseyip eliyle bir yön işaret ediyorsun. Denizli konuşma İngilizcesi çalışan birinin en sık anlattığı sahnelerden biri bu; bilgi var, ama ağza gelmiyor.
Ben Samet. Dersleri yalnızca online veriyorum ve 2000 saatin üzerinde online ders deneyimim var. Konuşma derslerimin çekirdeği basit: bildiğin İngilizceyi sesli kullanmak.
Denizli’de yaşayan biri için İngilizce nerede lazım oluyor?
Denizli, Pamukkale ve Hierapolis sayesinde herkesin adını bildiği bir turizm rotası üzerinde. Şehirde yaşayan biri için bu, ara sıra yabancı ziyaretçiyle karşılaşmak demek: yol sormak, bir yeri önermek, kısa bir sohbete katılmak. Bunun dışında iş yazışması, yurt dışındaki bir akrabayla görüntülü konuşma, üniversite ya da yurt dışı başvurusu gibi ihtiyaçlar da var. Hedefin hangisi olursa olsun, konuşma pratiğini düzenli yapabildiğin yer online derstir; şehir dışına çıkmana, sınıf saatine uymana gerek kalmaz.
Üç kalıpla yol tarif etmek
Yol tarifi, konuşma İngilizcesinin en iyi başlangıç egzersizlerinden biri. Çünkü kalıplar az, ihtiyaç gerçek. Şu üçünü ezberlemek bile işe yarıyor:
- Go straight for about five minutes. (Yaklaşık beş dakika düz git.)
- Turn left at the traffic lights. (Trafik ışıklarından sola dön.)
- It’s on your right, next to the bank. (Sağ tarafında, bankanın yanında.)
Şimdi bunları kendi çevrenden bir yerle dene: evden en yakın markete nasıl gidilir? Sesli anlat, telefonun ses kaydına al, sonra dinle. Şuna benzer bir şey çıkmalı: Go straight, turn right at the pharmacy, and the market is on your left. Bu kadarı bile karşındakinin seni anlaması için yeterli.
Soruyu da tersine çevir. Yolunu kaybeden sen olabilirsin, bu yüzden şunlar da lazım: Excuse me, where is the nearest bus stop? ve Is it far from here? Soruyu sorabilmek, cevabı anlamaktan bile daha çok özgüven ister.
Cümle kurarken takılınca ne yapıyoruz?
Konuşma dersinde en çok gördüğüm takılma, mükemmel cümleyi beklemek. Kafada Türkçe cümle kuruluyor, çeviri yapılıyor, o sırada karşındaki bekliyor. Bunun yerine derste şu sırayı uyguluyoruz:
- Önce kısa cevap: Yes, I do. / Not really.
- Sonra tek bir neden: I work all day.
- En sonda küçük bir ayrıntı: So I usually study at night.
Üç adımda ortaya çıkan şey doğal bir cevap: Not really. I work all day, so I usually study at night. Uzun ve karmaşık cümle kurmak zorunda değilsin. Kafada Türkçeden çeviri yapma alışkanlığını neden bıraktığımızı ayrı bir yazıda anlattım.
Derslerde neler yapıyoruz?
Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede önce seninle biraz konuşuyorum; nerede takıldığını, hangi durumlarda İngilizceye ihtiyacın olduğunu dinliyorum. Sonra plan çıkıyor. Derslerin akışı genelde şöyle:
- Günlük bir konu üzerine yönlendirilmiş sohbet (iş, seyahat, hobi, şehir).
- Belirli bir durumun canlandırılması: otelde, havalimanında, yol sorarken, telefonda randevu alırken.
- Telaffuz ve vurgu üzerine kısa düzeltmeler.
- Ders sonunda gelecek haftaya taşıyacağın birkaç cümle ve kelime.
Konuşurken sık sık “o kelime neydi” diye duruyorsan konuşurken kelime bulamama sorununa bakan yazım tam bu iş için. İngilizceyi anlıyor ama konuşamıyorsan da anlıyorum ama konuşamıyorum yazısı sana yön verecektir.
Başlamak için
Denizli’den bağlanan biri için ilk adım küçük: WhatsApp’tan bir mesaj at ya da ara, ücretsiz ön görüşme için uygun bir saat belirleyelim. Güncel paketleri ana sayfadaki paketler bölümünden görebilirsin. İlk konuşmada ne kadar konuşabildiğine takılma; zaten oradan başlıyoruz.
