Büyükçekmece’de konuşma İngilizcesi: bildiğini sesli söylemek
“Okurken anlıyorum, ama biri bana bir şey sorunca kafam boşalıyor.” Konuşma dersi için bana yazan insanların en sık kurduğu cümle bu. Cümle bile İngilizce kurmaya çalışıp yarım bırakmak, sonra Türkçeye dönmek çok yaygın bir durum. Sorun genellikle bilgi eksiği değil. Ağzın bu kelimeleri hiç yüksek sesle söylememiş.
Konuşma neden ayrı bir beceri
Gramer bilmek ile konuşmak farklı kaslar. Yazarken düşünmek için dakikalarca vaktin var; konuşurken yarım saniye. Bu yüzden konuşma pratiğinde önce mükemmel cümleyi bırakıyoruz, anlaşılır cümleye bakıyoruz. I go yesterday demek konuşmayı keser mi? Hayır, karşındaki anlar. Sonra birlikte I went yesterday diye düzeltiriz.
Büyükçekmece konuşma İngilizcesi için yazan biri genellikle iki şeyden birini söylüyor: işte ya da okulda İngilizce lazım oluyor, ya da yurt dışı gezisi yaklaşıyor. İkisinde de çalışma şekli benzer, sadece diyalogların konusu değişiyor.
Bir diyalog üzerinden çalışmak
Derslerde en çok kullandığım yöntem kısa rol canlandırması. Örneğin bir kafede sipariş:
- Hi, can I get a large latte, please? (Merhaba, büyük bir latte alabilir miyim?)
- Sure. For here or to go? (Tabii. Burada mı içeceksiniz, yoksa paket mi?)
- To go, please. And do you have anything without milk? (Paket olsun. Sütsüz bir şeyiniz var mı?)
Önce bu diyaloğu aynen okuyorsun. İkinci turda cümleleri değiştiriyorsun: latte yerine çay, paket yerine burada. Üçüncü turda kâğıdı kapatıyorsun ve ben rolü sürdürürken sen kendi cümlelerini kuruyorsun. Üç turun sonunda without milk gibi bir yapı ağzına yerleşiyor, çünkü onu üç farklı şekilde söylemiş oldun.
Aynı yöntemi yön sormak, otel odası istemek, bir toplantıda fikir söylemek için de kullanıyoruz. Konu senin hayatından seçiliyor; benim listemden değil.
Evde yapabileceğin beş dakika
Derslerin arasında sessiz kalmamak için ufak bir rutin öneriyorum. Her akşam kendine İngilizce üç cümle söyle: bugün ne yaptın, yarın ne yapacaksın, bir şey hakkında ne düşünüyorsun. Telefonun ses kaydını aç, kaydet, ertesi gün dinle. Kendi sesini ilk dinlediğinde garip gelecek, birkaç gün sonra hangi kelimede takıldığını net duyacaksın. Bu kayıtlardan birini ders başında bana da dinletebilirsin; takıldığın yerler çalışma listemize girer.
Konuşurken çekindiğini düşünüyorsan İngilizce konuşma korkusu nasıl yenilir yazısına da bak. Kelime aklına gelmediğinde ne yapılacağı ise konuşurken kelime bulamamak rehberinde anlatılıyor.
Dersin içi nasıl işliyor
Dersler 60 dakika sürüyor. İlk beş dakika sohbet: How was your day? gibi basit bir soru, sen cevaplarken ben dinliyorum. Sonra o günün konusuna geçiyoruz. Telaffuzda anlaşılmayı bozan yerleri, özellikle th, w ve v gibi Türkçede olmayan sesleri, takıldığın cümlenin içinde çalışıyoruz. Ayrı bir telaffuz dersi gibi kopuk bırakmıyorum.
Ders arası kısa görevler veriyorum, ses kaydı ya da üç cümlelik bir mesaj gibi. Haftalık kısa geri bildirimde ne değiştiğini yazıyorum. Büyükçekmece’den bağlanan biri için ulaşım ve trafik derdi yok; ders yalnızca bir bağlantı ve kulaklıktan ibaret. Aynı hizmeti daha geniş çerçevede Büyükçekmece İngilizce özel ders sayfasında anlattım.
Birebir ders istemeyenler için en fazla 8 kişilik, dönemsel açılan online gruplar da var. Grupta başkalarının cümlelerini duymak insanı rahatlatıyor, birebirde ise konuşma süresi senin. Hangisinin sana uyduğunu birlikte karar veririz. Güncel paketler ana sayfada duruyor.
İlk adım
Bana WhatsApp’tan yaz ya da ara. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede zaten biraz İngilizce konuşacağız: seviyeni dinleyeceğim, nerede takıldığını göreceğim ve hedefine göre bir plan çıkaracağız. Büyükçekmece konuşma İngilizcesi çalışmasına başlamak için ilk cümleyi hazırlamana gerek yok, onu birlikte kurarız.
