Üsküdar konuşma İngilizcesi: anlamaktan konuşmaya geçiş
İngilizce bir podcast dinliyorsun, her şeyi anlıyorsun. Bir dizi izliyorsun, altyazıya neredeyse hiç bakmıyorsun. Ama biri sana İngilizce bir soru sorduğunda kafanda bir boşluk oluşuyor. Bu durumu yaşayan pek çok kişi anlatısını genelde şöyle bitirir: “Bende bir sorun mu var?” Yok. Bu, çok yaygın bir durum: girdi bol, çıktı az. Üsküdar konuşma İngilizcesi derslerinde yaptığımız şey, o bol girdiyi sesli üretime dönüştürmek.
Neden anlıyorum ama konuşamıyorum?
Dinlerken beynin kelimeleri tanıyor; tanımak kolay. Konuşurken ise kelimeyi hafızadan çekip, doğru sıraya dizip, doğru sesle çıkarman gerekiyor; hem de bir iki saniye içinde. Bu, ayrı bir kas gibi. Kullanılmayınca zayıf kalıyor. Konuyu tüm yönleriyle İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum yazısında açtım.
Çözüm, konuşmayı düzenli ve kısa aralıklarla tekrar etmek. Online derslerin bu noktada avantajı şu: ders 60 dakika ve sen o sürenin çoğunda konuşuyorsun. Ben Samet; dersleri yalnızca online veriyorum ve 2000 saatin üzerinde online ders tecrübem var.
Vapurda yapılabilecek çalışma: gölge tekniği
Üsküdar’da yaşayan pek çok kişi günün bir kısmını vapurda ya da Marmaray’da geçiriyor. Bu süre, konuşma için boşa gidiyor gibi görünse de aslında gölge tekniği (shadowing) için ideal. Yöntem basit:
- Kısa bir İngilizce ses kaydı seç, 30-60 saniye yeterli. Bir podcast ya da bir video parçası olabilir.
- Önce sadece dinle.
- Sonra kaydı oynat ve konuşmacının yarım saniye gerisinden, onunla birlikte, sessizce dudaklarını oynatarak tekrar et.
- Evde aynı parçayı sesli olarak tekrar et. Vurgulara ve duraklamalara dikkat et.
Kalabalık bir vapurda sesli çalışmak zor olabilir; o yüzden adım üçü sessiz yapıp adım dördü eve saklamak mantıklı. Bu teknik, İngilizcenin ritmini ağzına alıştırıyor. What are you going to do? cümlesinin günlük konuşmada Whaddaya gonna do? gibi duyulması gibi bağlantılı sesleri fark etmeni sağlıyor.
Kafada çeviri alışkanlığı
Konuşamamanın ikinci büyük nedeni, kafada Türkçe cümle kurup onu İngilizceye çevirmeye çalışmak. Türkçede fiil sonda, İngilizcede ortada; bu yüzden çeviri yaparken cümlenin sonuna gelene kadar beklemek zorunda kalıyorsun. Örnek:
- Türkçe düşünce: “Dün akşam arkadaşımla sahilde yürüyüş yaptık.”
- Çeviriye takılan versiyon: Yesterday evening with my friend on the coast walk we did…
- Doğal İngilizce: My friend and I went for a walk by the sea last night.
Bu alışkanlığı kırmak için kısa, hazır kalıplardan başlamak işe yarıyor. Detaylı yöntemleri kafada Türkçeden çeviri yapma alışkanlığı yazısında topladım.
Konuşma derslerinde neler çalışıyoruz?
- Gerçek hayat ifadeleri: Ders kitaplarında az geçen ama günlük hayatta sık kullanılan yapılar. I’m running late, Let me get back to you, It’s up to you gibi.
- Telaffuz: Özellikle th sesi, kısa ve uzun ünlüler, kelime vurgusu.
- Kelime bulma: Kelimeyi bilmediğinde etrafından dolaşarak anlatma becerisi.
- Özgüven: Hata yapmaktan korkmadan konuşmaya devam edebilmek.
Her dersten sonra kısa bir ödev ve haftada bir kısa geri bildirim alıyorsun. Böylece nerede ilerlediğini ve neyi tekrar etmen gerektiğini net görüyorsun.
Üsküdar’dan başlamak
Online dersler olduğu için İstanbul’un neresinde olduğun fark etmiyor. Okul ya da sınav gibi başka başlıklar için Üsküdar İngilizce özel ders sayfasına bakabilirsin. Üsküdar konuşma İngilizcesi derslerine başlamak istersen WhatsApp’tan bir mesaj at ya da ara; ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede kısa bir sohbetle seviyeni görelim.
