Dikili İngilizce özel ders: sahilde de sınıfta da işe yarayan dil
Bir turist yanına gelip Excuse me, is there a pharmacy around here? diye soruyor. Ne dediğini anlıyorsun, cevabı da biliyorsun: iki sokak ileride, sağda. Ama ağzından sadece “Eee… there… right” çıkıyor. Dikili gibi yazın hareketlenen bir sahil ilçesinde yaşayan biri için bu sahne hiç de nadir değil. Dikili İngilizce özel ders arayanların büyük kısmı da tam bu anı değiştirmek istiyor: bildiğini söyleyebilmek.
Ben Samet, derslerimi tamamen online veriyorum. Sezon içinde de sezon dışında da evinden ya da iş yerinin arka odasından derse bağlanabilirsin.
Dikili İngilizce özel ders: iki farklı ihtiyaç
Dikili’de İngilizceye ihtiyaç duyanlar genelde iki gruba ayrılıyor.
Çalışanlar ve esnaf. Turizmle, restoranla, pansiyonla ya da mağazayla ilgilenen biri için İngilizce bir sınav değil, günlük bir araç. Burada hedef dilbilgisi terimleri değil, doğru anda doğru kalıbı kullanmak. Bu ihtiyaç için hazırladığım Dikili İngilizce konuşma dersi sayfasında derslerin akışını ayrıntılı anlattım.
Öğrenciler. 5-12. sınıftaki bir öğrencinin önceliği okul notu, yazılılar ve sınavlar. 8. sınıfta LGS, lisenin sonunda YDT var. Onlar için dersler okul konularıyla paralel ilerliyor.
Hemen kullanabileceğin üç kalıp
Aşağıdaki üç kalıp, müşteriyle ya da turistle konuşurken en sık lazım olanlar. Her birini sesli söyleyerek çalış.
1. Yol tarif etmek: “It’s … , on your …”
- It’s two streets down, on your right. (İki sokak aşağıda, sağında.)
- Go straight and turn left at the corner. (Düz git, köşeden sola dön.)
- It’s next to the bakery. (Fırının yanında.)
2. Kibarca bekletmek ya da yardım teklif etmek: “Would you like…?” ve “Just a moment”
- Would you like a table outside? (Dışarıda bir masa ister misiniz?)
- Just a moment, please. I’ll check. (Bir saniye lütfen, bakayım.)
- Can I help you find something? (Bir şey bulmanıza yardım edeyim mi?)
3. Anlamadığında durumu kurtarmak: “Sorry, could you…?”
- Sorry, could you say that again, a bit slower? (Pardon, biraz daha yavaş tekrar eder misiniz?)
- Do you mean the beach or the harbour? (Plajı mı kastediyorsunuz, limanı mı?)
Üçüncü grup çoğu insanın atladığı ama en çok işe yarayan kalıplar. Anlamadığında susmak yerine bir soru sormak, konuşmayı devam ettiriyor; karşındaki de seni anlamak için daha yavaş ve net konuşmaya başlıyor.
Sık yapılan bir hata: Can you repeat again? Burada repeat zaten “tekrar etmek” demek, again fazla. Doğrusu: Could you repeat that?
Derslerde ne yapıyoruz
Konuşma odaklı derslerde her hafta bir senaryo seçiyoruz: sipariş almak, şikâyeti dinlemek, fiyat açıklamak, rezervasyon yapmak. Önce kalıpları çalışıyor, sonra rol yapıyoruz; ben turist oluyorum, sen kendi işindeki hâlinle cevap veriyorsun. Telaffuzuna ve cümle akışına anında dönüş yapıyorum.
Ders sonunda kısa bir görev bırakıyorum: o haftanın kalıplarıyla bir ses kaydı göndermek gibi. Haftada bir kez nasıl ilerlediğine dair kısa bir not yazıyorum. Bu düzen, sezon öncesinde birkaç ayı iyi değerlendirmek isteyenler için özellikle işe yarıyor.
Bireysel dersler 60 dakika. Ayrıca en fazla 8 kişilik online gruplar da dönemsel olarak açılıyor; iş arkadaşlarınla aynı grupta çalışmak isteyebilirsin. Güncel seçenekleri paketler bölümünde bulabilirsin.
İlk görüşmede neler konuşuruz
Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede önce ne için İngilizceye ihtiyacın olduğunu dinliyorum. Ardından kısa bir konuşmayla seviyene bakıyoruz ve senin takvimine uyan bir düzen çıkarıyoruz. Bu görüşmenin nasıl geçtiğini merak ediyorsan ücretsiz ön görüşmede neler konuşulur yazısına göz atabilirsin.
Dikili İngilizce özel ders için bir sonraki adım basit: WhatsApp’tan yaz ya da ara, uygun bir saat belirleyip konuşalım.
