İngilizce dolgu kelimeleri: düşünürken susmamanın doğal yolu
Yayın:
Biri sana İngilizce bir soru soruyor ve cevabı bir anda bulamıyorsun. Türkçede olsa “Hmm, şöyle ki…” der, iki saniye kazanırsın. İngilizcede ise çoğu kişi tamamen susuyor. O iki üç saniyelik sessizlik karşı tarafa “anlamadı” ya da “bilmiyor” gibi görünüyor, sen de daha çok geriliyorsun. İngilizce dolgu kelimeleri tam bu boşluğu doğal biçimde dolduran küçük araçlar.
Derslerde konuşma pratiği yaparken bu kelimeleri öğretmek, çoğu zaman bir grammar konusundan daha hızlı fark yaratıyor. Aşağıda en işe yarayanları, ne zaman kullanıldıklarını ve nerede abartıya kaçtıklarını anlatıyorum.
Dolgu kelimesi ne işe yarar?
Üç işlevi var:
- Düşünme payı kazandırır. Cevabı ararken sessizlik yerine bir işaret verirsin.
- Konuşmayı yumuşatır. Doğrudan bir “hayır” yerine Well, I’m not sure… demek daha kibar gelir.
- Karşındakine sinyal verir. “Dinliyorum, bir şey söyleyeceğim, bekle” mesajı taşır.
En işe yarayan sekiz ifade
Well
Cevaba başlarken en yaygın dolgu. Özellikle cevap beklenenden farklıysa ya da biraz düşünmen gerekiyorsa kullanılır.
- Do you like your job? → Well, most of the time, yes.
- Is it far? → Well, it depends on the traffic.
Well ile başlayan cevap, “evet ama…” ya da “o kadar basit değil” tonunu kendiliğinden taşır.
Let me think / Let me see
Açıkça düşündüğünü söylemek. Hiç utanılacak bir şey değil.
- What’s your favourite film? → Let me think… probably an old one.
- When are you free? → Let me see… Thursday afternoon works.
You know
Karşındakinin de bildiğini varsaydığın bir şeyi anlatırken ya da cümleyi toparlarken kullanılır.
- It was one of those days, you know, when nothing goes right.
Dikkat: you know çok sık kullanıldığında dinleyeni yorar. Bir konuşmada birkaç kez yeterli.
I mean
Az önce söylediğini açıklarken ya da düzeltirken.
- It was expensive. I mean, not crazy expensive, but more than I expected.
Kind of / Sort of
Kesin olmayan bir şey söylerken, “bir tür”, “biraz” anlamında.
- I’m kind of tired today.
- It’s sort of a café, but they also sell books.
That’s a good question
Zor bir soruya karşı en zarif zaman kazanma yolu. Sınav konuşmalarında da iş görüşmelerinde de işe yarar.
- That’s a good question. I’d say the biggest challenge was time management.
How can I put it
Doğru kelimeyi aradığını gösterir.
- He’s… how can I put it… very direct.
Actually
Beklenenin tersini söylerken ya da nazikçe düzeltirken.
- Actually, I’ve never been there.
Burada bir tuzak var: actually “aslında” demek, “şu anda” değil. “Şu anda” için currently ya da at the moment kullanılır. Actually I work in a bank dersen “aslında bankada çalışıyorum” demiş olursun, sanki biri başka bir şey sanmış gibi.
Um, uh ve like: dikkatli kullan
Um ve uh tamamen doğal ses dolgularıdır, İngilizce konuşanlar sürekli kullanır. Türkçedeki “ııı” sesini İngilizce konuşurken kullanmak yerine bunlara geçmek bile aksanını biraz daha doğal kılar.
Like ise gündelik konuşmada, özellikle gençler arasında çok yaygın: It was, like, really cold. Ancak iş ortamında, sınavda ya da resmi konuşmada fazla like olumsuz bir izlenim bırakabilir. Günlük sohbette arada bir, resmi ortamda neredeyse hiç.
Ölçü meselesi
Dolgu kelimeleri tuz gibidir. Hiç olmazsa konuşma kuru ve kesik kesik kalır, fazla olursa konuşmanın tadı kaçar. Şu karşılaştırmaya bak:
- Hiç dolgu yok: I… like… no. I don’t know. Maybe summer.
- Aşırı dolgu: Well, you know, I mean, like, I kind of, you know, like summer.
- Dengeli: Well, let me think. I’d say summer, because I love being by the sea.
Üçüncü cümlede iki dolgu ifadesi var ve ikisi de işlevsel: biri düşünme payı veriyor, diğeri cevabı yumuşatıyor.
Kısa alıştırma
Aşağıdaki sorulara, her birinde en az bir dolgu ifadesi kullanarak iki üç cümleyle cevap ver. Sesli söyle:
- What’s the hardest thing about learning English?
- Would you rather live in a big city or a small town?
- What did you do last weekend?
Örnek cevap (1): That’s a good question. I mean, grammar is not that hard, but speaking fast is. Let me put it this way: I understand, but I can’t answer quickly.
Konuşmada donup kalmanın başka nedenleri de olabilir; bu konuyu İngilizce konuşurken hata yapmak yazısında ayrıca ele aldım. Online toplantılarda söz alırken düşünme payı kazanmak istiyorsan online toplantıda İngilizce konuşmak yazısı da işine yarar.
Derslerde nasıl çalışıyoruz?
Konuşma derslerinde bu ifadeleri tek tek ezberletmiyorum. Sohbet ederken bir yerde durduğunu fark ettiğimde not alıyorum, konuşman bittiğinde “burada let me think diyebilirdin” diye gösteriyorum. Birkaç hafta içinde bu ifadeler senin ağzından kendiliğinden çıkmaya başlıyor.
Konuşma pratiğini düzenli bir derse dönüştürmek istersen, ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin. Paketlerin güncel hâli ana sayfada.
