Havalimanında İngilizce: kontuardan uçağa kadar işine yarayacak cümleler
Yayın: · Güncelleme:
Hoparlörden bir ses geliyor, hızlı ve yankılı: Passengers for flight 214 to Rome, please note that the gate has changed. Sen yalnızca “flight 214” ile “gate”i yakalıyorsun. Kapıya mı gideceksin, başka yere mi? Havalimanı İngilizcesinin zor yanı kelime sayısı değil, hız ve baskı. İyi haber şu: bu ortamdaki konuşmaların çoğu tahmin edilebilir. Aynı sorular hemen her yerde, hemen hep aynı sırayla geliyor.
Bu rehberde yolculuğun üç durağını sırayla geziyorum: check-in, güvenlik ve pasaport kontrolü. Sonunda sesli söyleyebileceğin kısa bir alıştırma var.
Check-in kontuarında
Görevli kimliğini kontrol eder, bagajını alır, biniş kartını verir. Duyacağın soruların çoğu şunlar:
| Görevli diyor | Anlamı | Sen diyorsun |
|---|---|---|
| Can I see your passport, please? | Pasaportunuzu görebilir miyim? | Here you are. |
| Where are you flying to? | Nereye uçuyorsunuz? | To London. |
| How many bags are you checking in? | Kaç bagaj vereceksiniz? | Just one. |
| Did you pack this bag yourself? | Bagajı kendiniz mi hazırladınız? | Yes, I did. |
| Window or aisle? | Cam kenarı mı, koridor mu? | Window, please. |
Kendi sorularını da hazırla. Is the flight on time? uçuşun saatinde olup olmadığını, Which gate does it leave from? kapıyı, Can I take this as hand luggage? ise çantanın kabine girip girmeyeceğini öğrenmeni sağlar.
Sık yapılan bir hata, koltuk sorusuna I want window. diye cevap vermek. Anlaşılır ama sert kaçar. Window, please. ya da Could I have a window seat? çok daha doğal duyulur.
Biniş kartında dört kelime işine yarar: gate (kapı), boarding time (biniş saati), seat (koltuk), departure (kalkış). Kapı değişikliği anonsu çoğunlukla There has been a gate change diye başlıyor.
Güvenlik kontrolünde
Burada cümleler kısa ve emir kipinde. Görevli genelde soru sormaz, ne yapman gerektiğini söyler.
Please put your bag on the belt çantanı banda koymanı ister. Take your laptop out of the bag bilgisayarı çıkarmak demek. Any liquids? sıvı olup olmadığını sorar. Remove your belt and shoes kemer ve ayakkabıyı çıkarmanı ister. Step through, please geçmene izin verir, Arms up, please ise kollarını kaldırmanı ister.
Bir şeyi anlamadıysan Sorry, do I need to take this off? diye sormak çok normal. Sıvı kuralı ise genelde şöyle anlatılır: Liquids must be in containers of 100 ml or less. Bu cümlede container (kap) ve or less (ya da daha az) kelimelerini tanımak yetiyor.
Burada sık görülen bir hata var. Görevli Is this your bag? diye sorunca öğrenciler Yes, it’s mine bag. diyor. Mine tek başına kullanılır, arkasına isim almaz. Doğrusu Yes, it’s mine. ya da Yes, it’s my bag.
Pasaport kontrolünde
Karşındaki kişi kim olduğunu ve neden geldiğini anlamaya çalışıyor. Sorular kısa, cevapların da kısa olması gerekiyor. Uzun açıklama kafa karıştırır.
Tipik bir konuşma şöyle gider:
Officer: Good morning. Passport, please. You: Good morning. Here you are. Officer: What’s the purpose of your visit? You: Tourism. I’m here on holiday. Officer: How long are you staying? You: Ten days. Officer: Where are you staying? You: At a hotel in the city centre. I have the booking here. Officer: Have you been here before? You: No, it’s my first time. Officer: Enjoy your stay.
Seyahat amacına göre cevabı değiştir. İş için I’m here for a business meeting., aile ziyareti için I’m visiting my sister., kurs için I’m here for a language course. diyebilirsin.
En sık görülen hata kalış süresi sorusunda çıkıyor. How long are you staying? sorusuna Since ten days diyenler çok. Türkçedeki “on gündür” yapısından geliyor, ama burada gelecekteki süre soruluyor. Doğrusu For ten days ya da sadece Ten days.
Uçuş sırasında ve sonrasında
Uçağa bindikten sonra da birkaç cümle işe yarıyor. Excuse me, I think you’re in my seat koltuğunda oturan birine kibarca söylenir. Could I have some water, please? içecek istemenin en basit yolu. İndikten sonra Where is the baggage claim? bagaj alanını sorar. Valizin gelmediyse My suitcase hasn’t arrived dersin; lost luggage tabelasını bulup I’d like to report a missing bag diyerek başlarsın.
Havalimanından çıkıp otele gitmek için yol sorman gerekecekse İngilizce yol tarifi sorma ve verme yazısı kullanışlı. Otel girişindeki konuşmalar için otelde İngilizce yazısına bak.
Kısa alıştırma
Şu soruları duyunca ne cevap verirdin? Önce sesli söyle, sonra örnek cevaplara bak.
- Are you travelling alone?
- Do you have anything to declare?
- Is this your final destination?
Örnek cevaplar: 1. Yes, I am. ya da No, I’m with my family. 2. No, nothing. (Gümrükte sorulur.) 3. No, I have a connecting flight to Rome. (Aktarmalı uçuşun varsa.)
Cümleleri kafandan okumak yerine sesli söylemek çok daha etkili. Yolculuktan önceki hafta her gün bir diyaloğu kendi kendine canlandır.
Seyahat İngilizcesini derste çalışmak
Yolculuğun yaklaşıyorsa ve bu cümleleri gerçek konuşma hızında duymak istiyorsan, konuşma derslerinde bu sahneleri rol yaparak çalışıyoruz. Ben Samet; derslerimi görüntülü görüşmeyle online veriyorum. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede seyahatin için neye ihtiyacın olduğunu konuşup kısa bir plan çıkarabiliriz. WhatsApp’tan yazman ya da beni araman yeterli. Ders seçenekleri için Türkiye geneli online İngilizce özel ders sayfasına, güncel paketler için ana sayfaya bakabilirsin.
