İngilizcede davet etmek ve kibarca reddetmek: hayır demenin nazik yolu
Yayın: · Güncelleme:
Telefona bir mesaj geliyor: We’re having dinner at our place on Friday. Can you come? Cuma günü gelemeyeceksin ve cevabı nasıl yazacağını bilmiyorsun. “No, I can’t” yazmak çok sert duruyor, hiç cevap vermemek daha kötü. İngilizcede davet etmek ve kibarca reddetmek, aslında üç dört kalıp ve küçük bir sıralamayı bilmekle çözülen bir iş.
Davet etmek: ton arkadaşa mı, patrona mı?
Daveti kime yaptığına göre kalıbı seç. Arkadaşlar arasında Do you want to grab a coffee after class? (Dersten sonra kahve içmek ister misin?) ya da We’re having a few people over on Saturday. You should come! (Cumartesi evde birkaç kişiyiz, sen de gel!) rahat durur.
İş arkadaşına ya da yeni tanıştığın birine biraz daha nötr konuşursun: Would you like to join us for lunch? (Bizimle öğle yemeğine katılmak ister misin?) ve I was wondering if you’d like to come to the opening. (Açılışa gelmek ister misin diye düşünüyordum.) Resmî ortamlarda ise We would be delighted if you could join us. (Bize katılırsanız çok memnun oluruz.) kullanılır. Bu sonuncu daha çok yazılı davetiyede görülüyor.
Daveti kabul etmek
Kabul etmek kolay. I’d love to! (Çok isterim!), That sounds great, thanks for asking. (Harika olur, sorduğun için sağ ol.), Sure, what time? (Tabii, saat kaçta?). Bir ayrıntıyı unutma: davet edilince saati ve yeri sormak, kabulün doğal devamı.
Kibarca reddetmek: üç parçalı cümle
Kibar bir ret çoğu zaman üç parçadan oluşur: teşekkür, ret ve kısa sebep ya da teklif. Sırası şu:
Thanks so much for inviting me. I’m afraid I can’t make it on Friday, I already have plans. Maybe next time?
Türkçesi: “Davet ettiğin için çok sağ ol. Cuma günü gelemeyeceğim galiba, başka planım var. Belki bir dahaki sefere?” I’m afraid burada “korkarım ki” demiyor, “maalesef” yumuşatması yapıyor. Aynı işi Unfortunately ya da I wish I could, but… (Keşke gelebilsem ama…) de görür.
Daha kısa ve samimi versiyonlar da var: Sorry, I can’t this time. (Bu sefer olmaz, kusura bakma.) I’d love to, but I’m swamped this week. (Çok isterdim ama bu hafta başımdan aşkın işim var.)
Küçük bir diyalog
Ayşe ile Tom’un konuşmasına bak.
Ayşe: Hey Tom, are you free on Saturday? A few of us are going hiking. Tom: Oh, that sounds fun! Unfortunately I’m visiting my parents that day. Can I join you next time? Ayşe: Of course! I’ll let you know when we plan the next one. Tom: Thanks, please do. Have a great hike!
Tom’un cevabında teşekkür, ret, sebep ve gelecek teklifi var. Ayşe’nin cevabı da tonu karşılıyor; kimse kırılmadı.
Sık yapılan hatalar
Kuru bir No, I can’t ile bırakmak sert görünür. Maybe ile bırakmak karşındakini bekletir; gelmeyeceksen net söylemen daha nazik. Bir de Türkçe “bakarız” alışkanlığı var: We’ll see İngilizcede çoğu zaman “muhtemelen hayır” anlamı taşır, ama bunu çoğu insan açık söylemeye çekinir. Gerçekten bakacaksan Let me check my schedule and get back to you de.
Bir daveti kabul ettikten sonra bozmak gerekirse üç adım izle: özür, kısa sebep, yeni zaman. I’m really sorry, but something came up and I can’t make it tonight. Can we reschedule for next week? (Çok üzgünüm, bir şey çıktı ve bu akşam gelemeyeceğim. Gelecek haftaya alabilir miyiz?)
Kendini dene
Aşağıdaki cevapların hangisi kibar bir ret?
- No.
- I’d love to, but I have to work late. Maybe next week?
- Whatever.
Şimdi bu mesaja cevap yaz: Would you like to come to my birthday party on Sunday? Sunday günü gelemiyorsun. Teşekkür et, reddet, kısa sebep söyle.
Cevaplar: ikinci cümle kibar ret. Örnek cevap: Thanks for the invite! I’m afraid I’m away that weekend, but happy birthday in advance. Let’s grab a coffee soon.
Bu yapıları konuşmada kullanmak
Kalıpları okuyup anlamak bir şey, telefondaki ya da sokaktaki gerçek konuşmaya geçirmek başka. Derslerde bu tür durumları rol yaparak çalışıyoruz, çünkü kalıp ancak ağzından birkaç kez çıkınca rahat gelir. Benzer kalıplar için İngilizcede rica etme kalıpları ve özür dileme ve teşekkür yazılarına da bakabilirsin.
Seviyeni ve ihtiyacını birlikte görmek için ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme yapıyoruz. WhatsApp’tan yaz ya da ara; güncel paketler ana sayfada.
