İngilizcede özür dileme ve teşekkür: durumuna uygun kalıbı seçmek
Yayın:
Kalabalık bir otobüste birinin ayağına basıyorsun: “Sorry!” İş yerinde müdürüne bir raporu geç teslim ediyorsun: yine “Sorry.” Bir müşteriye yanlış ürün gönderdiğin için e-posta yazıyorsun: bir kez daha “Sorry.” Kelime yanlış değil, ama üç durumun ağırlığı birbirinden çok farklı. İngilizcede özür dileme ve teşekkür etmenin incelikleri, tam da bu farkı sözcüklerine yansıtabilmekte saklı.
Aşağıda hem özür dilemeyi hem de teşekkür etmeyi resmîlik düzeyine göre ayırdım. Sonunda kendini deneyebileceğin kısa bir alıştırma da var.
Özür dilemenin üç düzeyi
1. Küçük, gündelik durumlar
Birine çarpmak, birinin sözünü kesmek, yanlış numarayı aramak gibi küçük aksaklıklar:
- Sorry! / Oops, sorry!
- My bad. (Çok samimi, arkadaşlar arasında: “Benim hatam.”)
- Excuse me. (Birinin önünden geçerken ya da dikkatini çekerken.)
Burada kısa olmak doğal. Uzun bir özür küçük bir olayı gereğinden büyük gösterir.
2. Orta düzey: bir hatayı üstlenmek
Bir buluşmaya geç kalmak, bir mesaja geç dönmek, bir şeyi unutmak:
- I’m so sorry I’m late. The traffic was terrible.
- Sorry for the late reply.
- I’m really sorry, I completely forgot.
- Sorry about that. It won’t happen again.
Dikkat: sorry for arkasından isim ya da -ing alır (sorry for being late), sorry (that) arkasından cümle alır (sorry I’m late). Sorry about ise genelde bir durumu işaret eder (sorry about the noise).
3. Resmî ve ciddi durumlar
Bir müşteriye, bir kuruma ya da ciddi bir hatadan sonra:
- I apologise for the inconvenience. Yaşattığımız rahatsızlık için özür dilerim.
- Please accept my apologies. Lütfen özürlerimi kabul edin.
- We regret to inform you that... Üzülerek bildiririz ki...
- I take full responsibility for the mistake. Hatanın tüm sorumluluğunu üstleniyorum.
Resmî bir özrün genellikle üç parçası var: özrü dile getirmek, ne olduğunu kısaca açıklamak ve çözüm sunmak. Örneğin: I apologise for the delay in your order. Due to a problem with our supplier, it was shipped two days late. We have added free delivery to your next purchase.
Resmî bir yazıda şikâyete cevap vermeyi merak ediyorsan, konunun öbür yüzünü İngilizcede kibarca şikâyet etmek yazısında bulabilirsin.
Teşekkür etmenin düzeyleri
Günlük
- Thanks! / Thanks a lot! / Cheers! (İngiliz İngilizcesinde samimi.)
- Thanks, that’s really kind of you.
Güçlü ve içten
- Thank you so much, I really appreciate it.
- I can’t thank you enough. Sana ne kadar teşekkür etsem az.
- You’ve been a great help. Çok yardımcı oldun.
Resmî
- I would like to thank you for your support.
- Thank you for your time and consideration. (İş başvurularında sık kullanılır.)
- We are grateful for your cooperation.
Appreciate fiili burada özellikle kullanışlı: I appreciate your help ya da sadece I appreciate it. Hem samimi hem resmî durumlarda işe yarar ve “thank you”yu tekrar etmekten kurtarır.
Teşekküre ve özre cevap vermek
Sadece özür dilemek ve teşekkür etmek değil, bunlara nasıl karşılık verdiğin de önemli.
Birisi teşekkür ettiğinde:
- You’re welcome. (Her durumda uygun.)
- No problem. / No worries. (Samimi.)
- My pleasure. (Kibar, hizmet ortamında sık.)
- Anytime! (Samimi: “Her zaman!”)
Birisi özür dilediğinde:
- That’s OK. / No worries.
- Don’t worry about it.
- It’s not a big deal. Büyütülecek bir şey değil.
- Apology accepted. (Daha ciddi, biraz resmî.)
Türkçe konuşanların sık yaptığı bir hata, özre “No problem” yerine “Not important” demek. Kulağa “umurumda değil” gibi gelebiliyor; Don’t worry about it çok daha sıcak.
Sık yapılan hatalar
Yanlış: Sorry for I am late. Doğru: Sorry I’m late. / Sorry for being late.
Yanlış: Thank you for your helping. Doğru: Thank you for your help. / Thank you for helping me.
Yanlış: I’m sorry for disturb you. Doğru: I’m sorry to disturb you.
Son örnekte ince bir fark var: sorry to + fiil, genellikle şu an yaptığın ya da yapmak üzere olduğun şey için kullanılır (sorry to bother you, but...). Sorry for + -ing ise genellikle geçmişte olmuş bir şey için.
Kendini dene
Her durum için en uygun ifadeyi seç:
- Arkadaşına mesajına geç döndün. (a) I apologise for the inconvenience. (b) Sorry for the late reply!
- Bir iş görüşmesinin sonundasın. (a) Thanks a lot, cheers! (b) Thank you for your time.
- Komşun sana çorba getirdi. (a) That’s really kind of you, thank you! (b) We are grateful for your cooperation.
- Bir müşteriye sipariş gecikmesi için yazıyorsun. (a) My bad! (b) Please accept our apologies for the delay.
Cevaplar: 1b, 2b, 3a, 4b.
Bu kalıpları konuşmaya taşımak
Bu ifadeleri okumak kolay, ama gerçek bir anda ağzından doğru olanın çıkması pratik istiyor. Derslerimde bu tür kalıpları kısa rol çalışmalarıyla çalışıyoruz: bir otel resepsiyonu, geç kalınan bir toplantı, bir hediye için teşekkür. Seyahat ederken sık karşılaşacağın durumlar için otelde İngilizce rehberine de göz atabilirsin.
Konuşma pratiğiyle bu kalıpları otomatik hâle getirmek istersen, 20 dakikalık ücretsiz bir ön görüşmeyle başlayabiliriz. Bu kısa görüşmede nerede durduğunu ve neye ihtiyacın olduğunu konuşuyoruz. Paketler bölümünde güncel seçenekleri görebilir, WhatsApp’tan yazarak ya da arayarak görüşme saati ayarlayabilirsin.
