İngilizce buluşma ayarlamak ve planı değiştirmek: saat öner, ertele, iptal et

Yayın:

Konuşma ve özgüven: Samet Teacher İngilizce öğrenme rehberi

Bir arkadaşın “Let’s meet sometime this week” yazdı. Cevap vermen gerekiyor: hangi gün, saat kaç, nerede? Cevabı kısaca verebilmek için üç ya da dört kalıp yeterli, ama bu kalıplar genellikle okulda öğretilmiyor. Türkçede “Cuma beşte olur mu?” kadar kısa bir cümle İngilizcede de var. Aşağıda buluşma önermekten ertelemeye, kibar bir iptalden saat teyidine kadar hangi cümleyi ne zaman kullanacağını örneklerle topladım.

Önce müsaitlik sormak

Konuşmayı genellikle bir soruyla başlatırsın. Şu kalıplar günlük hayatta en çok duyduklarım:

Are you free on Friday? (Cuma müsait misin?) What time works for you? (Sana hangi saat uyar?) Do you have time this weekend? (Bu hafta sonu vaktin var mı?)

Soru kalıbında “free” sıfat olarak müsait anlamına geliyor. Para ya da bedava anlamıyla karıştırma: Are you free on Friday? ile Is it free? tamamen ayrı şeyler.

Saat ve gün önermek

Öneri yaparken at ile saat, on ile gün söylenir: on Friday at five. Cümleye daha yumuşak bir giriş eklemek istersen:

How about Friday at five? (Cuma beşe ne dersin?) Would Thursday morning suit you? (Perşembe sabahı sana uyar mı?) Let’s say Monday at ten. (Pazartesi ona diyelim.)

“How about” gündelik ortamlarda, “would … suit you” biraz daha resmi ortamlarda iyi gider. “Let’s say” ise karşı tarafa fikri bırakmadan bir saat öneriyorsan, yani kararı sen kesinleştiriyorsan işe yarar.

Kabul etmek ya da karşı öneri sunmak

Öneri sana uyuyorsa: Friday at five works for me. ya da Sounds good, see you then. Uymuyorsa doğrudan reddedip bırakma, bir alternatif ekle:

I’m afraid I can’t make it on Friday. How about Saturday? Friday is difficult for me, but I’m free on Monday.

“I’m afraid” kibar bir ret girişi. Gerçek bir korku değil, nezaket kalıbı olarak “maalesef” anlamına geliyor. “Can’t make it” de “gelemem, yetişemem” demek ve konuşmada çok sık geçiyor.

Ertelemek

Planı değiştirmen gerekirse üç adım izle: kısa bir özür, nedeni bir kelimeyle ya da hiç söyleme, yeni bir saat öner.

I’m really sorry, something came up. Could we move it to Tuesday? Can we reschedule? I have an exam tomorrow. Would it be possible to postpone our meeting until next week?

“Something came up” sebep açıklamak istemediğinde yeterli ve herkesin anladığı bir cümle. “Reschedule” yeniden planlamak, “postpone” ise ileri bir tarihe atmak demek. Postpone sadece ileri tarihe, reschedule ileri ya da geri tarihe dönük olabilir.

İptal etmek

İptal daha ağır bir hamle olduğu için cümleyi biraz daha özenli kurmak lazım: I’m sorry, but I have to cancel our meeting. Is there a better time for you next week? İptalde de arkada bir kapı bırakmak iyi hissettiriyor. Randevuyu hiç kapatmamışsan Could we try again next week? yeterli.

Derslerimde de bu mantığı kullanıyorum: bir dersi ertelemek ya da iptal etmek istiyorsan ders saatinden en az 24 saat önce WhatsApp’tan ya da telefonla bildirmen gerekiyor, sonra yeni saati birlikte buluyoruz. Bu cümleyi İngilizce kurmak istersen iyi bir alıştırma olur.

Teyit etmek

Planı bitirirken gün ve saati bir kez tekrarlamak yanlış anlamaları önler: Just to confirm, we’re meeting on Friday at five, right? Karşı taraf yanıt yazar, sen de Great, see you then. diyerek kapatırsın. Teyit kalıpları için İngilizce teyit etmek yazısında daha fazlası var, ricayı nazikleştirme konusunda İngilizce izin isteme rehberi de işine yarar.

Kısa bir diyalog

Ayşe: Are you free on Saturday? Tom: I’m afraid I have a family lunch. How about Sunday? Ayşe: Sunday works for me. What time? Tom: Let’s say three o’clock. Ayşe: Perfect. See you then.

Şimdi aynı diyaloğu kendi arkadaşınla yaz, saat ve günü değiştir. Bir de planı sonradan ertelediğin bir üçüncü bölüm ekle.

Kendin dene

Cümleleri İngilizceye çevir. 1) Cuma akşamı müsait misin? 2) Maalesef gelemem, pazartesi olur mu? 3) Toplantıyı salıya almamız mümkün mü? 4) Sadece teyit etmek için, perşembe saat ikide görüşüyoruz değil mi?

Olası cevaplar: 1) Are you free on Friday evening? 2) I’m afraid I can’t make it, how about Monday? 3) Would it be possible to move the meeting to Tuesday? 4) Just to confirm, we’re meeting on Thursday at two, right?

Derste pratik

Bu kalıpları ders içinde roller yaparak çalışıyoruz: ben yanında bir arkadaş ya da iş ortağı oluyorum, sen buluşma ayarlıyorsun. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yaz ya da ara. Dersler Sındırgı merkezli ve tamamen online.

Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme

Seviyene birlikte bakalım, hedefini konuşalım ve sana uygun planı çıkaralım. WhatsApp'tan bir mesaj yeterli; aramayı tercih edersen telefonla da ulaşabilirsin.

Google'da yorum bırak · ders aldıysan iki cümle yeter.

Sık sorulanlar

İngilizce saat önermek için hangi kalıp kullanılır?

How about Friday at five? ya da Does Friday at five work for you? en doğal olanlar. Daha resmi bir ortamda Would Friday at five be convenient for you? denir. Hepsinde at ile saat verilir, on ile gün.

Randevuyu ertelemek için ne denir?

Can we reschedule? ya da Could we move our meeting to Monday? diyebilirsin. Önce kısa bir özür, sonra yeni öneri gelirse kibar ve net olur: I’m sorry, something came up. Could we move it to Monday?

Appointment ile meeting arasındaki fark nedir?

Appointment doktor, kuaför, bürokratik işler gibi önceden alınan randevudur. Meeting iş toplantısı ya da planlı görüşmedir. Arkadaşla buluşma için ise meet up veya get together daha doğal.

Mesajla mı konuşmayla mı daha farklı yazılır?

Mesajda kısa ve açık yaz: Friday 5 pm works for me. Telefonda biraz daha yumuşat: I was wondering if we could meet on Friday. İkisinde de saat ve günü açıkça tekrar edip teyit etmek iyi bir alışkanlık.

Konuşma ve özgüven: diğer yazılar

Samet Teacher, Aniba Digital altyapısını kullanmaktadır.