İngilizce iltifat etmek ve iltifata cevap vermek: abartmadan, doğal
Yayın:
Toplantıdan sonra yeni tanıştığın biri sana I really liked your presentation diyor. Sen ne diyeceğini bilemeyip No, no, it was nothing diye cevap veriyorsun. Türkçede alışkanlık olarak iltifatı küçültürüz, ama İngilizcede bu alışkanlık cevabı ters çevirir: karşındaki seni yalanlamış gibi hissedebilir.
Bu sayfada hem nasıl iltifat edileceğini hem de nasıl cevap verileceğini topladım. Çoğu iki üç kelimelik cümle, ezberlemesi kolay.
İltifat etmenin üç yolu
Genelde İngilizce konuşanlar iltifatı kısa tutuyor. Bir şeye ya da birine bakıp somut bir şey söylemek yeterli.
Bir eşyaya ya da görünüşe: Nice shoes! I love your bag. That color suits you.
Bir işe ya da başarıya: Great job! You handled that really well. That was a clear explanation.
Bir özelliğe ya da yeteneğe: You’re really good at this. Your English is getting better. You have a nice sense of humor.
Bu üç kategoriyi karıştırabilirsin ama her iltifatta somut bir konu olsun. You’re amazing tek başına boş kalır, You explained that so clearly ise karşındakine neyi takdir ettiğini gösterir.
Cevap vermenin dört yolu
İltifat alınca en çok işe yarayan cevaplar:
Thank you! En kısası, her zaman doğru.
Thanks, that’s really kind of you. Biraz daha sıcak.
Thanks, I got it last week. İltifata küçük bir bilgi eklemek, sohbeti uzatır.
Thank you, I like yours too. İltifatı geri verirsin.
Dikkat: Thank you sonrası but ile devam etmek (Thanks, but it’s old) sohbette hafif bir ters etki bırakabilir. Küçültme eğilimi sende varsa bile ilk cümleni teşekkürle bitir.
Mini diyalog
İki kişi bir kafede:
A: I love your jacket. Where did you get it?
B: Thanks! I found it at a small shop near my work. I wasn’t even looking for one.
A: Lucky you! It really suits you.
B: Thank you. You have a nice bag too.
Bu on saniyelik konuşmada iltifat, teşekkür, küçük bilgi ve iltifatı geri verme var. Kendi hayatından bir eşya seçip aynı diyaloğu yüksek sesle kur. Yalnız başına çalışıyorsan iki ayrı ses tonuyla kendi kendine de oynayabilirsin, ilk başta komik gelir ama kalıplar bu yolla kulağa yerleşiyor. Hızlı bir tekrar için de telefonuna bu üç cümleyi not et ve ertesi gün bakmadan söylemeyi dene.
Sık yapılan hatalar
Yanlış: You are so beautiful clothes. Doğru: Your clothes are so nice. (Sıfatın ismi tamamlaması ve özne uyumu.)
Yanlış: Your English is very good, congratulations. Doğru: Your English is really good. (Tebrik yerine kısa övgü doğal.)
Yanlış: No, I’m not good. Doğru: Thanks! I’ve been working on it.
Yanlış: I like you. Doğru (iltifat olarak): I like your style. (Kişiyi değil, onun bir şeyini övmek daha rahat.)
İş ortamında iltifat
Ofiste iltifat farklı çalışır. Bir iş arkadaşına Nice work on the report demek yeterli. Müdüre That was a very clear presentation, thanks for explaining it diyebilirsin. Müşteriye ise Thank you, it’s great to work with you gibi bir cümle ilişkiyi yumuşatır. Bu cümleler müşteriyle İngilizce konuşmak yazısındaki kalıplarla birlikte iyi gider.
Kendini dene
Aşağıdaki durumlar için bir cümle kur, sesli söyle:
- Arkadaşın yeni saç kesimi yaptırmış.
- Sınıf arkadaşın iyi bir sunum yapmış.
- Biri sana "I love your watch" demiş.
Örnek cevaplar: 1. Your new haircut looks great! 2. That was a really clear presentation. 3. Thanks, it was a gift from my sister.
Derste nasıl çalışırız?
Bu tür günlük kalıpları derste rol yaparak çalışıyoruz. Ben bir iltifat atıyorum, sen doğal bir cevapla karşılıyorsun, sonra roller değişiyor. Bir iki ders sonra kalıplar kendiliğinden çıkmaya başlıyor. Hazır cümleleri ezberlemekten çok, ne zaman hangisini seçeceğini sezmek öğretmeye çalıştığım şey.
Konuşurken donuyorsan ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede bunu birlikte görüp bir plan kurabiliriz. WhatsApp’tan yaz ya da ara; güncel paketler ana sayfada.
