Muğla İngilizce özel ders: yoğun sezonda da bırakmadan ilerlemek
Müşteriyle konuşman gerekiyor ama aklına gelen ilk cümle “Yes, yes, no problem” oluyor. Ya da çocuğun karnede İngilizce notuna bakıp ne yapacağını bilmiyorsun. Muğla İngilizce özel ders aramasına çıkan insanların durumu genelde bu iki sahneden birine benziyor.
Ben Samet. Dersleri online veriyorum, Sındırgı ve Balıkesir merkezliyim, ama Türkiye’nin her yerinden bağlanan öğrencim var. Muğla gibi turizmin ve mevsim temposunun belirgin olduğu bir ilde yaşayan biri için asıl sorun çoğu zaman İngilizce bilmemek değil, düzenli ders saatine yer açabilmek. Takvim önce gelir.
Mevsime göre kurulan program
Kıyıda çalışan biri için haziran ile ekim arası başka bir hayat, kasımdan sonrası başka bir hayat. Bunu görmezden gelen bir ders planı bir ay içinde dağılır. O yüzden ön görüşmede önce takvimine bakıyorum: hangi aylar yoğun, hangi günler kesin boş, akşamları çalışıyor musun?
Yoğun dönemde haftada tek ders, sakin dönemde iki ders yapan öğrenciler oluyor. Ders 60 dakika sürüyor. Dersi erteleyeceksen bana en geç bir gün önceden, yani 24 saat kala, WhatsApp’tan yaz ya da ara; yeni saati o konuşmada çözeriz.
Okul ve sınav tarafı
Lisedeki öğrenci için iş farklı. Yazılıdan önce okulda işlenen konuları tek tek açıp neyin oturmadığına bakıyoruz. Çoğu zaman sorun bütün İngilizce değil, iki ya da üç konu oluyor: zamanlar, if cümleleri, bir de kelime. Onları kapatınca not toparlanıyor, öğrenci de derste ilk kez “anlıyorum” demeye başlıyor.
LGS ve YDT için ayrı sayfalar hazırladım. Evinde 8. sınıfa giden biri varsa Muğla LGS İngilizce sayfasına bak. Hedefin konuşmaksa derste neler yaptığımı Muğla konuşma dersi sayfasında anlattım.
Turizmde işine yarayacak üç cümle
Resepsiyonda, teknede, restoranda ya da mağazada çalışıyorsan günde onlarca kez aynı durumlara düşüyorsun. Şu üç cümleyi yüksek sesle ve hızlı söyleyebilmek bile ilk haftada fark ediliyor.
“Could you wait a moment, please? I’ll check it for you.” Bekletmek zorunda kaldığında. Türkçesi: Bir dakika bekler misiniz, hemen bakıyorum.
“I’m afraid we don’t have that, but I can offer you this one.” Elinde olmayan bir şey için. Türkçesi: Maalesef o yok ama şunu önerebilirim.
“Is there anything else I can help you with?” Konuşmayı kibarca bitirmek için.
Ezberlemek yetmiyor. Derste gerçek bir senaryo kuruyorum: ben misafir oluyorum, sen çalışan, ve ikimiz de rolümüzden çıkmadan en az beş dakika devam ediyoruz. Takıldığın yerleri not alıp ders sonunda birlikte düzeltiyoruz.
Başlangıç ve seviye
“Çok yıllar önce okudum, hepsini unuttum.” Bunu sık duyuyorum. Çoğu zaman unutulmamış; bilgi duruyor ama uzun süre kullanılmadığı için ulaşılamıyor. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede kısa bir sohbetle seviyene bakıyorum. Seviyeni nasıl anlarsın rehberi de kendi kendine bir fikir edinmen için yazılmış.
Çalışma biçimi konusunda kafan karışıksa bireysel mi grup dersi mi yazısına göz at. Gruplar en fazla 8 kişi, dönemsel açılıyor, sürekli açık değil.
Başlamak için
Ön görüşmede önce sen anlatıyorsun: neden İngilizce, ne zamana kadar, şimdiye kadar ne denedin. Sonra ben seviyene göre birkaç soru soruyorum ve birlikte bir başlangıç noktası seçiyoruz. Karar vermek zorunda değilsin. Güncel paketlere ana sayfadaki paketler bölümünden bakabilirsin. Hazır olduğunda WhatsApp’tan yaz ya da ara, saati birlikte bulalım.
