Eş anlamlı gibi görünen kelimeler: benzer ama aynı değil
Yayın: · Güncelleme:
I did a big mistake. Bu cümleyi kuran biri sözlükte make ve do kelimelerinin ikisinin de “yapmak” diye geçtiğini görmüştür. Big ile large de çoğu sözlükte aynı karşılıkla duruyor. Peki ana dili İngilizce olan biri bu cümleyi duyunca neden hemen yabancı olduğunu anlıyor? Çünkü eş anlamlı görünen çiftlerin çoğu tam eş değil. Yan yana geldikleri kelimeler, tonları ya da kullanıldıkları yerler ayrışıyor. Aşağıda en sık karıştırılan çiftleri farkları ve örnekleriyle topladım.
big ve large
İkisi de “büyük” ama kullanım yerleri farklı. Big günlük, duygusal, bazen mecazi: a big problem, a big fan, a big day, a big brother. Large daha nesnel, ölçü ve miktarla ilgili, biraz daha resmî: a large amount, a large population, a large size.
Doğal: It was a big decision for me. (Benim için büyük bir karardı.) Doğal değil: It was a large decision for me.
Mağazada beden söylerken large kullanılır: Do you have this in large?
job ve work
Job sayılabilir bir isim: belirli bir iş ya da pozisyon. I have a new job. She’s looking for a job. Work genelde sayılamaz: çalışma eylemi ya da iş yeri. I have a lot of work today. I go to work by bus.
Yanlış: I’m looking for a work. Doğru: I’m looking for a job.
Yanlış: I have many jobs today. (bugün çok işim var demek isteniyorsa) Doğru: I have a lot of work today.
say ve tell
İkisi de “söylemek” ama cümlenin kuruluşu farklı. Say ardından söylenen şeyi alır: She said hello. He said that he was tired. Tell önce kişiyi, sonra söylenen şeyi ister: She told me the truth. He told us that he was tired.
Yanlış: He said me the answer. Doğru: He told me the answer ya da He said the answer to me.
Bazı kalıplar sabit: tell a story, tell a lie, tell the truth, tell a joke. Ama say sorry, say goodbye, say a word.
look, see, watch
See gözün istemsizce algıladığı şeydir: I saw a cat in the garden. Look (at) bilinçli olarak bir yere yönelmek: Look at this photo! Watch bir süre boyunca, genellikle hareket eden bir şeyi izlemek: We watched a film last night.
Doğal: I watched the match. Doğal değil: I looked the match.
make ve do
Kesin bir kural yok ama güçlü bir eğilim var. Make üretmek, ortaya çıkarmak gibi düşün: make a cake, make a mistake, make a decision, make a noise, make friends. Do bir görevi ya da işi yapmak: do homework, do the dishes, do exercise, do your best.
Yanlış: I did a big mistake. Doğru: I made a big mistake. Bu tür yan yana kullanımlara collocation nedir yazısında ayrıca değindim.
speak ve talk
Speak daha resmî, dil adıyla ve tek yönlü konuşmayla gelir: She speaks three languages. The manager will speak at the meeting. Talk sohbet havasında, karşılıklı: We talked for hours. Can I talk to you for a minute?
Doğal: Do you speak English? Doğal değil: Do you talk English?
Neden bu kadar karışıyor
Türkçede tek kelimeyle anlattığımız bazı şeyleri İngilizce iki ya da üç kelimeyle ayırıyor. Kelimeyi Türkçe karşılığıyla eşleştirince kafamızda tek bir kutu oluşuyor: big, large hep “büyük”. Konuşurken de o kutudan rastgele birini çekiyoruz.
Çözüm kelimeyi çevirisiyle değil cümlesiyle öğrenmek. Defteri bu mantıkla tutmak için kelime defteri nasıl tutulur yazısına bakabilirsin.
Kısa alıştırma
Uygun kelimeyi seç.
- Can you (say / tell) me where the station is?
- I have a lot of (work / job) this week.
- We (looked / watched) a documentary about whales.
- She (made / did) a lot of friends at university.
- There was a (big / large) crowd outside the stadium.
- Excuse me, can I (speak / talk) to the manager?
Cevaplar: 1. tell. 2. work. 3. watched. 4. made. 5. İkisi de olur, large biraz daha nesnel, big daha günlük. 6. İkisi de olur, speak biraz daha resmî.
Beşinci ve altıncı soruyu bilerek koydum: bazen iki kelime de doğrudur, yalnız ton değişir. Bu farkı hissetmek bol okuma ve konuşmayla geliyor.
Kendi çiftlerini bul
Okurken ya da dizi izlerken birbirine benzeyen iki kelimeye rastlayınca ikisini yan yana birer cümleyle not et. Sonra kendine sor: birinin yerine ötekini koysam anlam ya da ton değişir mi? Bu soru kelime bilgisini tanımadan kullanmaya taşıyor.
Derste de bu tür çiftleri sen konuşurken yakalayıp o an düzeltiyorum; fark ezberden değil kendi cümlenden öğreniliyor. Kelimeleri konuşmaya dökmek istersen 20 dakikalık ücretsiz ön görüşmeyle başlayabiliriz. Dersler yalnızca online, ben Sındırgı ve Balıkesir merkezliyim; ayrıntılar Sındırgı İngilizce özel ders sayfasında. Altı sorudan kaçını doğru yaptığını da WhatsApp mesajına ekleyebilirsin.
