Konyaaltı’nda konuşma İngilizcesi: müşteriyle, turistle, komşuyla
Misafir: Excuse me, is there a good place to eat fish around here? Sen: Yes… there… fish… good… go straight.
Anlaşıldın mı? Muhtemelen evet. Ama sen de biliyorsun ki bundan çok daha fazlasını söylemek istiyordun: hangi restoran, neden orası, nasıl gidilir, akşam kalabalık olur mu. Konuşma pratiği arayanların önemli bir kısmı turizmde, hizmet sektöründe ya da yabancıların sıkça bulunduğu ortamlarda çalışıyor. Hepsinin ortak hedefi aynı: tek kelimelik cevaplardan, rahat ve dostça bir konuşmaya geçmek.
Sahil kenarında İngilizce
Konyaaltı, Antalya’nın sahiliyle ve turizmiyle bilinen ilçelerinden biri. Burada yaşayan biri için İngilizce, bir okul dersi olmaktan çok bir günlük ihtiyaç: bir otel resepsiyonu, bir kafe, bir kiralama ofisi ya da sadece sahilde yol soran bir aile. Bu ihtiyaç ders kitabının düzenli diyaloglarına pek benzemiyor; hızlı, beklenmedik ve samimi.
Derslerimde bu gerçek durumları merkeze alıyorum. Online çalıştığım için vardiyana, sezon yoğunluğuna, hafta tatiline göre saat ayarlayabiliyoruz. Görüşme linki WhatsApp’a geliyor, ders 60 dakika sürüyor. Antalya genelinde konuşma derslerinin çerçevesini Antalya İngilizce konuşma dersi sayfasında anlattım.
Üç durum, üç işe yarar kalıp
Öneri yapmak
Birine bir yer ya da şey önerirken You should… ve I’d recommend… kalıpları çok iş görür.
- You should try the grilled fish at the place by the harbour.
- I’d recommend going early; it gets busy after eight.
- If you like quiet places, I’d go to the western end of the beach.
Yol tarif etmek
Tarif ederken sırayla ve kısa cümlelerle ilerle:
- Go straight along the beach road.
- Turn left at the second traffic lights.
- It’s on your right, next to a pharmacy.
- You can’t miss it. (Gözünden kaçmaz.)
Tarifin sonunda bir kontrol sorusu eklemek iyi olur: Is that clear? ya da Do you want me to show you on the map?
Bir sorunla ilgilenmek
Bir misafir şikâyet ettiğinde önce anlamak, sonra çözüm sunmak gerekir.
- I’m sorry to hear that. Let me see what I can do.
- Could you tell me a bit more about the problem?
- I’ll check it right away and get back to you in ten minutes.
Türkçeden birebir çeviri burada sert kaçabiliyor. What is your problem? cümlesi Türkçedeki “sorununuz nedir” kadar nötr değil, İngilizcede kaba duyulabiliyor. Onun yerine How can I help? ya da What seems to be the problem? kullan.
Konyaaltı konuşma İngilizcesi derslerinde rol oyunları
Derslerin büyük kısmı canlandırma üzerinden ilerliyor. Ben misafir oluyorum, sen resepsiyondasın; ya da ben kaybolmuş bir turistim, sen yolu anlatıyorsun. Sonra rolleri değiştiriyoruz. Her canlandırmanın ardından kısa bir geri bildirim veriyorum: hangi cümle doğal değildi, hangi kelime daha iyi olurdu, nerede tonun fazla sert kaçtı.
Sohbeti devam ettirmek de ayrı bir beceri. Misafirlerin çoğu Where are you from?, Is it always this hot? gibi küçük sohbetlerle başlıyor. Bu kısa konuşmaları nasıl sürdürebileceğini small talk nasıl yapılır yazısında ayrıca işledim.
Ne kadar sürede ilerleme görürsün?
Kesin bir süre vermek dürüst olmaz; seviyene, ayırabildiğin zamana ve pratik fırsatlarına bağlı. Ama işinde her gün İngilizce duyuyorsan, dersle kurduğumuz kalıpları ertesi gün hemen kullanma şansın oluyor. Bu da ilerlemeyi hızlandıran en güçlü şeylerden biri.
Konyaaltı konuşma İngilizcesi için ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede kısa bir canlandırma yapıyor, seviyeni görüp sana uygun bir plan çıkarıyoruz. Güncel paketlere ana sayfadaki paketler bölümünden bakabilir, sorularını WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin.
