Fifteen mi fifty mi: -teen ve -ty sayılarını vurguyla ayırt etmek
Yayın:
“That’ll be fifteen pounds.” Bu cümleyi bir kasada duyuyorsun ve hemen tereddüt ediyorsun: on beş mi, elli mi? Fark tek bir hece ama para birimine bağlandığında yanlış anlaşılması pahalıya gelebilir. Dinlemede ve konuşmada -teen ile -ty sayıları ayırmak, İngilizce öğrenen birçok kişinin ses konusunda en çok zorlandığı yerlerden biri. Neyse ki ayırmak için ezber gerekmiyor, yalnızca iki şeye dikkat etmek yetiyor: vurgu ve sondaki ses.
Vurgu nerede
Her çift şu kurala uyuyor. -teen ile biten sayılarda vurgu sondaki hecededir, ve o hece uzun ve net söylenir. -ty ile biten sayılarda vurgu ilk hecededir, sonu kısa ve zayıf kalır.
| -teen | -ty |
|---|---|
| thirTEEN | THIRty |
| fourTEEN | FORty |
| fifTEEN | FIFty |
| sixTEEN | SIXty |
| sevenTEEN | SEVenty |
| eighTEEN | EIGHty |
| nineTEEN | NINEty |
Büyük harfler vurgulu heceyi gösteriyor. Tabloyu yüksek sesle okuyup vurgulu heceyi abartarak söylemek ilk hafta için güzel bir alıştırma.
Fourteen ve forty’de yazım da farklı: fourteen’de u var, forty’de yok. Bu küçük detay konuşmaya yansımasa da yazılı sınavlarda sık yapılan bir yazım hatası.
Sondaki ses
Vurgu yetmediği zaman sondaki sese bakıyoruz. -teen’de “tiin” kısmı uzun ve belirgin. Dilin ucu damağa dokunuyor, sonra ii sesi uzatılıyor. -ty’de ise t sesi hızla geçiyor ve sondaki y kısa bir i gibi kalıyor. Amerikan İngilizcesinde bu t çoğu zaman “d”ye benziyor ve fifty, “fifdi” gibi duyuluyor. O yüzden her zaman vurguya bakmak daha sağlam.
Türkçe konuşanlar neden takılıyor
Türkçede vurgu çoğunlukla kelimenin son hecesine düşer, o yüzden İngilizcede ilk hecenin güçlü olduğu sayılar (fifty, sixty) kulağa yabancı gelir ve beyin onları fifteen gibi bir sondan vurgulu sayıya çevirmeye çalışır. Tam tersi de olur. Uzun bir cümlenin ortasında, hızlı konuşan birinin ağzından çıkan sixteen kelimesini sixty diye yazarsın, çünkü sondaki uzun sesi duyamadan konu bir sonraki kelimeye geçmiştir. Bu bir dinleme hatası, zekâyla ilgisi yok. Düzeltmesi kolay.
Cümle içinde fark
Bazen vurgu cümlenin ritmine göre biraz kayabiliyor. Fifteen people came cümlesinde fifteen’deki vurgu kayıp “FIFteen people” gibi duyulabilir. Bu durumda sondaki -teen’in süresine, yani uzunluğuna bakmak lazım. Sayıdan sonra isim geldiğinde ilk hece daha çok öne çıkıyor.
Örnek cümleler:
- The bus leaves at fifteen past nine. (Otobüs dokuzu on beş geçe kalkıyor.)
- My grandfather is eighty. (Dedem seksen yaşında.)
- There are sixteen students in the class. (Sınıfta on altı öğrenci var.)
- It costs seventy dollars. (Yetmiş dolar tutuyor.)
- She turned thirteen last week. (Geçen hafta on üç yaşına girdi.)
- I need forty minutes to get there. (Oraya varmak için kırk dakikaya ihtiyacım var.)
Telefonda ve gürültüde
Telefonda ya da kalabalıkta -teen ile -ty’yi ayırmak daha da zor. Bu durumda iki işe yarar yol var. Birincisi, sayıyı rakam rakam söylemek: fifteen yerine “one five”, fifty yerine “five zero”. İkincisi teyit etmek: Is that one-five or five-zero? Bu cümleyi ezberle. Telefon numarası söylerken de fiyat öğrenirken de işe yarar.
Kulağı geliştirmek için haber dinleyerek İngilizce öğrenmek yazısına bak, haberlerde sayı çok geçiyor. Dinleme çalışmasını adım adım kurmak istersen etkili dinleme alıştırması yazısı var.
Alıştırma
Sesli oku, vurguyu işaretle.
- 13 / 30
- 15 / 50
- 17 / 70
- 19 / 90
Sonra bir arkadaşına her çiftten yalnızca birini rastgele söyletip hangisi olduğunu bulmaya çalış. Hepsini bildiğinde sayıları ikişer ikişer kaç deneme yaptığını değil, kaç tanesinde tereddüt ettiğini say. Sesini kaydetmek de fark ettirir. Kendi söylediğin fifteen, fifty gibi duyuluyorsa vurgu yanlış heceye gidiyor.
Gün içinde yaş, saat ya da fiyat duyduğunda sayıyı bilinçli dinle: sondaki hece mi güçlü, baştaki mi? Bu tek soru bir hafta içinde kulağı oturtur.
Dersle çalışmak
Telaffuz ve dinleme çalışmaları derslerde sürekli gerçekleşiyor: ben bir sayı söylüyorum, sen yazıyorsun ya da tersi. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yaz ya da ara. Dersler tamamen online, Sındırgı merkezli.
