İngilizce saat sorma ve söyleme: past, to ve dijital okuma

Yayın: · Güncelleme:

Dil bilgisi: Samet Teacher İngilizce öğrenme rehberi

Arkadaşın mesaj atmış: See you at a quarter to five. Bir an duruyorsun: 4.45 mi, 5.15 mi? Doğrusu 4.45, ama to ile past yer değiştirince yarım saat farkla yanlış zamana gidebilirsin. İngilizce saat sorma ve söyleme konusunda en çok sorun yaşanan nokta tam burası: çeyrek, yarım ve “geçiyor/var” kalıplarının hangi yöne baktığı.

Bu rehberde saati sormanın doğal yollarını, söylemenin iki yöntemini, a.m. ve p.m. ayrımını ve sık yapılan hataları sırayla göreceksin. Sonda cevaplı küçük bir alıştırma var.

Saat nasıl sorulur

Günlük hayatta en çok duyacağın soru What time is it? Kısa hâli What’s the time? aynı anlama geliyor ve İngiliz konuşmasında daha sık geçiyor. Yabancı birine yaklaşırken Excuse me, do you have the time? ya da daha resmî olarak Could you tell me the time, please? denir.

Bir etkinliğin saatini sormak için What time ile soru kurulur: What time does the film start? (Film saat kaçta başlıyor?) What time do you usually get up? (Genelde saat kaçta kalkarsın?) When is the meeting? de doğru ama bu daha genel, gün ya da saat cevabı kabul ediyor.

Küçük bir tuzak var: Do you have the time? saati sorar, Do you have time? ise “vaktin var mı?” demektir. Tek bir the anlamı baştan değiştiriyor.

Birinci yöntem: dijital okuma

Saati ve dakikayı yan yana söylersin. En kolay yöntem bu ve her durumda işe yarıyor. 7.15 için seven fifteen, 7.30 için seven thirty, 7.52 için seven fifty-two dersin. Tam saatlerde seven o’clock ya da yalnızca seven yeterli.

Tek haneli dakikalarda sıfır “oh” diye okunur: 9.07 nine oh seven. Tren tarifesi, uçuş bilgisi ve dijital ekran gibi yerlerde bu okuma çok yaygın.

İkinci yöntem: past ve to

Kadranı ikiye böl. İlk yarım saatte saat geçmiştir, past dersin. İkinci yarım saatte bir sonraki saate az kalmıştır, to dersin.

3.05 için five past three, 3.10 için ten past three, 3.15 için a quarter past three, 3.20 için twenty past three, 3.30 için half past three. Burada hep “dakika, past, saat” sırası var.

3.40 için twenty to four, 3.45 için a quarter to four, 3.50 için ten to four, 3.55 için five to four. Burada ise “kalan dakika, to, bir sonraki saat” geliyor.

Türkçeyle şaşırtıcı bir benzerlik var: “dörde çeyrek var” ile a quarter to four kelime kelime örtüşüyor. Fark yalnızca sıranın tersi olması: İngilizce önce dakikayı, sonra saati söylüyor. “Üç buçuk” kalıbı İngilizcede yok, onun yerine half past three kullanılıyor.

Beşin katı olmayan dakikalarda çoğu kişi dijitale döner: 3.13 için three thirteen demek, thirteen minutes past three demekten daha doğal.

Sabah mı akşam mı

İngilizce konuşmada 24 saatlik sistem pek yok. 18.00 için eighteen hundred askerî ya da resmî ortamlarda geçer. Bunun yerine six p.m. ya da six in the evening denir. A.m. gece yarısından öğlene, p.m. öğleden gece yarısına kadar olan saatler için.

Konuşurken günün bölümünü eklemek daha doğal: seven in the morning, three in the afternoon, eight in the evening, eleven at night. Dikkat edersen ilk üçünde in, sonuncuda at var. Bu, zaman edatlarında sabit kalıp olarak öğrenilen bir ayrım.

Saatle birlikte at

Bir şeyin saatini söylerken at kullanırsın: The lesson starts at half past four. Let’s meet at seven. I usually have lunch at noon. “Civarında” demek için around ya da about gelir: I’ll be there around six.

Sık yapılan hatalar

Yanlış Doğru Neden
It’s three and half. It’s half past three. “Üç buçuk” yapısı yok
It’s fifteen past four. It’s a quarter past four. 15 için quarter doğal
The film starts in 8 p.m. The film starts at 8 p.m. Saatle at gelir
It’s 5 o’clock p.m. It’s 5 p.m. O’clock ile p.m. birlikte olmaz
What time is it now? What time is it? Now fazlalık

Kısa alıştırma

Aşağıdaki saatleri hem dijital hem past/to yöntemiyle söyle:

  1. 6.15
  2. 9.40
  3. 11.30
  4. 2.55
  5. 8.20

Cevaplar: 1. six fifteen / a quarter past six. 2. nine forty / twenty to ten. 3. eleven thirty / half past eleven. 4. two fifty-five / five to three. 5. eight twenty / twenty past eight.

Şimdi bir adım ileri git ve cümle kur: I get up at a quarter to seven. My school starts at eight fifteen. Kendi gününü beş cümleyle anlat, saatleri bu sefer farklı yöntemle söylemeyi dene.

Günlük hayatta pekiştirmek

Saat söylemek çok çabuk otomatikleşen bir konu, yeter ki her gün kullan. Telefona her baktığında saati içinden İngilizce söyle. Bir hafta sonra past ve to yöntemi düşünmeden gelmeye başlar. Sayıları söylerken hâlâ duraksıyorsan İngilizcede sayılar ve tarih okuma yazısı iyi bir tamamlayıcı. Thirty ile thirteen gibi sesleri karıştırıyorsan İngilizce telaffuz nasıl geliştirilir rehberine de bakabilirsin.

Online derslerde bu tür günlük kalıpları sadece kuralıyla geçmiyoruz, rol yaparak çalışıyoruz: bir randevu ayarlıyor, bir tren saatini soruyor, bir planı değiştiriyoruz. Nerede takıldığını birlikte görmek istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin. Paketlere ana sayfadan ulaşabilirsin.

Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme

Seviyene birlikte bakalım, hedefini konuşalım ve sana uygun planı çıkaralım. WhatsApp'tan bir mesaj yeterli; aramayı tercih edersen telefonla da ulaşabilirsin.

Google'da yorum bırak · ders aldıysan iki cümle yeter.

Sık sorulanlar

Half past two ile two thirty aynı şey mi?

Evet, ikisi de 2.30’u anlatıyor. Half past two daha geleneksel, two thirty ise dijital okuma tarzı ve her yerde anlaşılıyor. Konuşurken ikisini de rahatça kullanabilirsin.

Quarter için neden a quarter deniyor?

Quarter çeyrek demek, yani saatin dörtte biri olan 15 dakika. Önüne çoğunlukla a gelir: a quarter past six, a quarter to six. Hızlı konuşmada a düşürülüp quarter past six dendiği de olur.

Öğlen 12’yi ve gece 12’yi nasıl söylerim?

Öğlen için noon ya da midday, gece yarısı için midnight kullanılır. 12 a.m. ve 12 p.m. kolay karıştığı için bu iki kelime daha güvenli. Twelve o’clock da doğru ama öğle mi gece mi olduğu bağlamdan anlaşılmalı.

Past mı after mı demeliyim?

İngiliz kullanımında past, Amerikan kullanımında after da yaygın: ten past five ya da ten after five. To yerine Amerikan konuşmasında of da duyabilirsin: ten of five. İkisi de anlaşılır, birini seçip tutarlı kal.

Dil bilgisi: diğer yazılar

Samet Teacher, Aniba Digital altyapısını kullanmaktadır.