İngilizce tartışmaya katılmak: fikrini savun, karşı görüşe cevap ver
Yayın: · Güncelleme:
Toplantıda bir arkadaşın İngilizce bir öneri sunuyor ve sen katılmıyorsun. Aklında cümle hazır: Hayır, bence olmaz. İngilizcesi ise bir türlü gelmiyor. Gelen şey ya çok sert ya da çok belirsiz. Tartışmaya katılmak için çok kelimeye gerek yok, yalnızca birkaç sağlam iskeletin olması yetiyor.
Fikri üç parçada söyle
Tartışmada uzun konuşmak zorunda değilsin. Önce görüşünü söyle, sonra tek bir neden ver, sonra bir örnek ekle.
Görüş: I think working from home is better for most people. Neden: You save time on the road. Örnek: I used to spend two hours a day on the bus, and now I use that time to study.
Üç kısa cümle bir paragraf kadar iş görüyor. Hepsi basit zaman, hepsi tanıdık kelime. Bu iskeleti ezberlediğinde herhangi bir konuya uygulayabilirsin: In my opinion… because… for example…
Görüş bildirmek için dört başlangıç
I think… en yaygını, her ortamda kullanılır. In my view… biraz daha resmî. As far as I’m concerned… kişisel bir tavrı vurgular. I’d say that… yumuşak ve çekingen bir tona sahip. Hepsini her konuşmada kullanma, ikisini seç ve onları iyice oturt.
Katılmak ve katılmamak
Katılırken: Exactly, I agree with that. / You’re right about…. Kısmen katılırken: I partly agree, but…. Katılmadığında kibar kalıplar daha çok işe yarıyor: I see what you mean, but I’m not sure that’s true. / I understand your point, however I think the situation is different.
Dikkat: I’m not agree demek yanlış, doğrusu I don’t agree ya da I disagree. Türkçede katılmıyorum denince fiil olumsuz oluyor, İngilizcede yardımcı fiil olumsuz oluyor.
Aşağıdaki küçük diyalogu iki farklı rolle sesli oku:
A: I think students should wear uniforms. B: I see your point, but I’m not sure it solves anything. Many students feel they can’t express themselves. A: That’s true, however uniforms make everyone look equal. B: Maybe, but equal doesn’t mean happy. What if we had a dress code instead?
Karşı görüşe cevap vermek
Bu, tartışmanın en zor kısmı çünkü hazırlık yapamazsın. Üç adımlık basit bir yol var. Önce duyduğunu kısaca tekrar et: So you’re saying that…. Sonra kabul edebileceğin kısmı söyle: That’s fair. Sonra kendi noktana dön: What I’d add is…. Bu sıra hem karşındakine saygı gösteriyor hem de sana düşünmek için birkaç saniye veriyor.
Kelime bulamayınca
Aklına doğru kelime gelmiyorsa konuşmayı bırakma. Let me think, What I mean is, How can I put it, It’s like… kalıpları vakit kazandırıyor. Kelimeyi bulamazsan çevresinden anlat: the thing you use to cut paper, yani scissors. Bu beceriye anlatma stratejisi diyoruz ve tartışmada çok işe yarıyor.
Sık yapılan hatalar
Çok uzun cümle kurmak ilk sorun. Kısa bitirip yeni cümleye geç. İkincisi her cümleye I think koymak, bir iki kez yeter. Üçüncüsü ses tonu: tartışmada sert söylenen kibar bir cümle bile kaba duyulur. Bu yüzden but ve however’dan önce kısa bir duraklama ve yumuşak bir yüz ifadesi fark yaratıyor.
Bir haftalık pratik
Pazartesi bir konu seç, mesela ders çalışırken müzik dinlemek. Salıda üç parçalı fikrini yaz ve sesli oku. Çarşamba aynı konunun karşı tarafını yaz, yani kendine itiraz et. Perşembe iki görüşü sesli kaydet, sanki iki kişi konuşuyor. Cuma kaydı dinle ve takıldığın yerleri işaretle. Hafta sonu en çok takıldığın yeri bir cümle olarak düzelt. Özet çıkarma becerisini de geliştirmek istersen İngilizce okuduğunu özetlemek yazısı ve sesli okuma için İngilizce sesli okuma yazısı bu pratiği destekliyor.
Derste nasıl çalışıyoruz?
Tartışma pratiğinin en iyisi karşında biri olduğunda yapılıyor. Derste ben karşı görüşü üstleniyorum, sen fikrini savunuyorsun, takıldığın yerde duruyoruz ve cümleyi birlikte düzeltiyoruz. Konuyu sen seçiyorsun: iş, okul, gündelik hayat. 2000 saati aşan online dersin içinde bunun ne kadar işe yaradığını sık görüyorum.
Her ders 60 dakika. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede seviyene bakıp hedefini konuşuyoruz. Genel çerçeve için online İngilizce özel ders sayfasına, güncel paketler için ana sayfaya göz at. WhatsApp’tan yaz ya da ara.
