İngilizce vücut bölümleri: ağrını nasıl anlatırsın?
Yayın:
Yurt dışında bir gün diş ağrın başlıyor ve eczanede kelimeyi bulamıyorsun. "Dişim ağrıyor" diyeceksin ama aklına gelen yalnızca "pain". Bu yazıda önce vücut bölümlerini, sonra ağrıyı anlatmanın üç farklı yolunu topladım.
Baştan aşağıya kelimeler
Baş ve yüz: head (baş), face (yüz), eye (göz), ear (kulak), nose (burun), mouth (ağız), tooth / teeth (diş / dişler), neck (boyun), throat (boğaz).
Gövde: chest (göğüs), back (sırt), shoulder (omuz), stomach (mide, karın), waist (bel).
Kol ve el: arm (kol), elbow (dirsek), wrist (bilek), hand (el), finger (parmak).
Bacak ve ayak: leg (bacak), knee (diz), ankle (ayak bileği), foot / feet (ayak / ayaklar), toe (ayak parmağı).
İki düzensiz çoğula dikkat: tooth, teeth ve foot, feet. Ayrıca back hem sırt hem bel bölgesi için kullanılıyor; bel ağrısı derken lower back pain dersin.
Ağrıyı anlatmanın üç yolu
Birinci yol: hurt fiili. My head hurts. My legs hurt. Fiili çoğul isme göre çekmeyi unutma: My eyes hurt.
İkinci yol: have a + ağrı kelimesi. I have a headache. I have a toothache. I have a stomachache. I have a backache. Kelime bir isim, o yüzden a geliyor.
Üçüncü yol: have a pain in my + bölge. I have a pain in my chest. I have a sharp pain in my right knee. Ağrı kelimesi olmayan organlar için işe yarar.
Sore sıfatı da çok kullanılır ve kas ağrısını anlatır: I have a sore throat. (boğaz ağrım var) My legs are sore after the run.
Ağrının niteliği
Doktor "nasıl bir ağrı?" diye soracak. İşte kelimeler.
It's a sharp pain. Keskin, batan. It's a dull ache. Künt, sürekli. It's throbbing. Zonklayan. It comes and goes. Gelip gidiyor. It's getting worse. Kötüleşiyor.
Süre için: It started yesterday. I've had it for three days. Şiddet için 1'den 10'a kadar bir puan sorabilirler: On a scale of 1 to 10, it's about 6.
Doktorda diyalog
D: What seems to be the problem? P: I have a pain in my lower back. D: How long have you had it? P: About a week. It's worse when I sit for a long time. D: Does it hurt when you bend? P: Yes, a little. D: Any other symptoms? P: No fever, but I feel tired. D: Let me take a look.
What seems to be the problem? doktorların açılış cümlesi. Any other symptoms? "başka belirti var mı?" Take a look bakmak demek.
Eczanede
Do you have something for a headache? Baş ağrısı için bir şeyiniz var mı? How many times a day should I take it? Günde kaç kez almalıyım? Is it safe to take with other medicine? Başka ilaçla birlikte almak güvenli mi?
Allerji ya da özel durum varsa baştan söyle: I'm allergic to penicillin. (Penisiline alerjim var.)
Sık yapılan hatalar
My head is hurting ya da my head hurts yerine I have pain head diyenler çok. Türkçeyi birebir çevirmek burada işe yaramıyor. I have a headache ya da my head hurts yeter.
Ache kelimesi eyk gibi okunuyor, ache ve ake aynı ses. Stomachache ise stomak-eyk diye okunuyor.
Kendini dene
Aşağıdaki cümleleri tamamla:
- My ______ hurt. (gözler)
- I have a ______ . (diş ağrısı)
- I have a sharp pain in my ______ . (sağ diz)
- She has a sore ______ . (boğaz)
Cevaplar: eyes, toothache, right knee, throat.
Ezberlemeden yerleştirmek
Listeyi bir kerede ezberlemeye çalışma. Her gün bir bölge seç: pazartesi baş ve yüz, salı kol ve el. Aynada ya da telefonda o bölgeye dokunup sesli söyle: This is my wrist. Ağrıyan bir yer varsa onu cümleye çevir: My shoulder hurts when I lift my arm. Kelimenin bedenle birlikte aklına yazılması, kâğıt listeden çok daha kalıcı oluyor.
Gündelik konuşma için
Vücut kelimeleri tek başına ezberlenmez, konuşmada kullanınca yerleşir. En çok kullanılan İngilizce kelimeler ve günlük konuşmada sıfatlar yazıları ağrıyı anlatırken sıfat bulmana da yarar.
Seyahat ya da iş için sağlık İngilizcesi lazımsa 20 dakikalık ücretsiz ön görüşmede ihtiyacını konuşabiliriz. Dersler online ve birebir. WhatsApp'tan yaz ya da ara.
