Make ve do farkı: kuraldan çok eşleşme meselesi

Yayın:

Dil bilgisi: Samet Teacher İngilizce öğrenme rehberi

Türkçede tek bir fiilimiz var: yapmak. Yemek yapmak, ödev yapmak, hata yapmak, spor yapmak, plan yapmak. İngilizcede ise bu tek fiil ikiye bölünüyor: make ve do. Ve hangisinin kullanılacağı çoğu zaman Türkçe düşünerek tahmin edilemiyor. Bu yüzden make ve do farkı, her seviyede İngilizce öğrenenlerin en uzun süre taşıdığı hatalardan birine yol açıyor.

Bu rehberde önce genel eğilimi, sonra asıl önemli olan şeyi anlatacağım: bu iki fiilin aslında bir kural meselesi değil, bir eşleşme meselesi olduğunu. İngilizcede buna collocation deniyor.

Genel eğilim: üretmek ve yerine getirmek

Kabaca şöyle bir ayrım var:

Make: Ortaya daha önce olmayan bir şey çıkarmak, üretmek, oluşturmak.

  • make a cake (kek yapmak)
  • make a list (liste yapmak)
  • make a plan (plan yapmak)
  • make coffee (kahve yapmak)

Do: Bir işi, görevi ya da etkinliği yerine getirmek. Sonunda somut yeni bir ürün olmayabilir.

  • do homework (ödev yapmak)
  • do the dishes (bulaşık yıkamak)
  • do exercise (egzersiz yapmak)
  • do your best (elinden geleni yapmak)

Bu ayrım bir başlangıç noktası olarak işe yarar. Ama birkaç örnek sonra şöyle bir soru ortaya çıkar: make a mistake’te ne üretiyoruz? Make a decision’da gerçekten bir şey mi oluşturuyoruz? İşte burada kural zorlanmaya başlıyor.

Asıl mesele: collocation

Collocation, bazı kelimelerin başka kelimelerle doğal olarak yan yana gelmesi demek. Bir anadili İngilizce olan kişi do a mistake dediğinde kulağına bir şey tuhaf gelir; grammar kuralını bildiği için değil, bu ikilinin hiç yan yana gelmediğini duyduğu için.

Türkçeden bir örnek vereyim: “ağır yağmur” deriz ama “ağır güneş” demeyiz. “Şiddetli yağmur” da deriz. Bunun mantıklı bir kuralı yok, dilin kullanımında böyle yerleşmiş. Make ve do da büyük ölçüde böyle çalışıyor.

Bu yüzden en verimli yöntem şu: make ve do’yu tek başına öğrenmek yerine yanındaki kelimeyle birlikte, tek bir parça gibi öğrenmek.

En sık kullanılan make kalıpları

Kalıp Türkçesi Örnek
make a mistake hata yapmak Everyone makes mistakes when learning a language.
make a decision karar vermek I need to make a decision by Friday.
make a phone call telefon etmek Can I make a quick phone call?
make a noise ses çıkarmak Please don’t make a noise, the baby is sleeping.
make an effort çaba göstermek She made an effort to speak only English in class.
make money para kazanmak He makes money by selling handmade bags.
make friends arkadaş edinmek It’s easy to make friends at summer camp.
make progress ilerleme kaydetmek You’re making good progress with your pronunciation.
make an excuse bahane uydurmak Stop making excuses and start studying.

En sık kullanılan do kalıpları

Kalıp Türkçesi Örnek
do homework ödev yapmak I do my homework right after school.
do the shopping alışveriş yapmak My dad usually does the shopping on Saturdays.
do the washing çamaşır yıkamak Who does the washing in your house?
do a favour iyilik yapmak Could you do me a favour?
do business iş yapmak They do business with companies in Germany.
do research araştırma yapmak She’s doing research on climate change.
do well / badly iyi / kötü gitmek He did well in the exam.
do damage zarar vermek The storm did a lot of damage to the roof.

Dikkat edersen ev işleri ve görevler büyük ölçüde do ile, konuşma ve iletişimle ilgili eylemler (make a call, make a suggestion, make a complaint) çoğunlukla make ile gidiyor. Bu da bir eğilim; mutlak kural değil.

Sık yapılan hatalar

Yanlış: I did a mistake in the test. Doğru: I made a mistake in the test.

Yanlış: Can you make me a favour? Doğru: Can you do me a favour?

Yanlış: I have to make my homework tonight. Doğru: I have to do my homework tonight.

Yanlış: We did a lot of noise at the party. Doğru: We made a lot of noise at the party.

Bu dört hatanın dördü de Türkçedeki “yapmak” fiilinin doğrudan çevrilmesinden kaynaklanıyor. İlginç olan şu: aynı kişi bu hataları yıllarca tekrar edebiliyor, çünkü cümle anlaşılır oluyor ve kimse düzeltmiyor. Derslerimde bu tür hataları kişisel bir listeye yazıyoruz ki tekrar etmesin.

Collocation öğrenmenin pratik yolu

  1. İkili hâlinde yaz. Defterine mistake değil, make a mistake yaz.
  2. Kendi cümleni kur. Her kalıpla hayatından bir cümle: I made a big decision last year.
  3. Sesli söyle. Kulağın doğru ikiliye alıştıkça yanlışı duyduğunda rahatsız olmaya başlar.
  4. Benzer kelimelere de bak. Collocation sadece make ve do ile sınırlı değil. Say, tell, speak ve talk farkı da büyük ölçüde aynı mantıkla çalışıyor; much, many ve a lot of kullanımında da kelimenin yanına ne geldiği belirleyici.

Kendini test et

Boşluklara make ya da do fiilinin uygun hâlini yaz:

  1. Could you ___ me a favour and close the door?
  2. I ___ a terrible mistake yesterday.
  3. She always ___ her best in every lesson.
  4. We need to ___ a plan for the weekend.
  5. Have you ___ the dishes yet?
  6. Please don’t ___ so much noise.
  7. He ___ a lot of money from his online shop.
  8. I ___ some research before buying my new phone.

Cevaplar: 1. do 2. made 3. does 4. make 5. done 6. make 7. makes 8. did

Sekizden altı ve üzeri yaptıysan temel kalıplar yerinde. Daha az yaptıysan bu hafta tablolardaki kalıplardan beşini seçip her gün birer cümlede kullanmayı dene.

Son söz

Make ve do farkını tek bir kuralla çözmeye çalışmak yorucu ve sonuçsuz olabilir. Kalıpları eşleşme olarak görmeye başladığında iş kolaylaşıyor: mistake dendiğinde aklına kendiliğinden make geliyor. Bu tür kalıpları konuşmanın içinde çalışmak istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede seviyene birlikte bakabiliriz. WhatsApp’tan yazman ya da araman yeterli; online derslerin genel çerçevesi için Türkiye geneli online İngilizce özel ders sayfasına da göz atabilirsin.

Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme

Seviyene birlikte bakalım, hedefini konuşalım ve sana uygun planı çıkaralım. WhatsApp'tan bir mesaj yeterli; aramayı tercih edersen telefonla da ulaşabilirsin.

Google'da yorum bırak · ders aldıysan iki cümle yeter.

Sık sorulanlar

Make ve do arasındaki temel fark nedir?

Genel eğilim şöyle: make daha çok ortaya yeni bir şey çıkarmayı, üretmeyi anlatır (make a cake, make a plan). Do ise bir işi, görevi ya da etkinliği yerine getirmeyi anlatır (do homework, do the dishes). Ama birçok kalıp bu eğilime uymaz ve ezberlenmesi gerekir.

Make a mistake mı do a mistake mı?

Doğrusu make a mistake. Türkçede “hata yapmak” dediğimiz için do yazmak çok cazip gelir ama İngilizcede bu kelime make ile eşleşir. Aynı şekilde make a decision, make a noise ve make an effort de make ile kullanılır.

Make ve do ile ilgili kalıpları nasıl akılda tutabilirim?

Tek tek kelime yerine hazır ikililer hâlinde öğren: make a phone call, do the shopping gibi. Bunları iki sütunlu bir listeye yaz, her birini kendi hayatından bir cümlede kullan. Birkaç hafta düzenli tekrar, çoğu kalıbı otomatik hâle getirir.

Do fiili yardımcı fiil olarak kullanıldığında da bu kurallar geçerli mi?

Hayır, bu ayrı bir konu. Do yardımcı fiil olarak soru ve olumsuz cümle kurmaya yarar: Do you like tea? I don’t know. Bu sayfadaki make ve do farkı, iki fiilin asıl fiil olarak “yapmak” anlamında kullanıldığı durumlarla ilgili.

Dil bilgisi: diğer yazılar

Samet Teacher, Aniba Digital altyapısını kullanmaktadır.