Çankaya konuşma İngilizcesi: iki dakikada kendini ve işini anlatmak
Birisi sana İngilizce soruyor: “So, what do you do?” Altı kelimelik bir cümle ve senin cevabın içinde yirmi tane fikir var. Hangisinden başlayacağını bilemiyorsun, cümle uzuyor, sonunda “I work in... office” diyerek bitiriyorsun. Çankaya konuşma İngilizcesi derslerinde en çok çalıştığım şeylerden biri bu: kendini ve işini iki dakikada derli toplu anlatabilmek.
Ben Samet. Online İngilizce öğretmeniyim, dersleri yalnızca görüntülü görüşmeyle veriyorum. Ankara’nın merkez ilçelerinden birinde çalışıyor ya da yaşıyorsan gün içinde zaten yabancı misafir, e-posta ya da toplantıyla karşılaşma ihtimalin yüksek.
İki dakikalık anlatımın üç bölümü
Doğaçlama konuşma korkutucu, ama küçük bir iskelet olunca kolaylaşıyor. Benim kullandığım iskelet şöyle:
Önce kısa bir tanıtım: I work as a project coordinator at a public institution. Sonra bugünlerde ne yaptığın: At the moment, I’m working on a new training programme for our staff. En sonunda ilginç bir ayrıntı ya da bir ihtiyaç: What I enjoy most is meeting people from different departments.
Üç cümle, yaklaşık yirmi saniye. Bunu üç farklı konuya (işin, hobin, memleketin) uyguladığında iki dakikanın dolduğunu fark ediyorsun. İskeleti bir kez kurduktan sonra her yeni durum için aynısını kullanıyorsun.
Soru gelince nasıl cevap verilir
Konuşmada asıl zorlayan kısım cevabını bitirdikten sonra gelen soru. Dört kurtarıcı kalıp:
- That’s a good question. Let me think for a second. (İyi bir soru, bir saniye düşüneyim.)
- If I understand correctly, you’re asking about... (Doğru anladıysam, ... soruyorsun.)
- I’m not sure, but I think... (Emin değilim ama bence...)
- Could you give me an example? (Bir örnek verebilir misin?)
İlk iki kalıp sana düşünme zamanı kazandırıyor. Üçüncüsü bilmediğin bir konuda dürüst kalmanı sağlıyor. Dördüncüsü de karşındaki soruyu açtıkça seni rahatlatıyor. Bunları yalnızca okumak yetmiyor; dersteki rol oyununda ben sürpriz sorular soruyorum, sen bu kalıplarla yanıt veriyorsun.
Küçük bir hata ayıklama
Şu iki cümleye bak.
I am working here since 2019. I have worked in this department for three years.
Birincisinde since ile present continuous birlikte kullanılmış; Türkçede “2019’dan beri çalışıyorum” dediğimiz için kulağa doğal geliyor ama İngilizce bunu present perfect ile söylüyor: I have worked here since 2019. İkinci cümle doğru. Bu fark gündelik konuşmada da sık çıkıyor, İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum başlıklı yazıda benzer tuzakları anlattım.
Derslerin akışı
Her ders 60 dakika. İlk on dakika serbest sohbet: haftanda ne oldu, kaç yeni kelime duydun. Sonraki yirmi dakikada o haftanın konusuna geçiyoruz, örneğin kendini tanıtma, bir sorunu anlatma, bir öneriyi savunma. Son yirmi dakikada rol oyunu yapıyoruz. Sonra geriye kalan beş on dakikada hatalarını birlikte gözden geçiriyoruz. İstersen konuşmanın bir bölümünü kaydedip dinliyoruz.
Birebir derste tempoyu sen belirliyorsun. İş yoğunsa daha hafif, önünde bir sunum varsa o haftayı tamamen ona ayırıyoruz. Ankara genelinde konuşma dersine bakmak istersen Ankara konuşma İngilizcesi sayfası da var. Paketlerde haftalık küçük görevler, kısa geri bildirim ve ara değerlendirme bulunuyor, güncel hâli ana sayfada.
İlk adım
Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede hangi durumlarda İngilizce konuşman gerektiğini anlatıyorsun, ben de kısa bir sohbetle seviyeni görüyorum. İstersen IELTS gibi sınavlarda konuşma bölümünün nasıl göründüğünü de o görüşmede konuşuruz. WhatsApp’tan yazman ya da araman yeterli.
