Beyoğlu konuşma İngilizcesi: sohbeti tek cümlede bitirmemek
Galata yokuşunda biri durup soruyor: Is this the way to the tower? Sen Yes, straight diyorsun, o Thanks! diyor ve konuşma bitiyor. Aslında kuleyi, yakındaki kafeyi, kalabalığı anlatabilirdin.
Ben Samet Emin Akarçay, yani Samet Teacher. Dersleri yalnızca online veriyorum ve 2000 saatin üzerinde online ders verdim. Beyoğlu’ndan bağlanan biri için bunun anlamı basit: işten sonra bir yere yetişmeye gerek yok, evden ya da sessiz bir molada bağlanıyorsun.
Beyoğlu’nda İngilizce
İstiklal, Galata ve çevresi yıl boyu yabancı ziyaretçi alıyor. Bir kafede, galeride, otelde ya da mağazada çalışıyorsan günde onlarca kez İngilizceyle karşılaşıyorsun. Karşılaşmak başka, sohbeti taşımak başka. İkincisi çalışılır bir beceri.
Tepki cümleleri
Anadili İngilizce olanlar karşısındakini dinlerken sürekli küçük tepkiler verir. Sen susarsan karşı taraf ilgisizlik sanabilir. Birkaç kalıp bile sohbeti canlı tutar.
Şaşkınlık için: Really? I had no idea. Gerçekten mi? Haberim yoktu. Samimi ortamda No way! da olur.
Anladığını göstermek için: That makes sense. Mantıklı. I see what you mean. Ne demek istediğini anlıyorum.
Sohbeti uzatmak için: And then what happened? Sonra ne oldu? How did you find it? Nasıl buldun, beğendin mi?
Sonuncuda tuzak var. Türkçe düşünürsen “onu nasıl buldun” diye çevirirsin, oysa burada anlam “beğendin mi”dir.
Bir cevap, iki ekleme
Derslerde sık yaptığımız alıştırma: soruya cevap veriyorsun, sonra bir bilgi, sonra bir soru ekliyorsun.
Soru: Do you like working here?
Kısa cevap: Yes.
Genişletilmiş: Yes, I do. The customers are from everywhere, so every day is different. Have you been to Istanbul before?
Üç cümle, hâlâ basit kelimeler. Bu alıştırmayı evde ayna karşısında kendine sorarak yap, üç günde fark ettiğin şey cevabı uzatmanın zor olmadığı.
Çalışanlar için dükkân kalıpları
Müşteriyle konuşan biri için iki üç kalıp çok işe yarar. Can I help you with anything? Yardımcı olabilir miyim? It’s about a ten-minute walk from here. Buradan yaklaşık on dakikalık yürüyüş. Let me check that for you. Hemen bakıyorum. Bunları telefonuna not alıp işte bir hafta kullanmayı dene.
Turistle mini diyalog
Bir turist mağazaya girdi ve bir hediyelik eşya soruyor. Gerçek bir konuşmada akış kabaca şöyle gidiyor.
Turist: Hi, do you have something small I can take home? Sen: Sure. Is it for a friend or for yourself? Turist: For my sister. Sen: Then these ceramic plates are popular. They’re handmade, and they fit in a suitcase easily.
Burada üç şeye dikkat et. Önce kısa bir onay (Sure), sonra bir soru (friend or yourself?), en sonda bilgiyle önerin var. Türkçe düşünerek kurduğunda çoğu kişi doğrudan fiyatı söyleyip konuyu kapatıyor. Soru sorarak karşı tarafı konuşturmak hem satışı hem sohbeti uzatıyor.
Bu diyalogu bir hafta boyunca kendi işinin ürünleriyle değiştirerek yaz. Kafede çalışıyorsan kahveyi, otelde çalışıyorsan odayı koy.
Başlamak için
Seviyene göre ilerliyoruz. Takıldığın yer kelime bulmaksa konuşurken kelime bulamamak yazısı yardımcı olur. Beyoğlu için genel İngilizce özel ders sayfası da var, güncel paketler ana sayfada. İstersen WhatsApp’tan bir mesaj bırak: ücretsiz ön görüşmede tanışalım, hedefini ve haftadaki boş saatlerini konuşalım.
