Sultanbeyli LGS İngilizce: diyalog sorularında kalıpla düşünmek
“Ben İngilizceyi en son çalışırım, zaten en kolay ders o.” 8. sınıftaki çocukların ve bazen velilerin en sık kurduğu cümlelerden biri bu. Kısmen doğru da: LGS’de yabancı dil testi 10 soru, metinler kısa, kelimeler çoğunlukla tanıdık. Ama “kolay” olan ders, çalışılmayınca bir anda pahalı bir derse dönüşebiliyor. Sultanbeyli LGS İngilizce hazırlığında konuştuğum ilk şey bu: kolay dersi kolay kalması için düzenli çalışmak.
Sultanbeyli’de 8. sınıf haftası ve online ders
İstanbul’un kalabalık ilçelerinden birinde 8. sınıfa giden bir öğrencinin günü genelde okul, ardından deneme çözümü, matematik ve fen tekrarı ile geçiyor. İngilizce çoğu zaman en sona, yorgun bir saate kalıyor. Online ders bu noktada işe yarıyor: yol yok, ders bittiği anda çocuk kendi odasında ve defteri önünde. Ben derslerimi Sındırgı’dan veriyorum; bağlantı WhatsApp’tan gelir, ders 60 dakika sürer. LGS’nin kapsamı her yerde aynı olduğu için planı belirleyen şey ilçe değil, öğrencinin hangi soru tipinde takıldığı.
Diyalog tamamlama: kelimeyi değil, cümlenin işini bul
Bu soru tipinde çocuklar sık sık boşluğa “anlamı güzel duran” bir cümle koyuyor. Oysa ilk sorulması gereken şu: önceki cümle bana ne yaptı? Soru mu sordu, teklif mi etti, teşekkür mü etti? Karşılığı da aynı türden olmalı.
Beş temel çift:
- Teklif: Would you like some tea? Karşılık: Yes, please. ya da No, thanks.
- Öneri: Why don’t we go to the museum? Karşılık: That sounds great!
- İzin: Can I borrow your pen? Karşılık: Sure, here you are.
- Özür: I’m sorry I’m late. Karşılık: That’s OK. Don’t worry.
- Fikir sorma: What do you think about this film? Karşılık: I think it’s boring.
Çocuğa şu alıştırmayı veriyorum: her çiftin birinci yarısını kâğıda yaz, ikinci yarısını kapat, karşılığı kendin üret. Sonra kapağı aç. Kendi ürettiği cümle şıklardan birine çok yakın çıkıyor; şıkları okurken “bu bana güzel duruyor” diye seçmek yerine “bu cevabın türü doğru mu” diye kontrol ediyor.
Yaygın tuzak: soru “Would you like…?” ise cevap “Yes, I like.” değil, “Yes, please.” olur. Bu iki cümle Türkçede aynı görünse de İngilizce mantığı farklı. Bu tür ayrımları LGS İngilizce soru çözme teknikleri yazısında ayrıca ele aldım.
Hangi eksikler LGS’de net kaybettiriyor?
Deneme kâğıtlarına bakınca yanlışlar genelde üç yerde toplanıyor:
- Kelime bilinmiyor. Sorunun kökünde ya da şıkta bir sözcük anlaşılmayınca çocuk tahmine gidiyor.
- Soru kökü yanlış okunuyor. “NOT” ya da “EXCEPT” gözden kaçıyor.
- Metindeki ipucu bulunmuyor. Çocuk şıkka bakıp metne dönmeden karar veriyor.
Derste her yanlış için bir etiket koyuyoruz: K (kelime), O (okuma), A (acele). Üç hafta sonra hangi harfin öne çıktığı görülüyor ve çalışmayı ona göre yönlendiriyoruz. Yalnızca soru çözüp bırakmanın yerine, her yanlışın nedenine bakmak ilerlemeyi hızlandırıyor.
Ders nasıl ilerliyor?
Sultanbeyli’deki bir 8. sınıf öğrencisi için tipik hafta iki ders olabilir; ama bu kişiden kişiye değişiyor. Bir ders yaklaşık şöyle akıyor:
- Geçen haftanın kelime ve kalıplarına hızlı bakış.
- O haftanın soru tipi: diyalog, ilan ya da tablo, kısa metin.
- Birlikte çözülen birkaç soru; ben sadece ipucu veriyorum, düşünme sırası çocukta.
- Yanlışların etiketlenmesi ve haftalık kısa görev.
Paketler ana sayfada, güncel paketlere buradan bakabilirsin. Kısa ödevler ve haftalık bir durum notu paketlerin bir parçası; veliye çocuğun ne yaptığını açıkça yazıyorum.
Kelimeleri nasıl çalışmalı?
Liste ezberi çocukları ikinci haftada yoruyor. Onun yerine üç şey öneriyorum: kelimeyi cümle içinde yaz (borrow a book, lend money), her gün sadece 8-10 yeni kelime al, iki gün sonra tekrar et. Kartın bir yüzüne Türkçe, diğer yüzüne İngilizce cümle yazan çocuk, sınıfta okuduğu metinde o kelimeyle karşılaştığında tanıyor.
Başlamak için
Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede çocuğa birkaç kısa soru soruyorum, takıldığı yeri görüyoruz ve LGS’ye kalan süreye göre bir plan çıkarıyoruz. Veli olarak sen de yanımızda olabilirsin. WhatsApp’tan yazman ya da telefon butonuyla aramak yeterli. Genel bilgi için ana sayfaya da göz atabilirsin.
