Cat, bed, cut: Türkçe konuşanların karıştırdığı üç sesli
Yayın:
Cat. Bed. Cut. Yan yana okuyunca üçü aynı kelimenin farklı yazılışı gibi geliyor. Çoğumuz cat’i “ket”, bed’i “bet”, cut’u “kat” diye okuyoruz ve ilk ikisi arasındaki farkı neredeyse hiç duymuyoruz. Oysa bu üç kelimede üç ayrı sesli var ve İngilizce konuşan biri bunları rahatça ayırıyor.
Üç sesin yeri
Sesli harfleri ağzın açıklığıyla düşünmek işi kolaylaştırır. Elini çenenin altına koy ve üç kelimeyi sırayla söyle.
Cat’te /æ/ sesi var. Çene en çok burada iner, ağız geniş açılır, dil alçalır. Türkçedeki a ile e arasında bir yerde. Bed’de /e/ sesi var. Çene biraz kapanır, Türkçedeki e’ye daha yakın. Cut’ta /ʌ/ sesi var. Ağız yarı açık, dil gevşek ve ortada, ses kısa ve “a” gibi ama daha geride. Türkçedeki “a” kadar açık ağızla söylemezsin.
Çene cat’te en aşağıda olmalı, cut’ta biraz yukarıda, bed’de daha da yukarıda. Üç kelimede elin aynı yerde kalıyorsa sesleri hâlâ aynı yerden çıkarıyorsun demektir.
Çiftlerle kulak eğitimi
Aşağıdaki kelime gruplarını sesli oku. Her satırda üç kelime var: ilki /æ/, ikincisi /e/, üçüncüsü /ʌ/.
| /æ/ | /e/ | /ʌ/ |
|---|---|---|
| bad | bed | bud |
| pan | pen | pun |
| bat | bet | but |
| bag | beg | bug |
| ham | hem | hum |
Satırların hepsi aynı kalıp. Bu yüzden önce her satırı üç kez oku, ardından arkadaşından rastgele sırayla okumasını iste. Hangi kelimeyi duyduğunu bulmaya çalış.
Cümle içinde dene
Çiftler çalışılmaya başladığında cümlelere geç:
- The cat sat on the mat. (Kedi paspasın üstüne oturdu.)
- I need a pen, not a pan. (Bana kalem lazım, tava değil.)
- He bet me ten pounds that he’d win.
- My bed is under a big window.
- She’s in a bad mood because of the rain.
- Cut the cake, please. (Pastayı kes lütfen.)
- Put the cup on the shelf. (Fincanı rafa koy.)
Cümleleri okurken telefonla kendini kaydet. Kendi sesini dışarıdan dinlemek, kulağın hangi iki kelimeyi aynı duyduğunu hemen gösterir.
Sık yapılan hatalar
Üç yaygın hata var. Birincisi, hem cat hem bed’i /e/ ile söylemek. İkincisi, cut’u “kat” gibi, yani çok açık ağızla söylemek, sonuçta cat ile karışır. Üçüncüsü ise but, cut, cup gibi kelimelerde u’yu Türkçedeki u gibi yuvarlak söylemek. İngilizcedeki /ʌ/ sesinde dudaklar gevşek ve düz kalır; sanki “ıh” ile “a” arasında kısa bir ses çıkarıyormuş gibi düşün.
Dördüncü bir hata daha var ve o biraz sinsi: tek başına doğru söylediğin kelimeyi cümle içinde yine eski alışkanlığa çevirmek. Bed kelimesini ayrı söylerken doğru çıkarıyorsun, ama I went to bed late derken cat’e kayıyor. Bunun çaresi çiftleri tek tek değil, hep kısa cümle içinde çalışmak.
Neden önemli, ne kadar önemli
Bu üç sesi mükemmel çıkarmadan da anlaşılırsın. Bağlam çoğu zaman kurtarır. Ama I’m so mad ile I’m so mud gibi garip bir cümle kurmak istemiyorsan, ya da telefonda ya da toplantıda karşındaki ilk seferde anlasın diyorsan bu ayrım zaman kazandırır. Aksan kalabilir, sorun değil; hedef yerliymiş gibi konuşmak değil, anlaşılır olmak.
Küçük bir egzersiz
Her gün iki dakika ayır. Önce bad-bed-bud satırını üç kez oku. Sonra telefonunun ses kaydını aç, aşağıdaki cümleyi oku ve kendini dinle:
A bad bud fell on my bed.
Üç sesi ayırabildiysen bir dahaki gün yeni satıra geç. Ayırt edemiyorsan aynı satırda bir gün daha kal.
Bu sesler yetmez, tek tek kelimelerin okunuşu da karışabiliyor. Bunun için okunuşu en çok karıştırılan kelimeler yazısına göz at. R sesinde de benzer bir zorluk var, İngilizce r sesi rehberinde anlattım.
Telaffuzu birebir çalışmak istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede kısa bir okuma yapıp hangi seslerde takıldığına birlikte bakıyoruz. WhatsApp’tan yazman ya da araman yeterli. Dersin işleyişi için online İngilizce özel ders sayfası var.
