Şarkıyla İngilizce öğrenmek: neyi verir, neyi vermez
Yayın: · Güncelleme:
Arabada, yürürken, evde bulaşık yıkarken İngilizce şarkı dinliyorsun ve sözlerin yarısını anlamıyorsun. Bunu bir fırsata çevirmek mümkün, yeter ki doğru yoldan yaklaş. Ben Samet Emin Akarçay. Derslerimde şarkıyı tam olarak bir mutfak malzemesi gibi kullanıyorum: tek başına yemek olmaz ama doğru yerde lezzet katıyor. Bu yazıda yöntemi, şarkı seçimini ve sınırlarını yazdım.
Şarkı kulağa ne öğretir
Konuşulan İngilizcede kelimeler yazıdaki gibi ayrı ayrı çıkmaz. "What do you want" bir sürü şarkıda "whaddya want" gibi duyulur. Şarkıda bu bağlantılar melodinin içinde tekrarlandığı için kulağa yerleşir. Aynı şarkıyı yirmi kez dinleyince hem sözü hem sesi bilirsin.
Bir deney öner. Sevdiğin yavaş bir şarkıyı aç, ilk kıtasını yaz. Yazamadığın yerlere boşluk bırak. Sonra sözleri bul ve boşlukları doldur. Çoğu insan bu denemede dörtte bir kadar yeri kaçırıyor ve kaçırdığı yerler hep aynı türden oluyor: kısaltılmış, bağlanmış ya da vurgusuz kelimeler. Bu bulgu senin dinleme zayıflığını gösteriyor.
Dört adımlı çalışma
Şarkıyı dört adımda çalışıyorum.
Birinci adımda sözlere bakmadan iki kez dinliyorsun. Ne anladığını bir kâğıda yazıyorsun, boşluk bırakmak serbest.
İkinci adımda sözleri açıp karşılaştırıyorsun. Kaçırdığın yerleri işaretliyorsun. Bilmediğin kelimeleri değil, duyamadığın kelimeleri işaretle. İkisi farklı sorun.
Üçüncü adımda bilmediğin kelimelere bakıyorsun. En fazla beş kelime seç. Fazlası ezberi bozar.
Dördüncü adımda şarkıyla birlikte söylüyorsun. Sesin kısık olsun, ritim tutmak yeter. Bu adım bağlı konuşma çalışması gibi işliyor.
Hangi şarkı, hangi seviye
Başlangıç seviyesinde tempo yavaş, sözler tekrarlı olsun. Ballad tarzı şarkılar iş görür. Orta seviyede biraz daha hızlı, anlatımı olan şarkılar seçilebilir: bir hikâye anlatan sözler kelime dağarcığına iyi geliyor. İleri seviyede rap ve hızlı pop denenebilir ama burada amaç her kelimeyi yakalamak değil, ritmi hissetmek.
Dikkat edilecek bir şey: şarkı sözü, günlük konuşmanın aynası değil. "I ain’t got no money" gibi bir satır şarkıda çok yaygın, ama gramer olarak çifte olumsuz ve standart değil. Sözün anlamını öğren, kendi cümlende "I don’t have any money" de.
Telaffuza etkisi
Şarkı telaffuz için iyi bir egzersiz, çünkü ritmi öğretiyor. İngilizce vurgu zamanlı bir dil: vurgulu heceler eşit aralıkla gelir, vurgusuz heceler sıkışır. Türkçe ise hece zamanlı bir dil. Bu fark yüzünden Türkçe konuşan biri İngilizce konuşurken ritim tutturamıyor. Şarkıda ritim zaten verilmiş olduğu için bu farkı hissetmen kolaylaşıyor.
Bunu anlamak için "I want to go home" cümlesini şarkı gibi söyle: I WANT to GO HOME. Vurgulu kelimeleri uzat, "to" kelimesini hızlı geç. Bu küçük deney konuşma ritmini değiştirebilir. Dinlemeni geliştirmek için ayrıca İngilizce dinlediğini anlamamak yazısına bakabilirsin.
Sınırları
Şarkı kelime dağarcığına iyi gelir ama kelimelerin bağlam çeşitliliğini sınırlar. Şarkıların çoğu aşk, ayrılık, özlem ve yolculuk üzerine. İş toplantısında ya da markette lazım olan kelimeler şarkıda çıkmıyor. Bu yüzden şarkıyı tek kaynak yapma.
Bir diğer sınır, şarkıda soru sormak ve cevap vermek yok. Konuşma, diyalogdur: sen söylersin, karşı taraf cevap verir. Şarkı bunu çalıştırmıyor. Diyalog çalışması için dizi ve altyazı daha iyi bir araç; bunu altyazı kullanımı yazısında anlattım.
Derste şarkıyı nasıl kullanıyorum
İstersen bir dersin ilk on dakikasını şarkıya ayırabiliriz. Sen bir şarkı seçersin, birlikte dinleriz, bilmediğin yerleri konuşuruz. Bu hem ders havasını rahatlatıyor hem de seni gerçekten sevdiğin içerikle çalıştırıyor. Dersler 60 dakika, birebir ve online. Güncel paketler ana sayfada.
İlk adım 20 dakikalık ücretsiz ön görüşme. WhatsApp’tan yaz, seviyene bakalım ve sana uygun bir şarkı listesi çıkaralım.
