Üniversite öğrencileri için İngilizce: durumuna göre üç farklı yol
Yayın: · Güncelleme:
Üniversiteye başladığında İngilizce üç ayrı yerde karşına çıkabilir: hazırlık sınıfında, bölüm derslerinde ve kariyer planında. Üçü aynı çalışma gerektirmiyor. Ben Samet Emin Akarçay; öğrencilerle online birebir çalışıyorum ve bu sayfada hangi durumda ne yapılması gerektiğini yazdım.
Hazırlık sınıfındaysan
Hazırlık programı genelde yoğun. Haftada çok sayıda ders saati var, yazılı sınavlar peş peşe geliyor, bir de dinleme ve konuşma bölümleri araya giriyor. Tek bir stratejiyle başa çıkmak zor. Ben şunu öneriyorum: haftayı üç parçaya böl. Bir parça sınıfta işlenen konunun tekrarına, bir parça ödeve gitsin, üçüncü parçada serbest pratik yap (bir dizi bölümü ya da kısa bir konuşma).
Küçük bir örnek. Sınıfta present perfect öğrenildiyse, o hafta kendi hayatından altı cümle yaz: "I have lived in this city for two years." "I haven’t finished my project yet." Her cümleyi sesli oku. Sonra bu cümleleri arkadaşınla ya da derste konuşmada kullan. Gramer kuralını cümle içinde duymak, kuralı ezberlemekten daha kalıcı.
Hazırlık sınıfının en sık yapılan hatası, yalnızca sınava çalışmak. Sınav geçilir ama konuşma gelişmez, sonra bölüm derslerinde zorlanırsın. Haftada yarım saat bile olsa konuşma pratiği eklemeni öneririm.
Bölümünde İngilizce kaynak okuyorsan
İngilizce bölüm okuyan ya da yabancı kaynak kullanan öğrencilerin en büyük sorunu, bir sayfayı üç dakikada bitirmek yerine yirmi dakikada bitirmesi. Çözüm sözlük açmayı azaltmak. Bilinmeyen kelimenin yarısını bağlamdan tahmin edebilirsin.
Şu cümleye bak: "The experiment yielded inconsistent results, so the team repeated it." Yielded kelimesini bilmesen bile "so the team repeated it" kısmından olumsuz bir sonuç çıktığını anlıyorsun. Bu tahmin yöntemi okuma hızını büyük ölçüde artırıyor.
Bir de akademik kelime listesi tutmak iyi: her bölümün kendi kalıpları var. "However" ile "in contrast" karşıtlık, "therefore" sonuç bildirir. Bu bağlayıcılar her alanda çıkıyor. Metinde onları hemen tanımak okumayı da yazmayı da kolaylaştırıyor.
Yazı ödevlerinde şu küçük alışkanlık işe yarıyor: her paragrafın ilk cümlesinde ana fikri söyle, sonra gerekçeni ver. "Online learning has one clear advantage: flexibility." Cümle kısa, iddia net. Ardından iki üç cümleyle kanıtını yazıyorsun. Böyle yazılmış bir paragraf okuyan hocaya ne demek istediğini hemen gösteriyor, sen de yazarken yolunu kaybetmiyorsun.
Staj ve iş başvurusu
Staj başvurusunda İngilizce özgeçmiş istenebilir. Özgeçmişte en sık yapılan hata, görev tarif ederken Türkçeden çeviri yapmak. "Sorumluydum" yerine "I managed", "I prepared", "I organized" gibi aktif fiiller kullanıyoruz. Her madde bir fiille başlıyor ve mümkünse bir sonuç içeriyor: "Prepared weekly reports for the sales team." Rakam uydurmamak şart; bilmiyorsan sonuç kısmını boş bırak.
Mülakat için en önemli iki hazırlık var. Kendini tanıtma cümlen ve neden bu işi istediğini anlatan bir cevap. Bunları derste birlikte kurabiliriz. Hazır metinleri ezberlemeni önermiyorum; iskeleti öğreniyorsun, cümleleri kendin dolduruyorsun.
Yurt dışı programı düşünüyorsan
Erasmus ya da başka bir değişim programına başvuracaksan önce dil seviyeni görmen gerekiyor. Erasmus öncesi İngilizce yazısında bunu ayrıntılı yazdım. Daha uzun süreli bir yurt dışı planın varsa yurt dışına taşınmadan önce İngilizce rehberi de işine yarar.
Ders nasıl yapılıyor
Her ders 60 dakika, görüntülü ve birebir. İlk derste neye ihtiyacın olduğunu konuşuyoruz. Yaklaşan bir sınav mı var, okuma mı yavaş, yoksa bir başvuru mu hazırlıyorsun? Sonra bir plan çıkarıyoruz. Güncel paketlerin ayrıntısı ana sayfada. Kısa ödevler ve haftalık geri bildirim paketlerde yer alıyor.
Ön görüşme 20 dakika ve ücretsiz. WhatsApp’tan yaz, gün ve saat bulalım. Yurt dışından bağlanan öğrencilerim de var, saat farkı sorun olmuyor.
