Çocuk büyütürken kendi İngilizceni geliştirmek: on dakikalık parçalar
Yayın:
Gece on bir, çocuk nihayet uyudu, mutfak toplandı, kanepeye oturdun. Telefonda İngilizce uygulaması açık, ama göz kapaklarını açık tutmak zor. Çocuk büyüten biri için “akşam bir saat ders çalışırım” planı çoğu zaman tutmuyor. Bu yazıda, günün aralarına sığacak parçalarla İngilizce çalışmayı anlatıyorum.
Küçük parçalar, tutarlı tekrar
Büyük bir blok yerine on dakikalık parçalar daha gerçekçi. Sabah çay beklerken üç yeni kelime. Öğleden sonra çocuk oyun oynarken beş cümle okuma. Akşam yemeği hazırlarken kısa bir dinleme. Bunların hepsi toplam otuz dakikayı geçmeyebilir, ama her gün tekrarlandığında fark yaratır.
Kritik olan şey, her parçanın bittiğinde bir çıktı bırakması. Üç kelime öğrendiysen onları bir cümlede söylemeden bırakma. I’m making tea. The baby is sleeping. Kendi hayatından cümleler kurmak hem kolay hem akılda kalıcı.
Günlük hayattan İngilizce
Evde kullandığın ifadeleri İngilizceye çevirmek en kolay başlangıç. Put your shoes on. (Ayakkabılarını giy.) Wash your hands. (Ellerini yıka.) Time for bed. (Yatma vakti.) Do you want some water? (Su ister misin?) Let’s go to the park. (Parka gidelim.)
Bu cümleleri çocuğuna İngilizce söylersen onun da kulağı alışır, sen de her gün kullanmış olursun. Çocuğun İngilizce öğrenmesi senin amacın olmak zorunda değil, ama yan fayda olarak geliyor.
Cümleler akıcı geldiğinde bir sonraki adım küçük diyaloglar. What do you want for breakfast? I want toast. Önce kendi kendine sesli söyle, sonra gerçek durumlarda kullan.
Kendi seviyeni ihmal etme
Çocukla ilgili cümleler iyi bir başlangıç ama yetişkin hayatının İngilizcesi başka. İş, seyahat, sosyal ortam için ayrı bir çalışma gerekiyor. İngilizce özel ders veren öğretmen nasıl bulunur yazısında ne aramak gerektiğini yazdım. Ayrıca özel ders mi dil uygulaması mı yazısı da kararını netleştirebilir.
Kendi hedefini ne olursa olsun yaz. “Yurt dışındaki akrabalarımla konuşmak”, “iş değiştirmek”, “çocuğuma ödevinde yardım etmek”. Hedef net olursa kısa çalışma bile yönünü bulur.
Çocuğun ödevi, senin pratiğin
Çocuğun ödev yaparken yanında oturuyorsan, o on beş dakikayı da değerlendirebilirsin. Çocuk matematik çözerken sen kendi kelime kartlarını gözden geçirebilirsin. Okul İngilizcesi ödevi varsa ona birlikte bakıp What does this word mean? diye sormak, ikinize de kelime kazandırır. Kaçırdığın bir yapı varsa not al, ders saatinde birlikte açarız. Böylece ödev saati bir kayıp değil, ortak bir çalışma anı oluyor.
Bir de market, park, doktor gibi dışarı çıkış anları var. Yol boyunca gördüğün tabelaları sessizce İngilizceye çevirmek bile bir tekrar sayılır. Bakery. Pharmacy. Exit. Kimsenin duymadığı bu küçük egzersiz, gün içine fark edilmeden yayılıyor.
Yorgunken çalışma
Yorgun bir akşamda yeni gramer yapısı öğrenmek zor. Bu zamanlar için hafif çalışmalar sakla: bir şarkı dinlemek, daha önce öğrendiğin kelimeleri gözden geçirmek, kısa bir video izlemek. Zor konuları sabah ya da çocuğun uyuduğu öğleden sonra çalış.
Bir de suçluluk duygusunu bırak. Çalışmayan bir hafta oldu diye bütün plan çökmüyor. Ertesi gün küçük bir adımla yeniden başla, geçen haftayı telafi etmeye çalışma.
Küçük bir deneme
Bu hafta şunları yap. Her gün bir cümleyi sesli söyle: I’m tired but I’m trying. The baby is crying. We are going out. Hafta sonunda en çok kullandığın üç cümleyi bir kâğıda yaz. Hangilerinin senin için gerçekten gerekli olduğunu görürsün.
Bu küçük kayıt tutma alışkanlığı, kendi ihtiyaç listeni çıkarmanı sağlar. Sonra bu ihtiyaçlara göre çalışma planı yapmak çok daha kolay olur.
Birlikte plan yapmak
Plan yapmak zorsa bir öğretmenle on beş dakika konuşmak yetebilir. Ben Samet Emin Akarçay, Samet Teacher olarak online çalışıyorum. Dersler 60 dakika, birebir ya da dönemsel en fazla 8 kişilik gruplarla. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede seviyene bakıp sana uygun bir ritim öneririm.
WhatsApp’tan yaz ya da ara. Ayrıntılar için Sındırgı sayfama bakabilirsin.
