Work and Travel öncesi İngilizce: iş yerinde ve günlük hayatta ilk haftalar
Yayın:
İş yerinde ilk gün. Müdür sana hızlı hızlı bir şeyler anlatıyor: Clock in here, your shift starts at nine, the break room is down the hall. Dilini biliyorsun ama sesler birbirine karışıyor. Bu rehber, Work and Travel öncesi İngilizce hazırlığı için ilk iki haftada en çok duyacağın ve söyleyeceğin cümleleri topluyor. Programın kendisi, vize ya da başvuru süreci bu sayfanın konusu değil; yalnızca dil kısmını konuşuyorum.
İşe ilk gün
İlk gün ne duyarsın, ne söylersin:
- Where do I clock in? (Mesaiye nereden giriş yapıyorum?)
- What time is my shift? (Vardiyam kaçta?)
- Could you show me how to use this machine? (Bu makineyi nasıl kullanacağımı gösterir misin?)
- Sorry, I didn’t catch that. Could you say it again? (Pardon, anlayamadım, tekrar eder misin?)
- I’m still learning, so please bear with me. (Hâlâ öğreniyorum, biraz sabır göster.)
Üçüncü ve beşinci cümleler çok önemli: bilmediğini saklamamak, yeni çalışan için normal ve saygı görür.
Müşteriyle konuşma
Otel, restoran, mağaza ya da kafe, hangisinde çalışırsan çalış, birkaç kalıp her yerde geçiyor: Here you go. (Buyur.) Anything else for you? (Eklemek istediğiniz bir şey var mı?) Just a moment, please. (Bir saniye lütfen.) Sorry for the wait. (Beklettiğim için özür.) Detay için garsonlar için İngilizce ve otel resepsiyonu için İngilizce rehberlerini hazırladım.
Vardiya ve iş arkadaşıyla konuşmak
Vardiya değiştirmek ya da yardım istemek günlük işlerden:
- Can I swap shifts with you on Friday? (Cuma günü seninle vardiya değiştirebilir miyim?)
- I can cover your shift on Saturday. (Cumartesi vardiyanı üstlenebilirim.)
- Do you need a hand with that? (Yardım lazım mı?)
- I’ll be five minutes late, sorry. (Beş dakika geç kalacağım, kusura bakma.)
Mesajla geç kalacağını söylerken I’ll be late kısa ve yeterli. Uzun açıklama gerekmiyor.
Ev ve günlük hayat
İlk haftalarda ev arkadaşıyla, markette, otobüste İngilizce konuşacaksın. İşine yarayacak birkaç cümle: Excuse me, how do I get to this address? (Pardon, bu adrese nasıl giderim?) Is this seat taken? (Bu koltuk dolu mu?) Where can I buy a SIM card? (SIM kartı nerede alabilirim?) Could I have a bag, please? (Poşet alabilir miyim?). Yön sorarken left, right, straight ahead, next to, opposite kelimelerini bilmek çok işe yarar.
Anlamadığında ne yapacaksın
Gerçek konuşma hızı derste duyduğundan fazla. Üç kurtarıcı cümle:
- Sorry, could you speak a bit slower?
- Could you repeat that, please?
- What does that mean?
Cümleyi kurmak yerine tek kelimeyle de olur: Sorry? ya da Pardon?. Sessiz kalıp başını sallamak ise sonradan çok daha karışık durumlara yol açıyor.
Kendini dene
Aşağıdaki durumlarda ne dersin?
- Müdür söylediğini çok hızlı söyledi, anlamadın.
- Cumartesi için vardiya değiştirmek istiyorsun.
- Müşteri hesabı istiyor ve sen birkaç dakika bekletiyorsun.
- Otobüste yanındaki boş koltuğu sormak istiyorsun.
Örnek cevaplar: Sorry, could you say that again more slowly? / Can I swap shifts with someone on Saturday? / Just a moment, please. Sorry for the wait. / Is this seat taken?
Çalışma önerisi
İlk iki hafta için her gün 15 dakika sesli konuşma çalış. Kendi başına cümleleri yüksek sesle söyle, telefona kaydet, kayıttaki duraklamalara bak. Sonra bir arkadaşla ya da bir öğretmenle rol yaparak tekrar et. İş ve kariyer odaklı İngilizce için satış ve pazarlama İngilizcesi sayfasına da bakabilirsin; günlük konuşma için ise ana sayfadaki paketlere göz atabilirsin.
İlk adım
Gitmeden önce konuşma özgüveni kazanmak istiyorsan ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yaz ya da ara. Seviyene bakar, ilk haftalarda en çok işine yarayacak cümleleri birlikte çalışacağımız bir plana çeviririz.
