İngilizce randevu almak ve değiştirmek: telefonda ve e-postada

Yayın:

Kültür ve genel merak: Samet Teacher İngilizce öğrenme rehberi

Telefon çalıyor, karşıdaki ses hızlı bir İngilizceyle “Good morning, Riverside Dental Clinic, how can I help you?” diyor. Tam o anda aklındaki bütün cümleler kayboluyor. Randevu almak aslında İngilizcenin en kalıplı konuşmalarından biri; hemen hemen her seferinde aynı sorular ve aynı cevaplar dönüyor. Bu kalıpları bir kez oturttuğunda telefonu açmak eskisi kadar korkutucu gelmiyor.

Bu rehberde İngilizce randevu almak, değiştirmek ve iptal etmek için hem telefonda hem e-postada kullanabileceğin ifadeleri topladım.

Temel kelimeler

İngilizce Türkçe
make / book an appointment randevu almak
reschedule yeniden planlamak, başka zamana almak
postpone / put off ertelemek
cancel iptal etmek
confirm teyit etmek
available / free müsait
slot boş zaman aralığı
fully booked tamamen dolu

“Make an appointment” ve “book an appointment” ikisi de doğru. Günlük konuşmada ikisini de sık duyarsın.

Telefonda randevu almak

Kendini tanıtmak ve amacını söylemek

  • Hi, I’d like to make an appointment with Dr. Evans, please.
  • Hello, I’m calling to book a haircut.

Zaman sormak ve önermek

  • Do you have anything available this week?
  • Is there a slot on Thursday afternoon?
  • Would Monday morning work?

Karşı tarafın sorabileceği sorular

  • What’s your name, please? / Could I have your name?
  • Have you been here before?
  • What time suits you best? (Hangi saat sana en uygun?)
  • Can I take a contact number?

Teyit ve kapanış

  • So that’s Thursday the 12th at 2:30, right?
  • Great, thank you. See you then.

Burada teyit cümlesi çok önemli. Tarih ve saati tekrar etmek, yanlış anlaşılmayı önlüyor. Özellikle “thirteen” ve “thirty” gibi sesçe yakın sayılarda bu adım hayat kurtarıyor.

Örnek bir telefon konuşması

Resepsiyon: Good morning, City Physio, how can I help? Sen: Hi, I’d like to book an appointment for a back check, please. Resepsiyon: Sure. Have you been with us before? Sen: No, this is my first time. Resepsiyon: No problem. We have a slot on Wednesday at 10 or Friday at 4. Sen: Friday at 4 would be perfect. Resepsiyon: Lovely. Could I have your name and phone number? Sen: Sure, it’s Can Yılmaz, and my number is… Resepsiyon: Great, that’s booked for Friday at 4. Sen: Thank you. See you on Friday.

Bu diyalogdaki kalıpları kendi durumuna göre değiştirerek pratik yapabilirsin.

Randevuyu değiştirmek (reschedule)

Bir randevuyu başka bir zamana almak istediğinde:

  • I’m calling to reschedule my appointment on Tuesday.
  • I’m afraid something has come up. Would it be possible to move it to next week?
  • Do you have anything later in the day?

“Something has come up” (bir şey çıktı) kalıbı çok kullanışlı. Sebebi ayrıntılı açıklamak zorunda kalmadan kibarca durumu anlatıyor.

Burada present perfect’in (“has come up”) kullanıldığına dikkat et. Yeni ortaya çıkmış ve şu anı etkileyen bir durumu anlatıyor.

Randevuyu iptal etmek

  • I’d like to cancel my appointment for tomorrow, please.
  • I’m sorry, but I won’t be able to make it on Friday.
  • I’m really sorry for the short notice.

“Make it” burada “yetişmek, gelebilmek” anlamında. “I can’t make it” günlük İngilizcede çok sık geçen bir ifade: “Gelemeyeceğim.”

E-postayla randevu

Resmî ortamlarda, özellikle iş görüşmeleri veya danışmanlıklar için randevu e-postayla alınır.

Randevu talebi

Subject: Appointment request

Dear Ms. Carter,

I would like to arrange a meeting to discuss the project proposal. Would you be available at some point next week? I am free on Tuesday and Thursday afternoons.

Best regards, Ece Kaya

Randevu değişikliği

Subject: Rescheduling our meeting

Dear Mr. Green,

Unfortunately, I have a conflict with our meeting on Monday at 11. Would it be possible to reschedule it to Wednesday at the same time?

Apologies for any inconvenience.

Kind regards, Ece Kaya

“I have a conflict” (çakışan bir işim var) ve “Apologies for any inconvenience” (verdiğim rahatsızlık için özür dilerim) iş yazışmalarında çok sık kullanılan kalıplar. Resmî yazışmalardaki bu tip farkları Bankada ve resmî işlerde İngilizce rehberinde de bulabilirsin.

Sık yapılan hatalar

1. “I want to take an appointment.” Türkçedeki “randevu almak”tan geliyor ama İngilizcede “take” değil, make ya da book kullanılır.

2. “Can you give me a date?” Anlaşılır ama biraz sert. “Do you have any availability next week?” çok daha doğal.

3. “I will come at 3 o’clock clock.” “O’clock” zaten saat demek; tekrar etmeye gerek yok. Ayrıca yarım saatlerde “o’clock” kullanılmaz: “half past three” ya da “three thirty”.

4. Tarih söylerken “the” unutmak. Konuşmada “on the 12th” ya da “on Thursday the 12th” denir. Yazıda “on 12 March” da doğru.

Kısa alıştırma

Aşağıdaki durumlar için bir iki cümle kur:

  1. Diş hekiminden gelecek hafta için randevu istiyorsun.
  2. Kuaför randevunu yarından cumartesiye almak istiyorsun.
  3. Yarınki toplantıya katılamayacağını e-postayla bildiriyorsun.

Örnek cevaplar:

  1. Hi, I’d like to book an appointment for next week, please. Do you have anything on Tuesday?
  2. Hello, I have an appointment tomorrow at 5. Would it be possible to move it to Saturday?
  3. Dear Mr. Brown, I’m afraid I won’t be able to attend tomorrow’s meeting. Could we find another time?

Telefonda rahatlamak için

Telefonda konuşmak çoğu kişi için karşındakini görerek konuşmaktan daha zor, çünkü mimiklerini göremiyorsun. Konuşma derslerimde bu tip durumları canlandırma şeklinde çalışıyoruz: ben resepsiyonist oluyorum, sen randevu alıyorsun, sonra roller değişiyor. Birkaç turdan sonra kalıplar ağzına yerleşiyor. Günlük konuşma üzerine çalışmak istersen WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin; ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede hedefini konuşup bir plan çıkarırız.

Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme

Seviyene birlikte bakalım, hedefini konuşalım ve sana uygun planı çıkaralım. WhatsApp'tan bir mesaj yeterli; aramayı tercih edersen telefonla da ulaşabilirsin.

Google'da yorum bırak · ders aldıysan iki cümle yeter.

Sık sorulanlar

Telefonda karşı tarafı anlamazsam ne demeliyim?

Kibarca tekrar istemek tamamen normal: “Sorry, could you repeat that, please?” ya da “Could you speak a bit more slowly?” Tarih veya saat gibi önemli bilgileri de sonunda tekrar ederek teyit et: “So that’s Tuesday at 3, right?”

Randevuyu son dakikada iptal etmek kaba mı?

Mümkünse önceden haber vermek en iyisi. Son dakikada iptal etmen gerekirse kısaca özür dile ve sebebini belirt: “I’m really sorry for the short notice, but I won’t be able to make it today.” Yeni bir tarih önermek de iyi niyetini gösterir.

“Appointment” ile “reservation” arasındaki fark ne?

Appointment genelde bir kişiyle görüşme için alınır: doktor, kuaför, avukat, danışman. Reservation ise bir yer ya da hizmet için ayırtma demek: restoran masası, otel odası, uçak koltuğu. “Booking” ikisinin yerine de sık kullanılır.

Kültür ve genel merak: diğer yazılar

Samet Teacher, Aniba Digital altyapısını kullanmaktadır.