İngilizcede selamlaşma ve vedalaşma: I’m fine, thank you’nun ötesi
Yayın:
How are you? — I’m fine, thank you. And you? Okulda ezberlediğimiz bu diyalog yanlış değil, ama gerçek hayatta pek böyle konuşulmuyor. Biraz fazla resmi, biraz da kitap kokulu. İngilizcede selamlaşma ve vedalaşma kalıpları aslında çok zengin: kiminle konuştuğuna, ne kadar samimi olduğuna ve günün hangi saati olduğuna göre değişiyor. Bu rehberde gerçek konuşmalarda duyacağın selamları, How are you sorusuna doğal cevapları ve konuşmayı nazikçe bitirmenin yollarını göreceğiz.
Ben Samet. Online İngilizce dersleri veriyorum ve konuşma derslerinin ilk dakikaları her zaman bir selamlaşmayla başlıyor. Bu küçük anlar, bir öğrencinin İngilizceyi ne kadar doğal kullandığını en hızlı gösteren yerler.
Selamlaşma: resmi, nötr, samimi
Aynı “merhaba”yı İngilizcede ortama göre farklı söylüyoruz.
| Ortam | Selam | Örnek durum |
|---|---|---|
| Resmi | Good morning / Good afternoon / Good evening | Toplantı, müşteri, ilk tanışma |
| Nötr | Hello | Hemen her ortam |
| Samimi | Hi / Hi there | İş arkadaşı, komşu, tanıdık |
| Çok samimi | Hey / Hey, what’s up? | Yakın arkadaşlar |
Saat kuralı kabaca şöyle: öğlene kadar Good morning, öğleden akşama kadar Good afternoon, akşam Good evening. Good night ise selam değil, vedalaşma.
Uzun süre görmediğin birini selamlamak
- Long time no see! (Görüşmeyeli uzun zaman oldu!)
- It’s been ages! (Ne zamandır görüşmüyoruz!)
- How have you been? (Nasılsın, neler yaptın bu arada?)
Son soruda have been kullanılıyor, çünkü son görüşmenizden bu yana geçen süreyi soruyorsun.
How are you sorusuna doğal cevaplar
How are you? çoğu zaman gerçek bir sağlık sorusu değil, selamın bir parçası. Bu yüzden kısa ve doğal bir cevap bekleniyor. I’m fine, thank you yerine kullanabileceğin alternatifler:
Olumlu:
- Good, thanks!
- Pretty good, thanks. You?
- Not bad at all.
- Great, actually. I’ve just come back from holiday.
Nötr:
- Not bad.
- Can’t complain. (Şikâyet edemem, fena değil.)
- Same as usual.
Biraz olumsuz (samimi ortamda):
- A bit tired, to be honest.
- Busy week, but I’m okay.
Cevabından sonra soruyu geri çevirmeyi unutma: And you? / How about you? / How are things with you? Soruyu geri çevirmemek, konuşmayı kesmek gibi algılanabiliyor.
Benzer sorular
How are you dışında sık duyacağın selam soruları:
- How’s it going? → Good, thanks. / Not bad.
- How are you doing? → I’m doing well, thanks.
- What’s up? → Not much. / Nothing special. (Burada I’m fine demek uymuyor, çünkü soru “ne var ne yok” anlamında.)
- How’s your day going? → So far, so good.
What’s up? sorusuna I’m fine cevabı, en sık duyduğum karışıklıklardan biri. Soru “nasılsın” değil, “ne yapıyorsun, ne var ne yok” anlamında.
Vedalaşma: konuşmayı nazikçe bitirmek
Konuşmayı birden bitirmek İngilizcede kaba duyulabiliyor. Genellikle önce bir “kapanış sinyali” veriliyor, sonra vedalaşılıyor.
Kapanış sinyali:
- Well, I should get going. (Eh, ben kalkayım artık.)
- Anyway, I’ll let you get back to work. (Neyse, seni işine bırakayım.)
- It was really nice talking to you. (Seninle konuşmak çok güzeldi.)
Vedalaşma:
- See you later / See you soon / See you tomorrow.
- Take care! (Kendine iyi bak!)
- Have a good day / Have a nice weekend!
- Bye for now!
Resmi ortamda: It was a pleasure meeting you. / I look forward to seeing you again. / Goodbye.
Sık yapılan hatalar
- Yanlış: Good night! (akşam birine rastlayınca) Doğru: Good evening!
- Yanlış: What’s up? — I’m fine. Doğru: What’s up? — Not much, you?
- Yanlış: I’m fine, thank you, and you? (her durumda) Doğru: ortama göre Good, thanks. You?
- Yanlış: See you! (ilk ve son kez tanıştığın birine) Doğru: Nice meeting you!
Hitap şekillerinde de benzer bir ortam farkı var; Mr, Ms, isimle hitap ve benzerlerini İngilizcede hitap şekilleri yazısında ele aldım. Bazı ifadelerin farkında olmadan sert duyulması ise ayrı bir konu, farkında olmadan kaba kaçan ifadeler yazısında örnekleriyle anlattım.
Kısa alıştırma
Aşağıdaki durumlara uygun bir selam ya da vedalaşma yaz.
- Sabah dokuzda yeni bir müşteriyle görüntülü görüşmeye başlıyorsun.
- Bir arkadaşın sana What’s up? diye yazdı.
- Uzun süredir görmediğin bir akrabanla karşılaştın.
- Bir konferansta tanıştığın biriyle konuşmayı bitiriyorsun.
Örnek cevaplar: 1. Good morning, nice to meet you. 2. Not much, just relaxing. You? 3. Long time no see! How have you been? 4. It was a pleasure meeting you. Enjoy the rest of the conference!
Selamlaşma, konuşma pratiğinin en küçük ama en sık kullanılan parçası. Bunları gerçek bir sohbet içinde denemek istersen derslerde bol bol konuşuyoruz. WhatsApp’tan yaz ya da ara; ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmeye bir Hi, how’s it going? ile başlayalım.
