İngilizce gelecek planlarını anlatmak: will, going to, hope to

Yayın:

Kültür ve genel merak: Samet Teacher İngilizce öğrenme rehberi

“What are your plans for the summer?” Bu soru bir sohbette, bir iş görüşmesinde ya da yurt dışındaki bir arkadaşla görüntülü aramada karşına çıkabilir. Çoğu kişi aklına ilk gelen yapıyla cevap veriyor: I will go to the sea. I will read books. Anlaşılır ama her şeyi will ile söylemek, bütün planların aynı kesinlikte olduğunu ima ediyor. Oysa İngilizcede bir planı ne kadar kesin, ne kadar umut ya da ne kadar istek olarak gördüğünü seçtiğin yapıyla gösteriyorsun.

İngilizce gelecek planlarını anlatmak için bu rehberde yedi yapıyı kesinlik sırasına göre dizdim. Her biri için ne zaman kullanıldığını, örneklerini ve sık yapılan hataları göreceksin.

Kesinlik merdiveni

Aşağıdaki tabloyu yukarıdan aşağıya doğru oku: en kesinden en belirsize.

Yapı Ne anlatır? Örnek
Present continuous Ayarlanmış, takvime yazılmış plan I’m flying to Berlin on Monday.
Going to Önceden verilmiş karar, niyet I’m going to start a new course.
Plan to / intend to Planlanmış ama henüz ayarlanmamış We plan to move next spring.
Will Anlık karar, tahmin, söz I’ll call you tonight.
Would like to İstek, arzu I’d like to visit Japan one day.
Hope to Umut, emin olmayan hedef I hope to get a scholarship.
Might / may Olasılık I might take a gap year.

Present continuous: takvimdeki plan

Bir planın tarihi, saati, belki de karşı tarafı belliyse present continuous kullanılır. Bilet alınmış, randevu verilmiş, kişiler haberdar.

  • I’m meeting the dentist at four tomorrow.
  • We’re having dinner with my parents on Sunday.
  • She’s starting her new job next week.

İpucu: Bu yapıyla genelde bir zaman ifadesi gelir (tomorrow, on Friday, next week). Zaman ifadesi yoksa cümle şu an olan bir eylem gibi anlaşılabilir.

Going to: niyet ve karar

Konuşmadan önce verilmiş bir kararı anlatır. Henüz her şey ayarlanmamış olabilir ama niyet net.

  • I’m going to learn to drive this year.
  • They’re going to renovate the kitchen.
  • I’m not going to eat sugar for a month.

Going to’nun bir başka kullanımı, eldeki kanıta dayanan tahmindir: Look at those clouds. It’s going to rain.

Will: anlık karar ve söz

Will, konuşma sırasında verilen kararlar için kullanılır:

A: We don’t have any milk. B: Oh, I’ll get some on my way home.

Burada B süt almaya o anda karar veriyor. Aynı durumda I’m going to get some demek, kararın önceden verildiğini ima eder; yani B zaten süt almayı planlıyormuş.

Will ayrıca söz ve tahmin için de kullanılır:

  • I’ll help you with your project, don’t worry. (söz)
  • I think it’ll be a busy year. (görüşe dayalı tahmin)

Sık yapılan hata: Planlanmış bir tatili will ile anlatmak. I will go to Antalya next month yanlış değil ama biletin alınmışsa I’m going to Antalya next month çok daha doğal.

Plan to, hope to, would like to

Bu yapılar, gelecek hakkında konuşurken tonunu ayarlamana yarıyor.

Plan to: Düşünülmüş, üzerine çalışılan bir hedef. I plan to finish my degree before I start working.

Hope to: İstediğin ama tamamen senin elinde olmayan bir sonuç. I hope to get into a good high school. We hope to see you again soon.

Would like to: Bir istek, kibar ve yumuşak. I’d like to spend more time with my family. One day, I’d like to write a book.

Dikkat: Hope fiilinden sonra to gelir, -ing gelmez. Yanlış: I hope going to Italy. Doğru: I hope to go to Italy.

Might ve may: olasılık

Emin olmadığın, düşündüğün ama karar vermediğin planlar için:

  • I might change jobs next year, I’m not sure.
  • We may visit my aunt in December.

Bu yapılar, kararsızlığını dürüstçe göstermenin en doğal yolu. Türkçedeki “belki … yaparım” cümlelerinin karşılığı çoğu zaman might olur.

Bir cevabı zenginleştirmek

Aynı soruya iki cevaba bak:

What are your plans for next year?

Tek düze cevap: I will study. I will work. I will travel.

Zengin cevap: Well, I’m starting a new job in March, so that’s the big change. I’m also going to take an evening English course. If everything goes well, I’d like to travel to Italy in the summer, and I hope to visit my friend in Milan.

İkinci cevapta dört farklı yapı var ve her biri planın ne kadar kesin olduğunu gösteriyor. Dinleyen kişi hangi planın netleştiğini, hangisinin umut olduğunu hemen anlıyor.

Planlarını anlatmak, kendini tanıtmanın doğal bir devamı. Aynı sohbette hobilerini anlatmak ya da yaşadığın şehri anlatmak da sık karşına çıkacak; o rehberlerde de benzer örnekler var.

Kısa alıştırma

Durumlara uygun yapıyı seç.

  1. Biletini aldın, cumartesi Ankara’ya gidiyorsun.
  2. Telefon çalıyor, açmaya o an karar veriyorsun.
  3. Üniversiteyi yurt dışında okumak istiyorsun ama bursa bağlı.
  4. Bu yıl daha çok kitap okumaya karar verdin.
  5. Belki gelecek ay spor salonuna yazılırsın, emin değilsin.

Örnek cevaplar:

  1. I’m going to Ankara on Saturday.
  2. I’ll get it!
  3. I hope to study abroad.
  4. I’m going to read more books this year.
  5. I might join a gym next month.

Şimdi kendi cevabını ver: What are your plans for the next five years? En az üç farklı yapı kullanmaya çalış ve cevabını sesli söyle.

Konuşarak pekiştirmek

Bu yapıları bilmek ile sohbet sırasında doğru anda doğru olanı seçmek farklı şeyler. Ben Samet; online, görüntülü görüşmeyle İngilizce dersleri veriyorum. Konuşma derslerinde gelecek planları gibi konuları gerçek sorularla konuşuyor, seçtiğin yapıları anında düzeltiyoruz. Seviyene uygun bir plan çıkarmak için ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme ayarlayabiliriz; WhatsApp’tan yaz ya da ara. Güncel paketlere ana sayfadan bakabilirsin.

Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme

Seviyene birlikte bakalım, hedefini konuşalım ve sana uygun planı çıkaralım. WhatsApp'tan bir mesaj yeterli; aramayı tercih edersen telefonla da ulaşabilirsin.

Google'da yorum bırak · ders aldıysan iki cümle yeter.

Sık sorulanlar

Will ile going to arasındaki temel fark nedir?

Going to önceden verilmiş kararlar ve planlar için kullanılır: I’m going to study abroad next year. Will ise konuşma anında verilen kararlar, tahminler ve sözler için: It’s cold, I’ll close the window. Günlük konuşmada ikisi bazen birbirinin yerine geçebilir.

Hope to ile would like to farkı ne?

Hope to, gerçekleşmesini istediğin ama emin olmadığın bir durumu anlatır: I hope to find a job in Izmir. Would like to ise bir isteği kibarca ifade eder: I’d like to learn the guitar. Hope daha çok ihtimal, would like daha çok arzu vurgular.

Şimdiki zamanla gelecek anlatılabilir mi?

Evet. Tarihi, saati ve kişileri belli, ayarlanmış planlar için present continuous kullanılır: I’m meeting my cousin on Friday. Bu yapı, takvime yazılmış bir randevu hissi verir.

İş görüşmesinde gelecek planlarımı nasıl anlatmalıyım?

Kesin olmayan hedefler için hope to, aim to, would like to gibi yapılar daha doğal ve ölçülü duyulur: In the next few years, I’d like to take on more responsibility. Aşırı kesin will cümleleri bazen iddialı algılanabilir.

Kültür ve genel merak: diğer yazılar

Samet Teacher, Aniba Digital altyapısını kullanmaktadır.