İngilizce spor hakkında konuşmak: maçtan spor salonuna
Yayın: · Güncelleme:
Yeni tanıştığın biriyle sohbet üçüncü dakikada tıkandı. Sonra biri soruyor: “Do you follow football?” Konuşma birden canlanıyor. Spor, hangi dil ve kültürden gelirsen gel, insanları hızla ortak bir noktaya getiren konulardan biri. İngilizce spor hakkında konuşmak için ağır bir gramer gerekmiyor; doğru fiil, birkaç hazır kalıp ve biraz cesaret yetiyor.
Bu rehberde önce play, go ve do ayrımını göreceğiz. Sonra maç anlatmaya, takım sormaya ve kendi spor rutinini söylemeye geçeceğiz. En sonda kısa bir alıştırma var.
Play, go, do: hangi spor hangi fiille
Türkçede “futbol oynamak”, “yüzmeye gitmek”, “yoga yapmak” diyoruz. İngilizce de buna şaşırtıcı biçimde yakın bir mantıkla çalışıyor. Top ya da rakiple oynanan sporlarda play kullanılıyor: play football, play basketball, play tennis, play chess. Sonu -ing ile biten ve çoğu zaman bir yere gidilerek yapılan aktivitelerde go geliyor: go swimming, go cycling, go running, go hiking. Bireysel, teknik ya da dövüş sporlarında ise do: do yoga, do karate, do gymnastics, do exercise.
En sık görülen hata fiili karıştırmak. I play swimming yanlış, doğrusu I go swimming. I do football da yanlış, doğrusu I play football. Kuralı hatırlamak için kendine sor: bu sporda bir top ya da rakip var mı? Varsa play.
Takım tutmak ve maç izlemek
Birinin hangi takımı tuttuğunu sormak spor sohbetinin en doğal açılışı. Which team do you support? İngiliz İngilizcesinde bu şekilde söylenir; Amerikan İngilizcesinde Who do you root for? demek daha yaygın. Kendi takımını I’m a big fan of... diye açabilirsin. Maçı çok takip etmiyorsan I don’t really follow football, but I watch the big matches de gayet doğal.
Support fiiline dikkat et: “takım tutmak” anlamında kullanılıyor. “I hold Galatasaray” gibi kelimesi kelimesine çeviri İngilizcede bir anlam taşımaz.
Bir maçı anlatmak
Maç sonrasında önce sonucu söylersin: We won two-one. (İki bir kazandık.) They lost three-nil. (Üç sıfır kaybettiler.) It ended one-all. (Bire bir bitti.) Sonra gidişatı anlatırsın: They scored in the last minute, The referee gave a penalty, He got a red card, It was a really close game. Fikrini katmak için I think the coach made a mistake, They didn’t deserve to win, Their defence was terrible today gibi cümleler iş görür.
Geçmişte bitmiş bir olayı anlattığın için fiiller geçmiş zamanda: scored, gave, got, was. Bir tatili ya da başka bir olayı sıra ve hikâyeyle anlatmanın kurallarını İngilizce bir tatili anlatmak yazısında görebilirsin; maç anlatımında aynı mantık geçerli.
Kendi spor rutinini söylemek
Sohbet sadece izlediğin maçlarla sınırlı kalmıyor, çoğu insan kendi alışkanlıklarını da anlatmak istiyor. I go to the gym three times a week. I try to walk at least ten thousand steps a day. I’m trying to get in shape. Spor yapmıyorsan dürüst ol: I’m not very sporty, to be honest. Bu da tam bir cevap.
Burada used to çok işe yarıyor. Geçmişte düzenli yaptığın ama bıraktığın şeyi anlatır: I used to play basketball, but I stopped after university. Work out da günlük dilde sık geçen bir ifade: I work out in the mornings. (Sabahları spor yapıyorum.)
Mini diyalog
A: Do you do any sports? B: Not really. I used to play volleyball at school, but now I just go running a couple of times a week. What about you? A: I go to the gym, but honestly, I’m more of a football fan than an athlete. B: Ha! Which team do you support? A: Trabzonspor. Did you see their last match? B: No, I missed it. How did it go? A: It was a draw, one-all. They scored in the last minute, so at least we didn’t lose.
Küçük sohbetin içinde play, go, used to, support ve maç sonucu kalıbı bir arada geçiyor. Aynısını sen kendi takımınla ve kendi sporunla kur.
Alıştırma
Boşlukları play, go ya da do ile doldur. Gerekirse fiili çekimle.
- My sister ______ yoga every morning.
- We ______ cycling along the coast last weekend.
- Do you want to ______ tennis on Saturday?
- He ______ karate when he was a child.
- I’d like to ______ skiing this winter.
Cevaplar: 1. does, 2. went, 3. play, 4. did, 5. go.
Sonraki adım olarak son izlediğin maçı ya da son yaptığın sporu İngilizce dört beş cümleyle anlat. Sonucu, nasıl geçtiğini ve kendi fikrini ekle. Önce yaz, sonra sesli söyle.
Sohbeti derse taşımak
Spor konuşma pratiği için güzel bir konu, çünkü herkesin bir fikri var ve konuşurken geçmiş zamanı, karşılaştırmayı ve görüş bildirmeyi kendiliğinden kullanıyorsun. Derslerimde ilgi alanına göre konu seçiyor, somut konular üzerinden akıcılığı çalışıyoruz. Dizilerden konuşmak sana daha yakınsa film ve dizi hakkında konuşmak rehberine de bakabilirsin.
Konuşma pratiğine başlamak istersen 20 dakikalık ücretsiz ön görüşmede seviyeni ve hedefini konuşabiliriz. İlk spor cümleni WhatsApp’tan yazarak da başlayabilirsin, istersen doğrudan arayabilirsin. Paketlerin güncel hâli ana sayfada.
