Present Perfect Continuous ne zaman kullanılır: süreci anlatan zaman
Yayın: · Güncelleme:
Bir arkadaşın yanına geliyor, nefes nefese ve yüzü kıpkırmızı. “Neredeydin?” diye soruyorsun. “I have been running.” diyor. Koşusu bitmiş ama sonucu görünüyor: yorgun, terli. Türkçede bunu “koşuyordum” diye anlatırız ve geçmiş zaman gibi düşünürüz. İngilizce bu durumda koşunun şu ana kadar süren etkisine bakıyor ve Present Perfect Continuous kullanıyor. Bu yazıda Present Perfect Continuous ne zaman kullanılır sorusunu örneklerle cevaplıyorum.
Yapı: have been + fiil-ing
Kalıp şu: özne + have/has + been + fiil-ing. I, you, we, they ile have, he, she, it ile has gelir.
I have been waiting here for twenty minutes. (Yirmi dakikadır burada bekliyorum.) She has been working since eight o’clock. (Sekizden beri çalışıyor.)
Olumsuzda have ya da has sonrasına not koyarsın: They haven’t been sleeping well. (Son zamanlarda iyi uyumuyorlar.) Soruda have öne çıkar: Have you been studying? (Çalışıyor muydun?) Süreyi sormak için how long kullanırsın: How long have you been learning English?
Konuşmada ve mesajlaşmada kısaltmalar yaygındır: I’ve been, she’s been, we’ve been.
Üç durumda kullanılır
Birincisi, geçmişte başlamış ve hâlâ sürüyor olan bir eylem için süre vurgulamak istediğinde. He has been learning the guitar for six months. (Altı aydır gitar öğreniyor.) Eylem şu an da devam ediyor.
İkincisi, eylem yeni bitti ama sonucu görünüyor. Why are your hands dirty? I have been fixing my bike. (Ellerin neden kirli? Bisikletimi tamir ediyordum.) Sebep sürecin kendisi, sonucu gözle görebiliyorsun.
Üçüncüsü, yakın zamandan beri tekrarlanan işler. I have been going to the gym a lot lately. (Son zamanlarda çok spora gidiyorum.)
Present Perfect ile arasındaki fark
İkisinin farkını şu iki cümle iyi gösteriyor.
I have been painting the room. (Odayı boyuyordum, hâlâ boya kokusu var, iş bitmemiş olabilir.) I have painted the room. (Odayı boyadım, iş tamam.)
Birincide süreç öne çıkıyor, ikincide sonuç. Bir sayı ya da miktar söylüyorsan çoğunlukla Present Perfect gelir: I have written five emails. Aynı şeyi süreyle söylersen Continuous olur: I have been writing emails all morning.
Bu farkı daha ayrıntılı çalışmak istersen Present Perfect ile Past Simple farkı yazısına bak.
For ve since
For süreyi söyler: for two hours, for three weeks, for a long time. Since başlangıç noktasını söyler: since Monday, since 2 p.m., since I was a child. İkisini birlikte kullanamazsın. “I have been waiting for since morning” diye bir şey yok. Ayrıntısı için since ve for farkı yazısı var.
Sık yapılan hatalar
I am waiting here since one hour. yanlış, doğrusu I have been waiting here for an hour. Türkçede “bir saattir bekliyorum” dediğimiz için İngilizcede de şimdiki zamanı kullanma eğilimi doğuyor.
I have been knowing her for years. yanlış, doğrusu I have known her for years. Çünkü know durum bildiren bir fiil.
She has been reading three books. yanlış gibi duruyor çünkü sayı var, doğrusu genelde She has read three books. ya da süreç vurgusuyla She has been reading all week.
Kendini dene
Parantezdeki fiili uygun hâle getir.
- They ______ (play) football since noon.
- I ______ (learn) English for two years.
- Why are your eyes red? You ______ (cry)?
- He ______ (know) her since school.
- We ______ (wait) for the bus for half an hour.
Cevaplar: 1. have been playing, 2. have been learning, 3. Have you been crying, 4. has known, 5. have been waiting. Dördüncüde know durum fiili olduğu için Continuous kullanılmıyor.
Derste nasıl çalışıyoruz
Bu zamanı öğrenciyle genelde kendi günlüğünden yola çıkarak çalışıyorum. “Bugün neleri sürdürdün?” diye soruyorum; öğrenci “I have been studying since…” diye başlıyor. Kendi cümlesini kurunca yapı çok daha çabuk oturuyor. Ders 60 dakika sürüyor, bireysel ya da en fazla 8 kişilik dönemsel grup olarak. Ön görüşme ücretsiz ve 20 dakika; WhatsApp’tan yazman ya da araman yeterli. Güncel paketler ana sayfada.
