Already, yet, still, just kullanımı: cümlede nereye koyacaksın
Yayın:
Arkadaşın mesaj atıyor: “Yemek yedin mi?” Bu soruyu İngilizcede Have you eaten yet? diye sorarsın. Cevabın “Yedim, az önce” ise I have just eaten dersin. Hâlâ yememişsen Not yet ya da I haven’t eaten yet. Küçük kelimeler ama her biri başka bir zaman çerçevesine işaret ediyor ve cümlede ayrı yerde duruyor. Already, yet, still, just kullanımı bu yüzden sınavlarda ve konuşmada çok karıştırılıyor.
Ben Samet Emin Akarçay. Online İngilizce öğretmeniyim; bu dört kelimeyi derste hep aynı mini tabloyla anlatırım, o tabloyu burada da veriyorum.
Dörtlüye hızlı bakış
| Kelime | Anlam | Cümlede yeri | Örnek |
|---|---|---|---|
| already | çoktan, zaten | fiilden önce ya da sonda | I have already called her. |
| yet | henüz | cümle sonunda | She hasn’t replied yet. |
| still | hâlâ | fiilden önce | He still works there. |
| just | az önce | fiilden önce | They have just left. |
Bunların ortak noktası, hepsinin şimdiyle bağlantılı bir durumu anlatması. Present perfect ile bu kadar sık görünmelerinin sebebi de bu.
Already: beklenenden önce
Already olumlu cümlede kullanılır ve bir şeyin düşünülenden önce olduğunu söyler. Örnek: I have already finished my homework. Yani “ödevimi çoktan bitirdim”. Soru cümlesinde şaşkınlık vurgusu için kullanılır: Have you finished already? (Bu kadar çabuk mu?) Yeri genelde have ile ana fiil arasıdır, ama cümle sonunda da gelebilir: I’ve finished already.
Yet: henüz, bekleyen iş
Yet olumsuz ve soru cümlesinde, cümlenin sonunda yer alır.
I haven’t seen the film yet. (Henüz izlemedim, ama izleyeceğim.) Has the postman come yet? (Postacı geldi mi acaba?)
Olumlu cümlede yet kullanmayız, olumluda already gelir. İki kelimeyi bu şekilde ayırırsan karışıklık büyük ölçüde kalkar.
Still: işin devam ettiği yerde
Still “hâlâ” demek. Fiilden önce yer alır: She still lives with her parents. Olumsuzda ise olumsuz yardımcı fiilden önce gelir: He still doesn’t understand the rule. Dikkat, He doesn’t still understand yanlış sıradır.
Still ile yet’i şöyle ayırabilirsin. Still, bir şeyin bitmediğini vurgular. Yet, bir şeyin henüz başlamadığını ya da olmadığını vurgular. I still haven’t finished ile I haven’t finished yet aynı anlama yakın, ama birincisi sabırsızlık ya da şikâyet tonu taşır.
Just: az önce
Just en çok present perfect ile gelir. I have just heard the news. The train has just left. Anlamı “demin, az önce”. Günlük konuşmada past simple ile de duyarsın: I just ate. Ancak okul ve sınav İngilizcesinde present perfect beklenir.
Bir de başka bir just var: “sadece” anlamında. I just want some water. Bağlama bakarak ayırt edersin.
Sık yapılan hatalar
I have yet finished. (yanlış) → I haven’t finished yet. (doğru) She is yet at home. (yanlış) → She is still at home. (doğru) Have you already seen it yet? (yanlış, ikisi aynı cümlede olmaz) → Have you seen it yet?
Alıştırma
Boşlukları already, yet, still ya da just ile doldur.
- I’ve ______ finished my coffee. It’s empty. (az önce)
- She hasn’t come ______. We’re waiting.
- He ______ lives in the same house.
- Have you booked the tickets ______?
- We ______ ate. Come in, there’s plenty left. (zaten)
Cevaplar: 1) just, 2) yet, 3) still, 4) yet, 5) already.
Bunlar present perfect ile iç içe olduğu için önce ago ve before farkı yazısına bakmak da faydalı. Sıklık ifadeleriyle karıştırıyorsan sıklık zarfları sayfası yardımcı olur.
Dersle pekiştirmek
Bu kelimeleri kural olarak bilmek ile konuşurken doğru yerde kullanmak aynı şey değil. Derslerde seninle önce günlük sorular soruyorum: Have you eaten yet? Are you still working? Cevabını doğru zamanla ve doğru kelimeyle verince oturuyor. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yazman yeterli; Sındırgı ve Balıkesir merkezliyim, dersler online. Bu konuyu benimle çalışmak istersen Türkiye geneli online İngilizce özel ders sayfasına bakabilirsin.
