Mixed conditionals: geçmişteki şartın şimdiki sonucu
Yayın:
“Keşke o gün o sınava girseydim, şimdi başka yerde olurdum.” Bu cümlenin ilk yarısı geçmişte, ikinci yarısı bugünde. Türkçede bunu hiç düşünmeden kuruyoruz ama İngilizcede ayrı bir yapı gerekiyor: mixed conditionals, yani karışık if cümleleri. Burada iki ana kalıbı, örnek cümleleri, sık yapılan hataları ve cevaplı bir alıştırmayı bulacaksın.
Önce üç şart cümlesini hatırla
Second conditional şimdiyi ya da geleceği hayal eder: “If I had more time, I would learn Spanish.” Third conditional geçmişi hayal eder: “If I had left earlier, I would have caught the bus.” Mixed conditional bu ikisini birleştirir. Şart bir zamandan, sonuç öbür zamandan gelir.
Kalıp 1: geçmiş şart, şimdiki sonuç
Yapı: If + past perfect, would + yalın fiil.
- If I had taken that job, I would live in Ankara now. (O işi alsaydım şimdi Ankara’da yaşıyor olurdum.)
- If she had listened to her doctor, she wouldn’t feel so tired today. (Doktorunu dinleseydi bugün bu kadar yorgun olmazdı.)
- If we had saved more money, we would have a bigger house. (Daha çok biriktirseydik daha büyük bir evimiz olurdu.)
- If you had learned English earlier, you could talk to them easily now. (Daha önce öğrenseydin şimdi onlarla rahat konuşurdun.)
Geçmişteki bir olay, bugünün durumunu değiştirmiş. Ana cümlede çoğu zaman now, today, at the moment gibi bir ipucu bulursun.
Kalıp 2: şimdiki durum, geçmişteki sonuç
Yapı: If + past simple, would have + üçüncü fiil.
- If I were braver, I would have asked her. (Daha cesur olsaydım ona sorardım, o gün.)
- If he didn’t work so hard, he wouldn’t have got ill. (O kadar çok çalışmasaydı hasta olmazdı.)
- If they weren’t so careless, they wouldn’t have lost the keys. (Bu kadar dikkatsiz olmasalardı anahtarları kaybetmezlerdi.)
Bu kalıp daha az kullanılır. Kişinin kalıcı bir özelliği ya da genel durumu, geçmişteki bir olayın sebebi olarak sunulur.
Sık yapılan hatalar
Üç hata çok tekrar ediyor. Biri if cümlesine would koymak: “If I would have known” yerine “If I had known”. İkincisi iki yarıyı aynı zamana çekmek: şimdiki sonucu anlatmak istiyorsan “I would have passed now” gibi karışık bir şey yerine “I would be happy now” demelisin. Üçüncüsü de was ve were karışıklığı: şimdiki durumu anlatan if cümlesinde resmî dilde were tercih edilir, “If I were you” gibi.
Başka bir tuzak, kalıbı bozmadan yapıyı kısaltmaya çalışmak. Konuşurken “If I’d known, I’d be there now” gibi kısaltmalar çok kullanılır ama yazıda açık yazmak daha güvenlidir.
Kendini dene
Parantezdeki fiilleri doğru biçime sok:
- If I ___ (eat) breakfast, I wouldn’t be hungry now.
- If she ___ (not, miss) the train, she would be here already.
- If I were a doctor, I ___ (help) that man yesterday.
- If they ___ (move) to London, they would speak better English today.
- We would be at the beach if we ___ (leave) earlier.
Cevaplar: 1. had eaten, 2. hadn’t missed, 3. would have helped, 4. had moved, 5. had left.
Derste nasıl çalışıyoruz
Bu konuyu kuru kuralla anlatmak yerine senin hayatından pişmanlıklar ve “şimdi olsaydı” cümleleri üzerinden gidiyoruz. “O tatilde kayak yapsaydın şimdi ne olurdu?” gibi sorulara önce Türkçe cevap veriyorsun, sonra birlikte İngilizceye çeviriyoruz. Karıştırdığın an hangisinin hangi zamana ait olduğunu zaman çizgisi çizerek gösteriyorum. Benzer bir yapıyı unless kullanımı yazısında bulabilirsin, nedensellik için de because ve because of farkı iyi bir devam.
Konuyu ya da genel seviyeni birebir konuşmak istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yaz. Sındırgı merkezli online İngilizce özel ders sayfasında dersin düzenini görebilirsin.
