So that ve in order to: İngilizcede amaç bildirmek
Yayın:
“Neden İngilizce öğreniyorsun?” sorusuna Because I want to travel diyebilirsin. Ama I study English to travel ya da so that I can travel demek hem daha doğal hem daha kısa. So that ve in order to, bir işi neden yaptığını yani amacı anlatır. Türkçede karşılığı “-mek için” ve “-sın diye”. İkisini ayrı ayrı çözeceğiz, çünkü cümle yapıları farklı.
Mantık: kim kimin için yapıyor
Seçimi tek soru belirliyor: amaç cümlesindeki kişi ana cümledeki kişiyle aynı mı?
Aynıysa to + fiil ya da in order to + fiil kullanırsın. I saved money to buy a bike. (Bisiklet almak için para biriktirdim.) Burada parayı biriktiren de bisikleti alacak olan da ben.
Farklıysa so that + özne + fiil gelir. I saved money so that my sister could buy a bike. (Kız kardeşim bisiklet alabilsin diye para biriktirdim.) Burada biriktiren ben, alan kardeşim.
To ve in order to
Yapısı: ana cümle + to / in order to + fiilin yalın hali.
She goes to the library in order to study in silence. (Sessiz çalışmak için kütüphaneye gider.) We took a taxi to get there on time. (Zamanında varmak için taksiye bindik.) He wrote everything down in order to remember it. (Hatırlamak için her şeyi yazdı.)
In order to daha ağır duran bir kalıp. Raporda ya da e-postada yazarken işe yarar, sohbette to yeterli.
So that
So that’ten sonra tam cümle gelir. Cümle şimdiki ya da gelecek zamandaysa can ya da will, geçmişteyse could ya da would kullanırsın.
I turn on the light so that I can read. (Okuyabileyim diye ışığı açarım.) I turned on the light so that I could read. (Okuyabileyim diye ışığı açtım.) Please send the file today so that we will have time to check it. (Kontrol etmeye vaktimiz olsun diye dosyayı bugün gönder.)
Günlük konuşmada that çoğu zaman düşer: I spoke slowly so she could understand. Anlam aynı kalıyor.
Olumsuz amaç
“Kaçırmamak için” demek istediğinde in order not to ya da so as not to gelir. I set an alarm in order not to oversleep. (Uyuyakalmamak için alarm kurdum.) He spoke quietly so as not to wake the baby. (Bebeği uyandırmamak için sessiz konuştu.)
So that ile olumsuz kurarsan yardımcı fiili olumsuz yaparsın: I wrote the address down so that I wouldn’t forget it.
Sık yapılan hatalar
- I came here for learn English. yerine I came here to learn English. For’un arkasına yalın fiil gelmez.
- I came here for to learn. yerine I came here to learn. İkisi birden olmaz.
- She left early so that to catch the bus. yerine She left early to catch the bus. So that’in ardından to + fiil getirme.
- He studied hard so that he pass. yerine so that he could pass. So that ardından yardımcı fiil bekler.
- I called him in order that tell him. yerine in order to tell him. Order that kalıbı da var ama arkasından yine tam cümle ister.
En sık gördüğüm hata birincisi, çünkü Türkçedeki “için” kelimesi akla for’u getiriyor. Fiilden önce “için” geçiyorsa to kullan, isimden önce geçiyorsa for yazabilirsin: a gift for my mother.
Kendini test et
Boşlukları so that ya da to ile tamamla.
- I use a calendar ___ I don’t forget my meetings.
- He went to the pharmacy ___ buy some medicine.
- Speak slowly ___ everyone can follow you.
- She is saving money ___ travel abroad.
- I turned the music down ___ my neighbour could sleep.
Cevaplar: 1. so that. 2. to. 3. so that. 4. to. 5. so that.
İkinci ve dördüncü soruda öznenin değişmediğini fark ettin mi? İşte seçimin sırrı bu. Amacı olan kişi aynıysa to, değilse so that. Aynı mantıkla “çünkü” bağlaçlarını ayırmak istersen because, because of ve due to yazısına da bak.
Derste nasıl oturtuyoruz
Derste bu konuyu önce şu soruyla açıyorum: “Bu hafta neden bu kadar erken kalkıyorsun, neden kahve içiyorsun?” Cevaplarını amaç cümlesine çeviriyoruz. Kendi hayatından üç beş cümle kurunca kalıp kendiliğinden oturuyor. Seviyeni görmek ve plan konuşmak için ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede WhatsApp’tan yazman ya da aramana yeter. Dersler online, Sındırgı merkezli ve Türkiye’nin her yerinden katılım mümkün.
