Past Continuous ne zaman kullanılır: arka plan ve kesilen eylem
Yayın:
Bir arkadaşına dün akşam başına gelen bir olayı anlatıyorsun: “Ben yolda yürüyordum, birden yağmur başladı.” Türkçede bu cümleyi kurarken bir an bile düşünmüyorsun. İngilizceye gelince iş karışıyor: I walked on the road and it started to rain mi demeliyim, yoksa başka bir şey mi?
Cevap, cümlenin kendisinde saklı: “yürüyordum” dediğin şey bir süre devam eden bir eylem, “yağmur başladı” ise bir anda gerçekleşen bir olay. İngilizce bu iki eylemi ayrı zamanlarla anlatıyor. Bu sayfada Past Continuous’un mantığını, kalıplarını, sık yapılan hataları ve küçük bir alıştırmayı bulacaksın. Ben Samet, derslerde bu konuyu neredeyse hep aynı sırayla anlatıyorum; aşağıdaki sıralama da orada işe yarayan yol.
Yapısı: was/were + fiil-ing
Past Continuous’u kurmak kolay:
- I / he / she / it + was + fiil-ing
- you / we / they + were + fiil-ing
Olumsuz ve soru hali de was/were üzerinden gidiyor:
- She was reading a book. (Kitap okuyordu.)
- They weren’t watching the match. (Maçı izlemiyorlardı.)
- Were you sleeping at ten? (Saat onda uyuyor muydun?)
Yapı sorun çıkarmıyor. Asıl mesele bu zamanı ne zaman seçeceğin.
Arka plan mantığı: sahneyi kuran eylem
Past Continuous’u bir filmin arka planına benzetmek işini kolaylaştırır. Sahne kurulurken kamera bir yerde duruyor, insanlar bir şeyler yapıyor. Asıl olay sonra geliyor.
- It was raining and people were hurrying home. (Yağmur yağıyordu, insanlar eve koşuşturuyordu.)
- The kids were playing in the garden while their mother was cooking. (Çocuklar bahçede oynuyordu, anneleri de yemek yapıyordu.)
Bu cümlelerde “ne oldu” sorusunun cevabı yok; “o sırada ne oluyordu” sorusunun cevabı var. Bir hikâye anlatırken sahneyi bu zamanla kurup, olayları Past Simple ile ilerletiyorsun.
Kesilen eylem: uzun olan ve araya giren
En sık kullanılan kalıp bu:
- I was taking a shower when the lights went out. (Duş alıyordum, ışıklar gitti.)
- He was driving to work when he heard the news. (İşe giderken haberi duydu.)
Uzun süren eylem Past Continuous, araya giren kısa olay Past Simple. Kafanda bir çizgi çiz: uzun bir çizgi (devam eden eylem) ve onu kesen küçük bir çizgi (olay). Uzun çizgi -ing alır, kesen çizgi almaz.
When ve while farkı çoğu cümlede şöyle çalışıyor:
- While + devam eden eylem: While I was studying, my brother came in.
- When + kısa olay: I was studying when my brother came in.
Bu ikisini birbirinin yerine kullandığında cümle ölmez ama bakış açısı değişir. Başlangıçta yukarıdaki yön işini görür.
İki eylem aynı anda: paralel anlatım
Bazen iki uzun eylem yan yana ilerler. Böyle durumlarda iki tarafa da -ing gelir:
- While she was cooking, he was setting the table. (O yemek yaparken, o da sofrayı kuruyordu.)
- We were talking and laughing all evening. (Bütün akşam konuşup gülüyorduk.)
Burada araya giren bir olay yok; iki sahne yan yana akıyor.
Sık yapılan hatalar
1. Bitmiş olaya -ing eklemek
- Yanlış: Yesterday I was visiting my grandmother. (Kastedilen: dün ninemi ziyaret ettim.)
- Doğru: Yesterday I visited my grandmother.
Olay bitmiş ve bir bütün olarak anlatılıyorsa Past Simple. Past Continuous, “o sırada” bakış açısı gerektirir.
2. Durum fiillerine -ing eklemek
- Yanlış: I was wanting a coffee.
- Doğru: I wanted a coffee.
Want, like, know, understand, believe gibi durum fiilleri genelde sürekli zamanla kullanılmaz. Önce Past Continuous’un mantığını otur, durum fiilleri sonra kolayca yerine gelir.
3. Was/were karışıklığı
- Yanlış: They was playing football.
- Doğru: They were playing football.
You, we, they ile were kullanılır. Konuşurken hızla söylediğinde bile fark edilir bir hata.
4. When ile kesilen olayı ters kurmak
- Yanlış: When I watched TV, my phone rang. (Kastedilen: televizyon izlerken telefon çaldı.)
- Doğru: I was watching TV when my phone rang.
İlk cümle “Televizyonu izledim, sonra telefon çaldı” gibi sıralı iki olay anlatıyor.
Kendini test et
Boşlukları doldur, sonra cevaplarla karşılaştır:
- While I ______ (wait) for the bus, it started to snow.
- She ______ (not / listen) when the teacher asked her a question.
- What ______ you ______ (do) at eight last night?
- The children ______ (play) outside when their father ______ (arrive).
Cevaplar: 1. was waiting, 2. wasn’t listening, 3. were / doing, 4. were playing / arrived.
Dördüncü soruda iki farklı zaman gördün mü? Uzun eylem -ing aldı, kesen olay almadı. Mantığı kavradığında bunu artık ezberlemeden, sadece zihninde sahneyi kurarak yapabiliyorsun.
Bu zamanı hikâye anlatırken kullan
Konuyu öğrenmenin en iyi yolu, gerçekten yaşadığın bir olayı İngilizce anlatmak. Şu iskeleti dene:
- Sahneyi kur: It was a quiet evening and I was…
- Kesen olayı ekle: Suddenly… / Then…
- Sonucu anlat: Past Simple ile.
İstersen bu örneği yazıp bana WhatsApp’tan gönder; derslerde de böyle küçük yazma görevleriyle ilerliyoruz. Past Perfect ve used to gibi geçmiş zaman anlatımlarını da aynı hikâye çerçevesine oturtabilirsin.
Seviyeni ve eksik konularını birlikte görmek istersen, ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin; seviyeni nasıl anlayacağına dair yazıya da bakabilirsin.
