To, for ve with: Türkçe hâl ekleriyle karşılaştırmalı rehber
Yayın:
Türkçede tek bir ekle hallettiğimiz şeyler İngilizcede bazen üç farklı kelimeye dağılıyor. “Okula gidiyorum”, “Annem için pasta yaptım”, “Arkadaşımla konuştum.” Bu cümlelerde -a, için ve -la eklerini kullanıyoruz; İngilizcede karşılıkları sırasıyla to, for ve with. Buraya kadar kolay. Zorluk, bu eşleşmenin her zaman işlememesinde. Bu rehberde to, for ve with edatlarını Türkçe hâl ekleriyle karşılaştırarak, nerede örtüştüklerini ve nerede ayrıldıklarını göstereceğim.
To: yön ve alıcı
To temelde bir şeyin bir yere ya da birine doğru hareketini anlatır. Türkçedeki yönelme hâl eki (-e/-a) ile büyük ölçüde örtüşür.
- I’m going to the library. (Kütüphaneye gidiyorum.)
- She sent a message to her brother. (Kardeşine mesaj gönderdi.)
- Listen to me. (Beni dinle.)
Son örnek ilginç: Türkçede “beni dinle” diyoruz, belirtme hâli (-i) kullanıyoruz; İngilizcede ise listen to. Yani edatı Türkçe ekten tahmin etmek her zaman işe yaramıyor.
Tuzak 1: to gerektirmeyen fiiller. Türkçede -e aldığı halde İngilizcede doğrudan nesne alan fiiller var:
- Anneme sordum. → I asked my mother. (yanlış: I asked to my mother.)
- Ona telefon ettim. → I called her. (yanlış: I called to her.)
- Odaya girdi. → He entered the room. (yanlış: He entered to the room.)
- Babama benziyorum. → I look like my father. (yanlış: I look like to my father.)
Tuzak 2: home. Eve gidiyorum derken to kullanılmaz: I’m going home. (yanlış: I’m going to home.)
For: amaç, yarar ve süre
For genelde Türkçedeki için ile örtüşür: birinin yararına yapılan şey ya da bir amaç.
- I made a cake for my mother. (Annem için pasta yaptım.)
- This room is for meetings. (Bu oda toplantılar için.)
- Thank you for your help. (Yardımın için teşekkürler.)
Ama for’un Türkçede için ile karşılanmayan önemli bir görevi daha var: süre.
- I have lived here for ten years. (On yıldır burada yaşıyorum.)
- We waited for two hours. (İki saat bekledik.)
Tuzak: amaç bildirirken for + fiil. Türkçede “ekmek almak için dışarı çıktım” diyoruz; çeviri yaparken for to buy ya da for buying demek çok yaygın bir hata. Amaç fiille anlatılıyorsa to kullanılır:
- Yanlış: I went out for buy bread.
- Doğru: I went out to buy bread.
- Doğru: I went out for bread. (Burada for + isim.)
To ile for karşılaştırması:
- I gave the book to her. Kitap ona geçti; alıcı o.
- I bought the book for her. Kitap onun için alındı; yararlanan o.
With: birliktelik ve araç
With Türkçedeki ile (-la/-le) ekine çok yakın.
- I went to the cinema with my friends. (Arkadaşlarımla sinemaya gittim.)
- Cut the bread with this knife. (Ekmeği bu bıçakla kes.)
- a girl with long hair (uzun saçlı bir kız)
Son örnek güzel bir fark gösteriyor: Türkçede -lı/-li sıfat ekiyle yaptığımız tarifleri İngilizcede with ile yapıyoruz. A house with a garden (bahçeli bir ev), a man with glasses (gözlüklü bir adam).
Tuzak 1: ulaşım araçları. Türkçede “otobüsle gittim” diyoruz, ama İngilizcede ulaşım için by kullanılır: I went by bus. (yanlış: I went with bus.) Aracın belirli bir tanesinden söz ediyorsan on/in gelir: on the 8 o’clock bus.
Tuzak 2: Türkçeye farklı çevrilen kalıplar.
- I agree with you. (Sana katılıyorum.)
- She is angry with me. (Bana kızgın.)
- What’s wrong with your phone? (Telefonunun nesi var?)
- He’s good with children. (Çocuklarla arası iyi.)
Hızlı karşılaştırma tablosu
| Türkçe | İngilizce | Örnek |
|---|---|---|
| -e/-a (yön) | to | go to work |
| -e/-a (ama doğrudan nesne) | – | call someone, ask someone |
| için (yarar) | for | a gift for you |
| için (amaç, fiil) | to | to learn English |
| -dır/-dir (süre) | for | for three years |
| ile (birliktelik, araç) | with | with a pen |
| ile (ulaşım) | by | by train |
Kısa alıştırma
Boşluklara to, for, with, by ya da hiçbir şey (–) yaz:
- I’m waiting ___ my sister.
- She went to Ankara ___ train.
- Can you explain this ___ me?
- I called ___ my grandmother yesterday.
- He opened the box ___ a key.
- We came here ___ learn English.
- This present is ___ you.
Cevaplar: 1. for, 2. by, 3. to, 4. –, 5. with, 6. to, 7. for.
Üçüncü soruya dikkat: explain me yaygın bir hata, doğrusu explain something to someone.
Yedi sorunun beş ya da fazlasını doğru yaptıysan temel mantığı kavramışsın. Zorlandıysan yer ve zaman edatlarına da göz atmakta fayda var; in, on, at yer edatları ve in, on, at zaman edatları yazıları bu rehberi tamamlıyor.
Edatları kalıcı öğrenmek için
Derslerimde edatları tek başına değil, fiille birlikte öğretiyorum: wait for, listen to, agree with, explain to. Her ikiliye kendi hayatından bir cümle kurmak, liste ezberinden çok daha kalıcı oluyor. Bir hafta boyunca her gün beş ikili seç, her biriyle bir cümle yaz ve sesli oku.
Edatlar tek başına çalışıldığında sıkıcı gelebiliyor; asıl ilerleme onları konuşmada kullandıkça oluyor. Kendi seviyende nereden başlaman gerektiğini görmek istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmede birlikte bakabiliriz. Online İngilizce özel ders sayfasından derslerin işleyişini inceleyebilir, sayfadaki butonla WhatsApp’tan yazabilir ya da arayabilirsin.
