Bored mı boring mi: -ed ve -ing sıfatları nasıl ayrılır
Yayın:
Bir arkadaşına filmin nasıl olduğunu sordun. “It was so bored” dedi. Anladın, ama dilbilgisi sızlıyor. Doğrusu It was so boring olacaktı. Bored ve boring arasındaki fark küçük bir harf grubu gibi görünüyor, ama anlam tamamen değişiyor: biri hissedeni, diğeri hissettireni anlatıyor.
Temel fikir: hisseden ve hissettiren
-ed ile biten sıfat, bir duyguyu yaşayan kişiyi tarif eder. I am bored (Sıkıldım), She is interested in art (Sanatla ilgileniyor). Duyguyu yaşayan biri var, o yüzden insan ya da canlı bir özne çoğunlukla -ed alır.
-ing ile biten sıfat, o duyguyu yaratan şeyi tarif eder. The lesson is boring (Ders sıkıcı), The story is interesting (Hikâye ilgi çekici). Burada duyguyu veren bir şey ya da kişi var.
Bunu cümle kurarken şöyle test edebilirsin: “Kim hissediyor?” diye sor. Cevap sensen bored, cevap film ya da öğretmense boring.
Çiftler ve örnekler
- I’m tired after the trip. (Yolculuktan sonra yorgunum.) / It was a tiring trip. (Yorucu bir gezi oldu.)
- We were surprised by the news. (Habere şaşırdık.) / The news was surprising. (Haber şaşırtıcıydı.)
- He is worried about the exam. (Sınav için endişeli.) / It is a worrying situation. (Endişe verici bir durum.)
- I felt embarrassed. (Utandım.) / It was an embarrassing mistake. (Utandırıcı bir hataydı.)
- She is confused. (Kafası karışık.) / The instructions are confusing. (Talimatlar kafa karıştırıcı.)
- They were excited about the trip. (Gezi için heyecanlıydılar.) / It was an exciting plan. (Heyecan verici bir plandı.)
- I’m annoyed. (Sinirlendim.) / That noise is annoying. (O ses sinir bozucu.)
- Are you interested in jazz? (Cazla ilgileniyor musun?) / Jazz is interesting. (Caz ilgi çekici.)
Tuzak: kişiye -ing vermek
Bir insan hakkında -ing kullanabilirsin, ama bu onun dışarıdaki etkisini anlatır. My boss is boring dersen patronun sıkıcı biri olduğunu söylüyorsun. My boss is bored dersen patronun o an sıkıldığını. İki cümle de dilbilgisi olarak doğru, yalnızca anlamları farklı. Bu yüzden kendinden söz ederken I’m boring demek, istemediğin bir mesaj verebilir.
Türkçede “sıkıldım” ve “sıkıcıyım” da ayrı kelimelerle söyleniyor, yani aslında mantığa yabancı değilsin. İngilizcede aynı mantık yalnızca ek farkıyla gösteriliyor.
Sık yapılan hatalar
I am interesting in football. yanlış, doğrusu I am interested in football. The film was very bored. yanlış, doğrusu The film was very boring. I was so exciting about the party. yanlış, doğrusu I was so excited about the party. Hatalı cümlelerin ortak noktası: duyguyu yaşayan özne ile onu veren özne yer değiştirmiş.
Küçük bir ipucu daha: -ed sıfatlarından sonra çoğunlukla bir edat gelir. Interested in, worried about, excited about, tired of, bored with. Edatla birlikte öğrenirsen cümleyi daha rahat kurarsın. Cümlede doğru edatı seçmek için myself, yourself gibi dönüşlü zamirlere göz atmak da cümle kurma alışkanlığını güçlendirir.
Kısa alıştırma
Doğru olanı seç:
- The movie was (bored / boring).
- I’m (interested / interesting) in learning Spanish.
- Are you (excited / exciting) about the weekend?
- That was a really (confused / confusing) lesson.
- She was (tired / tiring) after the long day.
Cevaplar: 1. boring. 2. interested. 3. excited. 4. confusing. 5. tired.
Bu çiftleri sorularla pekiştir. Kendine bir hafta boyunca günde bir cümle yaz: bugün seni ne sıktı, ne heyecanlandırdı, hangi haber şaşırttı. Her cümlede iki kelimeyi birlikte düşün, yani I was bored because the meeting was boring gibi. Aynı cümlede iki biçimi yan yana kullanmak ayrımı hızla oturtur. Sıfatların diğer durumlarını sıfat ve zarf farkı rehberinde bulabilirsin.
Birlikte çalışalım
Bu tür küçük ayrımlar kitap okuyarak değil, konuşurken düzeltilerek yerleşir. Derste duyguyla ilgili bir konu seçiyorum; sen anlatıyorsun, ben tıkanan yerleri anında not ediyorum. Ücretsiz 20 dakikalık ön görüşmeyi WhatsApp’tan yazarak ya da arayarak ayarlayabilirsin. Sındırgı merkezli online İngilizce dersleri sayfasında dersin nasıl işlediğini görebilir, paketleri ana sayfada inceleyebilirsin.
