Have got ve has got: sahip olmayı anlatmanın ikinci yolu
Yayın:
“Do you have a pen?” sorusuna “Have you got a pen?” diye cevap veren birini duyduysan, bir hata görmedin. İngilizcede sahip olmayı iki biçimde söylersin. Burada have got ve has got yapısını, have ile farkını ve kafa karıştıran noktalarını anlatıyorum. Sonunda cevaplı kısa bir alıştırma var.
Have got ne işe yarar?
Üç iş görür: sahiplik, aile ve ilişkiler, kişinin fiziksel özellikleri ya da hastalığı. Yani elinde, yanında ya da hayatında “var” olan şeyleri söylemek için. “I’ve got a new phone.” (Yeni bir telefonum var.) “She’s got two brothers.” (İki erkek kardeşi var.) “He’s got blue eyes.” (Mavi gözleri var.) “I’ve got a headache.” (Başım ağrıyor.)
Biçimce şöyle işliyor: I, you, we, they ile have got. He, she, it ile has got. Konuşmada neredeyse hep kısaltılır: I’ve got, she’s got.
Dikkat: she’s got ile she’s (is) cümleleri karışabilir. “She’s got a car” cümlesinde ’s has’in kısaltması, “She’s tired” cümlesinde is’in kısaltması. Arkasına got ya da bir sıfat gelmesine bak, hangisi olduğu anlaşılır.
Olumsuz cümle
Have ya da has’ten sonra not eklenir: haven’t got, hasn’t got.
- I haven’t got any money. (Hiç param yok.)
- My brother hasn’t got a bike. (Kardeşimin bisikleti yok.)
- We haven’t got time for lunch. (Öğle yemeğine vaktimiz yok.)
Gündelik dilde bunun yerine “I don’t have any money” da çok duyulur. İkisi doğru, ama aynı cümlede ikisini karıştırma: “I don’t have got” diye bir kalıp yok.
Soru cümlesi
Have ya da has öznenin önüne geçer.
- Have you got a car? Yes, I have. / No, I haven’t.
- Has she got a sister? Yes, she has. / No, she hasn’t.
- What have they got in their bags? (Çantalarında ne var?)
Kısa cevapta got yer almaz. “Yes, I have got” demek hata sayılmaz ama kulağa ağır gelir.
İngiliz ve Amerikan kullanımı arasındaki fark
Londra’daki biri “Have you got a minute?” der, New York’taki biri “Do you have a minute?” der. İkisi aynı soruyu sorar. Bu fark sınavlarda sorun çıkarmaz çünkü her iki kalıp da doğru kabul edilir. Okulda have got öğretiliyorsa onunla çalış, konuşmada duyduğun biçimi de kullanmaktan çekinme.
Bir tuzak: have got geçmişte ya da geniş zamanda “alışkanlık” anlatamaz. “I have got breakfast at eight” yanlış, çünkü bu cümlede have “yemek yemek” anlamında bir eylem. Doğrusu “I have breakfast at eight.” Aynı şekilde “She has got a shower every morning” yerine “She has a shower every morning” dersin.
Bir de zaman konusu var. Have got yalnızca şimdiki sahipliği anlatır. Geçmişte bir şeyin olduğunu söylemek istersen had kullanırsın: “I had a bike when I was ten.” Burada had got demek bozuk ve yadırgatıcı bir kalıp olur.
Sık yapılan hatalar
- “He have got a cat” yerine “He has got a cat”.
- “Do you have got a pen?” yerine “Have you got a pen?” ya da “Do you have a pen?”
- “I haven’t a car” yerine “I haven’t got a car”.
Kendini dene
Cümleleri tamamla:
- My sister ___ a laptop. (has got / have got)
- ___ you ___ any questions?
- We ___ ___ a garden. (olumsuz)
- ___ he ___ a dog?
- I ___ breakfast at seven. (have / have got)
Cevaplar: 1. has got, 2. Have, got, 3. haven’t got, 4. Has, got, 5. have.
Derste bunu nasıl oturtuyoruz
Sahiplik cümleleri aslında en kolay konuşma malzemesi. Derste önce odandaki beş şeyi say, “I’ve got a lamp, a desk…” diye. Sonra bana soru soruyorsun: “Have you got any pets?” Cevabıma göre bir sonraki soruyu üretiyorsun. Yardımcı fiillerin genel resmini görmek istersen İngilizce yardımcı fiiller: be, do, have yazısı iyi bir devam. Şimdiki zamanın temeli için am, is, are kullanımı sayfasına bakabilirsin.
Seni dinleyip seviyene uygun bir plan önermemi istersen ücretsiz 20 dakikalık ön görüşme için WhatsApp’tan yaz. Sındırgı ve Balıkesir merkezli online İngilizce özel ders sayfasında dersin nasıl işlediğini görebilirsin.
