This, that, these, those kullanımı: yakın, uzak, tekil, çoğul
Yayın:
Bir markette elinde iki ayrı yoğurt tutuyorsun, tezgâhın arkasındaki satıcıya birini sormak istiyorsun. "Bu mu, şu mu?" diyorsun ya, İngilizcede o ayrımı dört küçük kelime yapıyor: this, that, these, those.
Dört kelime, iki soru
Her birinde kendine iki soru sor. Gösterdiğin şey yakında mı, uzakta mı? Tek mi, çoğul mu?
| Yakın | Uzak | |
|---|---|---|
| Tekil | this | that |
| Çoğul | these | those |
This apple is sweet. Elimdeki elma tatlı. That apple looks old. Şuradaki elma eski görünüyor. These shoes are new. Ayağımdaki (ya da elimdeki) ayakkabılar yeni. Those shoes are too big. Vitrindeki o ayakkabılar çok büyük.
Okunuşta da fark var. This /ðɪs/ kısa, these /ðiːz/ uzun okunur. "Ayakkabı" demek istediğinde shoes gibi çoğul bir isim ardından these geliyorsa, sesi uzatman gerekiyor. Yoksa karşındaki "this shoes" duyabilir.
Sadece nesne için değil
Bu kelimeler isimle birlikte gelirse sıfat (this book), tek başına gelirse zamir olur (What is this?). İkisini de gün içinde defalarca kullanıyorsun.
Do you like this? Bunu sever misin? Look at those! Şunlara bak! That was amazing. Bu muhteşemdi (az önce yaşanana işaret).
Zaman mesafesi de aynı mantıkla çalışıyor. Bugün, bu hafta, şu an yakındır: this morning, this week, these days. Geçmişte kalmış ya da duyduğun ama yaşamadığın şey uzaktır: that night, those years. I remember that summer dediğinde yaz seninle arasında zaman koyuyor.
Telefonda this is
Burada Türkçe düşünmek hata yaptırıyor. "Ben Ahmet" diyeceksen Hello, this is Ahmet. dersin, that is Ahmet demezsin. Karşıdakini sorarken ise Who is this? ya da kibar biçimde Is this Mr. Brown?.
Kendini tanıttığın yerde de aynı: This is my friend Elif. Biri seni başkasıyla tanıştırırken yanındaki kişiyi this is ile sunarsın. Uzaktaki biri için that is tercih edilir: That's my teacher over there.
Sık hatalar
This books yerine these books, that houses yerine those houses. Sayılamayan isimlerde de dikkat: this information, that advice; çoğul eki almazlar, çoğul işaret sıfatı da almaz.
Bir diğeri this ile it karışıklığı. Bir şeyi ilk kez gösteriyorsan this/that, konuşma içinde bahsettiğin şeye tekrar dönüyorsan it: Look at this bag. It is heavy.
Üçüncüsü those yerine that demek: Those are my keys, that are my keys diye kurulmaz.
Küçük konuşma
Mağazada: A: How much are these? B: Those or these? A: The red ones, over there. B: Those are 40 euros.
Burada these elindeki çiftler, those da raf üstündekiler. Ones sözcüğü isim tekrarını önlüyor: the red ones (kırmızı olanlar).
Konuşmada that'in kısa cevapları
Günlük konuşmada that çoğu zaman bir cümlenin yerine geçiyor. Biri sana bir haber verdiğinde That's great! ya da That's too bad. dersin, yani "bu harika" ya da "yazık olmuş". That's right doğru demek, That's all hepsi bu demek, Is that so? "öyle mi?" demek. Bunlarda that tek bir nesneyi göstermiyor, az önce söylenen şeye işaret ediyor.
This ise genellikle bir şeyi sunarken ya da şimdi söylenecek olanı duyururken çıkıyor: Listen to this. (Şunu dinle.) This is important. Bu iki kullanımı ayırt edince dinlediğin dizilerde cümleler daha net anlaşılıyor.
Kendini dene
- ______ (yakın, tekil) pen in my hand is blue.
- ______ (uzak, çoğul) mountains are very high.
- Hello, ______ is Selin speaking.
- Can you pass me ______ (yakın, çoğul) papers?
- I loved ______ (uzak, geçmiş) summer in Antalya.
Cevaplar: this, Those, this, these, that.
Dersle devam
Bu dört kelime bir kere oturunca soru cümlelerine de oturuyor. İngilizce soru kelimeleri yazısındaki what ve which ile birleştirip Which one, this or that? gibi cümleler kurabilirsin. Çoğul isimlerin kuralları için İngilizce çoğul ekleri sayfasına da bak.
Telaffuz ve konuşma tarafında takılıyorsan 20 dakikalık ücretsiz ön görüşmede birlikte bakabiliriz. Dersler online ve birebir. WhatsApp'tan yaz ya da ara.
